kapat

31.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Fırtına gibi estik
Türkiye, Bosna'daki Balkan Zirvesi'ni iyi değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Demirel ve Dışişleri Bakanı Cem 24 saatte 4 önemli dış sorunu masaya yatırdı

İTALYA:
"Ankara'nın AB yakınlaşmasını destekliyorum" diyen İtalyan Dışişleri Bakanı Eylül'de Türkiye'de

Cumhurbaşkanı Demirel'in "Güneydoğu Avrupa İçin İstikrar Paktı Zirvesi"ne katılmasından kısa bir süre Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in konuğu İtalyan meslektaşı Lamberto Dini oldu. İtalya Başbakanı Massimo D'Alema'nın Başbakan Ecevit'e gönderdiği ve iyi niyet temennilerinin bulunduğu mektupla başlayan süreç dahilinde biraraya gelen ikili, birbirlerine zeytin dalı uzattı.

Dini görüşmesini özetleyen Cem, "Yakın geçmişteki tatsızlıklar geçmişte kalmalı. İtalyan meslektaşım da bunların İtalyan hükümetinin kasti bir politikasının sonucu olmadığını bildirdi" diye konuştu. Cem, "Dini, Eylül ya da Ekim ayında ülkemize gelerek iyi niyet ortamını sıklaştıracak" dedi ve ekledi: Önce BM Kurulu, sonra da Ankara'da yapılacak görüşmeleri bir bakıma yeni bir başlangıç olacak. PKK konusunu hiç görüşmedik. Ayrıca Dini, ülkesinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) yakınlaşmasını desteklemeye devam ettiğini dile getirdi...

İRAN:
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Balkanlar'ın geleceğinin görüşüldüğü zirvede, İranlı meslektaşı Kemal Harrazi ile de "sürpriz" bir görüşme yaptı. Harrazi'nin isteği üzerine yapılan görüşmede gündem, İran'ın elindeki 2 Türk askeri oldu... ve ardından da Cem sürpriz bir çıkış yaparak İranlı meslektaşına "Askerlerimizi hemen geri verin" diye sözlü nota verdi. Harrazi görüşmeye Türkiye'yle "dost" kalmak istediğini açıklayarak girdi. Harrazi, "Güvensizlik havası yaratılmamalı" derken, Cem de Türkiye'nin İran toprak bütünlüğünü tehdit etmek ve hava sahasına girmek gibi bir amacının olmadığını yineledi. Cem, İran'ı bombalamak gibi bir niyetimlerinin de olmadığını yineledi.

Harrazi bir anda u dönüşü yaparak Cem'e ülkesine döner dönmez askerler için elinden geleni yapacağını söyledi, ancak Cem, İranlı meslekdaşını uyarmaktan geri kalmadı: Sorun çözülmezse, ilişkilerde istenmeyen gelişmeler olur, gerilim devam eder. İki askerin orada tutulması Türkiye açısında kabul edilemez...

"2 askerle fetih mi olur?"
Cem, Harrazi'ye İran topraklarında terörün cirit attığını da "hatırlattığı" ekledi. Cem'in bu önemli temasından sonra Balkan Zirvesi'nden çıkan Demirel de İran ilişkilerine ele aldı. Cumhurbaşkanı, İran'da tutulan Türk askerlerinin yarına kadar serbest bırakılmaması halinde İran Cumhurbaşkanı Hatemi ile konuşacağını söyledi. "Bende olayı gayet yakından takip ediyorum. Yarına kadar ne gelişeceğini bilmiyorum" diyen Demirel'in İran Cumhurbaşkanı Muhammed Seyit Hatemi'yi bizzat arayacağını şu cümlelerle açıkladı: Ama ben, yarına kadar askerler serbest bırakılmazsa Hatemi ile konuşacağım. Yani Türkiye olarak çok hassasız o mesele üzerinde. İki tane asker İran hududunu İran'ı feth etmek için girmez. Kazayla yanlışlıkla girmiştir. Zaten hudunun şartları fevkalade karışık bundan dolayı mesele çıkarmaz bir büyük devlet...

YUNANİSTAN:
Atina: Türk halkının terör örgütü PKK konusundaki hassasiyetini anlıyoruz

Cem son olarak Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile 35 dakikalığına görüştü. Bu ikili sayesinde iyi bir döneme giren Türk-Yunan ilişkileri Saraybosna'da bir kez daha masaya yatırıldı. Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Sermet Atacanlı görüşmeyi şöyle özetledi: İki bakan Ankara ve Atina'daki toplantıların ikinci turununun Eylül ayı başında yapılmasını kararlaştırdı..

