kapat

31.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İPEK CEM(ipek.cem@sabah.com.tr )


1. ve 2. Türkiye

Değer yargılarının ne denli yozlaştığının farkında mısınız? Bunu tutucu olduğumdan söylemiyorum.

İş yaşamından, medyaya kadar her alanda karşımıza çıkıyor. Doğru ile yanlış arasındaki gri çizgide yaşanıyor. Bazen tamamen siyah olsa da, kimsenin şikayet ettiği yok. Neden olsun ki? Düşünmeden, eleştirmeden, yargılamadan yaşamak daha kolay. Sürekli alıcı konumunda olmaya alışmış, otoriteye saygıyla büyütülmüş nesillerin başkaldırısı da ancak kılık kıyafet veya eğlence türüyle göze çarpıyor.

Ülkelerde bazı güç dengeleri vardır. Bizim ülkemizde en fazla devletin ve ne yazık ki paranın gücü var. Devletin güçlü olması iyi birşey. Ama örneğin ekonomideki gücünün ağırlığı, ister istemez onu çıkar kapısı yapıyor. Para kazanmak, büyük işler açmak, vizyoner olmak da iyi. Toplumları bu şekilde gelişip, ilerliyor. Ancak ekonomi kulvarında yarışanlar arasında da ayırım yapmak lazım. Türkiye'deki gibi kısa zamanda bu denli büyük servetlere ulaşabilenlerin, bir o denli de özendirildiği bir ülke yok herhalde.

Burada bir yol ayrımına geliyoruz. Toplumun her kesiminde çalışkanlığı, bilgisi ve çabasıyla biryerlere gelen saygın kişiler ve kurumlar var. Toplumda bu tür değer yargılarıyla yaşayanlar, dürüstlüğe ve doğruluğa inananlar var. Bunlara 1. Türkiye diyelim.

Bir de yine biryerlere gelmiş ama bunu hukuka aykırı yolla ve başkalarının hakkına tecavüz ederek yapanlar var. Bir de devletin gücünü, kendi çıkarı için veya kendi gücünü artırmak için kullanmaya çalışanlar var. Bunlara da 2. Türkiye diyelim.

Toplumun her kesimini olumlu etkileyecek birşey varsa o da doğru prensipler çerçevesinde hepimizi ilgilendiren kararların alınması. İşte bu prensiplerin seçilip desteklenmesinde hepimize önemli rol düşüyor.

Onun için, eğer medyanın haberlerin sunuş biçiminden memnun değilsek, bunu değiştirmek için kampanya yapalım. Politik otoritenin desteklemediğimiz kararlarını eleştirelim, alternatifler önerelim. Eğitim sisteminin içler acısı halini iyileştirmek için elele verelim. Tüm bunları yaparken de hep 1. Türkiye prensipleriyle, kolaycı olmayan, akla ve vicdana dayalı yaklaşımlarla konuları ele alalım.

Sesini yükseltenin ne dediği herkesçe duyulur. Ama biz ne dediğini bilenleri dinlemeye bakalım. Kendini beğenmişleri değil, gerçekten değerli olanları alkışlayalım. Toplum olarak geldiğimiz noktayı iyi algılayalım. Kahramanlarımızı seçerken biraz daha bilinçli olalım. Sonuçta yaşam kısa. Hem kendimiz, hem de gelecek nesiller için ön plana çıkardığımız Türkiye'nin hangi Türkiye olduğunu bilelim.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır