|
|
Sabancı'dan hükümete alkış
Ekonomik önlemlerin durgunluğu aşmak için moral etkisi yapacağını söyleyen Sabancı, "Hükümetin böyle bir paketi, böyle bir zamanda açıklaması alkışlanacak iştir" dedi
Sabancı Holding Başkanı Sakıp Sabancı, hükümetin aldığı ekonomik tedbirleri alkışlamak gerektiğini söyledi. Bu tedbirlerin, kısa sürede ekonomide durgunluğu aşmak için moral etkisi yapacağını belirten Sabancı, "Politik ve ekonomik riski göze alarak sorunlara çözüm arayışına giren hükümeti alkışlamak gerekir. Unutulmasın ki bunların tamamına yakını, iş aleminin hükümete önerdiği tedbirlerdir. Bu açıdan iş çevrelerinin hükümetin yanında olması, açıklanan tedbirlerin olumlu sonuçlar almasına omuz vermesi, yardımcı olması gerekir" dedi.
Ekonomideki son gelişmeleri SABAH'a değerlendiren Sakıp Sabancı, yapısal tedbirler alınmadan ekonominin düzelmesinin imkansız olduğunu ve önümüzde acil bir durum bulunduğunu söyledi. Sabancı şöyle konuştu:
"Durgunluğun 3 temel nedeni var: 1) Dünya bir kriz yaşadı. Bunun uzantısı bizi de vurdu. 2) Enflasyonu düşürmek için birkaç yıldır hükümetler frene basıyor. Ve bu tedbirler gevşetmeden uygulanıyor. Frene basılınca talep düşer, bazı firmalar sarsıntı geçirir. Ya enflasyon tekrar fırlayacak ya da hükümet frene basmaya devam edecek. 3) Önceki hükümet döneminde vergi tedbirleri alındı. Bu tedbirlerin anası. Belli bir tarihte (mali milad) herkesin varlığını beyan etmesi, o tarihten sonra, vergilendirilmemiş her varlıkta maliyenin "nereden buldun" diye sorması, vergilendirilmemiş varlıkları vergilendirmesi idi. Danası ise faiz gelirinin de ayrıca beyan edilerek, diğer gelirler gibi vergilendirilmesi idi. Bu ana ve dana tedbirler halkı üşüttü. Halk alışverişi yavaşlattı."
İki sektör hasta
Türkiye'de fazla kapasite ve yanlış yatırım stratejisi nedeniyle iki sektörde hastalık yaşandığını ve bu hastalıkların kısa sürede tedavisi imkansız olduğunu söyleyen Sabancı'ya göre, bu iki sektör; otomotiv ve tekstil.
Hükümetin iy niyetini göstererek piyasanın açılması için bir paket hazırladığını ve açıkladığını söyleyen Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümetin böyle bir paketi, böyle bir zamanda açıklaması önemlidir ve alkışlanacak bir iştir. Çünkü aynı hükümet, yapısal düzenlemelere soyunmuş ve büyük bir kesimi karşısına almak pahasına, istikrar arayışında ciddi ve çok önemli tedbirler almıştır. Nedir bunlar: 1) Memur maaşlarında artışı yüzde 20'de tutan mecburiyeti görmüş ve yüzde 20'de tutmuştur. 2) Emeklilik yaşında sınırı yükseltmiştir. 3) Özelleştirmenin önünde engel olarak gösterilen ve yabancı sermayeyi ürküterek yeterince gelmesini engelleyen tahkim gibi tartışmalı bir konuda Anayasa değişikliğine soyunmuştur. Hükümet böylece ciddi konularda frene basarken, bir başka ciddi konuda, ayağını frenden çekmesi önem taşımaktadır."
Sabancı, ekonominin açmazlarını ve bu durumda olmasının nedenlerini şöyle sıraladı:
"1) Devletin geliri az, gideri fazla. Bu açık nedeniyle devlet devamlı borçlanarak açığı kapatmaya mecbur. 2) Devletin açığı nedeniyle devamlı borçlanması enflasyonu arttırıyor. 3) Enflasyon ve devletin iç piyasadan borçlanma yoluyla emdiği para nedeniyle yatırım yapılamıyor, üretim yapılamıyor. Ülke zenginleşmek yerine fakirleşiyor."
Alınacak her tedbirin "Açığı arttırır mı? arttırmaz mı?" diye ölçülmesi, tartılması gerektiğini vurgulayan Sabancı, şöyle konuştu:
"Hükümet bir tedbir aldı, hemen ölçeceksiniz, acaba bu tedbir açığı arttırır mı, yoksa azaltır mı? Hükümet gelirlerini arttıracak her tedbir, hükümet harcamalarını kısacak her tedbir yararlıdır. Böyle olmayanlar zararlıdır. Hükümetin ekonomide tıkanıklığı açmak için açıkladığı son pakette yer alan tedbirler: Vergi gelirlerini azaltacak, harcamaları artıracak, kayıt dışı ekonomiyi teşvik edecek tedbirlerdir. Bu nedenle bunları normal zamanda alkışlamak zordur. Bunlar uzun süreli tedbirler değildir. Fakat bunlar kısa sürede ekonomide durgunluğu aşmak için hükümetin uygun gördüğü, kısa sürede psikolojik, moral etkisi yapması beklenen tedbirlerdir. Bu nedenle böyle bir politik ve ekonomik riski göze alarak sorunlara çözüm arayışına giren hükümeti alkışlamak gerekir. Unutulmasın ki bu tedbirlerin tamamına yakını, iş aleminin hükümete önerdiği ve bunlar olur ise işlerin düzeleceğini belirttiği tedbirlerdir. Bu açıdan iş çevrelerinin hükümetin yanında olması, açıklanan tedbirlerin olumlu sonuçlar almasına omuz vermesi, yardımcı olması gerekir."
Önce açık kapatılsın
Geçici tedbirlerin, geçici iyileştirmeler yapabileceğini ancak esas olanın sorunu temelden çözmek olduğunu ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:
"Sorunu temelden çözmenin yolu, kamu finansman açığını kapatmaktır. Bunun da tek bir çözümü vardır: Kamu gelirleri arttırılacak, kamu harcamaları azaltılacak. Bu yapılmadan her tedbir geçici iyileştirme yapar. Ama sorunu temelden çözemez. Ülkenin zenginleşmesi, refahının artması, memurun, işçinin ücretinin yükselmesi, paranın para etmesi tek bir şeye, üretmeye bağlıdır. Ama daha bol, daha sağlıklı, daha akıllı üretim. Üretim, gelir yaratır. Gelir de refah yaratır. Sağlıklı olmayan üretim işe yaramaz. İşte bazı örnekleri: Tütün ekiyoruz. Kalitesine bakmadan alıyoruz. Sonra depoda çürütüyor, yakıyor veya denize döküyoruz. Çay, fındık üretiyoruz. Dünya talebinin üzerindeki miktarda ürettiğimizden, depolarda kalıyor. İplik üretiyoruz... Dünyada daha ucuza üretip satanlar olduğu için fabrikalar zararına çalışıyor. Otomobil üretiyoruz... Dünya pazarında rekabet etme şansı bir yana, iç pazarda satamıyoruz. Çünkü Almanya'da Hans üretsin. Burada Ahmet'in eli kolu bağlı kalsın. Bu ülkemizin menfaatine olan bir uygulama mıdır? O halde, sanayileşme stratejimizi de değiştireceğiz. Neyi üreteceğimizi, ne kadar üreteceğimizi, ne maliyette üreteceğimizi bileceğiz."
"Yanlışlardan ders alalım"
Sakıp Sabancı, "Yatırım yap da, ne yaparsan yap. Üret de, ne üretirsen üret devrinin geçtiğini" söyledi ve "Ne iş yaparsan yap, kazanıyorsun, ne kadar kredi alırsan al, bir şey olmaz devirleri geçti" diye konuştu. Sabancı, "Türkiye'nin başka ülkelerden farkı bunların farkına varamamasıdır. Neden başka ülkelerde enflasyon yok? Neden başka ülkelerde kişi başına milli gelirin en alt sınırı 15 bin dolar? Buna karşılık neden biz hala kişi başına 3 bin dolar milli gelir ve yüzde 70 enflasyon içinde çırpınıp duruyor, hatta inim inim inliyoruz. Yanlışlarımızı görmeden, yanlışlardan ders almadan ve yanlışları düzeltmeden bu çarktan kurtulamayız" dedi.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|