Cem-Papandreu görüşmesinin hemen ardından gözler Atina'daki Türk-Yunan delegelerin görüşmelerine çevrildi. Hafta başında Ankara'da başlayan ve dün Atina'da tamamlanan Türk-Yunan diyaloğunun ilk turu, beklenilenin ötesinde olumlu ve samimi bir havada geçti. Son günkü temaslarda ele alınan terör konusunun Yunanlı delegeler tarafından olgunlukla karşılanması ve PKK'ya bir destek verildiğinin kabul edilmesi Türk delegeleri sevindirdi.

Küçük düşürmek yok!
Terör konusunda Faruk Loloğlu ve Nihat Balkan başkanlığındaki Türk diplomatik heyet, Yunanlı meslekdaşlarına, "Türk kamuoyunun PKK terörü konusunda ne denli hassas olduğunu" örnekleriyle dile getirdi. Yunan heyeti de bu hassasiyeti "anlayışla karşılayarak not ettiklerini belirterek PKK'yı kabullendiler. Delegeler, ekonomi alanında "özel teşebbüleri teşvik etmek, çifte vergilendirmelerden kaçınmak", turizm alanında "ortak seyahat programları yapma, karşılıklı festivallerin düzenleme", çevre alanında "deniz kirliliğine karşı eylem yapma", kültür alanda "tiyatro ve sinemacılar arasında ziyaretler düzenleme, tarihi eserleri koruma, eğitim kitaplarında birbirlerinin devletlerini küçük düşürücü bölümlerin yeniden gözden geçirilmesi" kararları alındı.

KOSOVA:
Demirel'in zirve konuşması Kosova'nın yeniden yapılanması üzerineydi

Cumhurbaşkanı Demirel, Saraybosna'daki zirvede, özellikle Kosova'ya değindiği herkes tarafından ilgiyle dinlenen bir konuşma yaptı. İstikrar Paktı'nın kabul edilmesiyle, Güneydoğu Avrupa'ya barışçı, demokratik ve müreffeh bir gelecek sağlamak için ortak çalışma yönündeki bağlılıklarını gösterdiklerini belirten Demirel, şöyle devam etti: Baskı yönetimi, etnik milliyetçilik ve husumetle mücadelede başarıyla gösterdiğimiz dayanışma ve etkin siyasi irade, Güneydoğu Avrupa'da genel istikrarın kurulabilmesi için de sürdürülmelidir.

Önce demokrasi
"Barış, demokrasi, sürdürülebilir kalkınma ve ortak refahın birbirinden ayrılmaz unsurlar olduğu yönündedir" diyen Demirel, Sırp halkına demokrasiyi şu sözlerle hatırlattı: Yugoslavya da bir gün bu Pakt'ın tam üyesi olacaktır. Bunun için, Yugoslavya'nın her şeyden önce demokratik değişiklikleri benimsemesi ve bu Pakt'ın amaç ve ilkelerine diğer tüm katılımcılar gibi saygı göstermesi gerekmektedir. Yeni ve kapsamlı bir yaklaşım içeren İstikrar Paktı, bu yüce amaca ulaşmak için doğru yönlendirme ve gerekli araçları bize sağlayacaktır. Kosova krizi, bölgede geniş kapsamlı ve yeniden yapılanma programına duyulan acil ihtiyacı bir kere daha gözler önüne sermiştir. Kosova'nın yeniden yapılandırılması ve imarı, bölgede barış ve güvenliğin pekiştirilmesi için ilk adımdır. Bu çerçevede, uluslararası topluluğun verdiği sözleri memnuniyetle karşılıyoruz.

NOTLAR.. NOTLAR..
* Zirvenin yapıldığı Zetra Spor Tesisi'ndeki hazırlıklar 15 gün önce başladı. Toplantıların yapıldığı salonun ortasında menekşelerden Avrupa haritası vardı.

* 1992-95 arasındaki Bosna Savaşı'nda bombalanan salon, kısa bir süre önce yeniden açılmıştı.

* Liderler, Kosova'nın yeniden yapılandırılması için 3 ile 5 milyar doları, Balkanlar'ın yeniden inşası için de 50 milyar doları gözden çıkardılar.

* Yugoslavya'ya yalnızca Devlet Başkanı Miloseviç'in gitmesi ya da devrilmesi durumunda yardım yapılacağı açıklandı.

* Amerika, Kosova Savaşı'nda yanlışlıkla bombaladığı Belgrad'daki Çin Büyükelçiliği'nde ölenlerin ailelerine 4.5 milyon dolar ödeyeceğini açıkladı.

* İsmail Cem, yoğun gündemi nedeniyle öğle yemeği yiyemedi. Cem, İranlı ve İtalyan meslektaşları ile görüşme sonuçlarını açıklarken bir sandviç yedi.

* Usame bin Ladin'in zirveyi kana bulama tehditleri nedeniyle, NATO'ya bağlı 4 bin SFOR askeri kentin çeşitli noktalarına konuşlandırıldı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır