


Afedersiniz ama...
Seçimlerden önce Sayın Rahşan ve Bülent Ecevit tarafından sözü edilen af tasarısı, gündeme yerleşti.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün çabalarıyla olgunlaştırılan af tasarısının en çarpıcı yönü; kapsamı.
Tasarı, yurttaşa karşı işlenen suçların çoğunu affederken, yurttaşın devlete karşı işlediği suçları kapsam dışında bırakıyor.
Acaba bu doğru mu?
Böyle bir af uygulaması, özlediğimiz iç barışı ve uzlaşma ortamını yaratabilir mi?
Bu sorulara, birlikte cevap arayalım.
***
Bütün inanç sistemlerinde Tanrıya karşı işlenen suçlar ile, kulların birbirine karşı işlediği suçları ayırdeden menkıbeler, meseller, uygulamalar nakledilir.
Bunlarda çoğunlukla; Tanrı'nın kendisine karşı işlenen suçlarda bağışlayıcı olabildiği ama kulun kula verdiği zararı kimsenin affedemeyeceği görüşü işlenir.
Kul hakkı denilen kavramın korunması neredeyse değişmez bir ilkedir. Gelin görün ki bizim devlet, Tanrı kadar bağışlayıcı olamıyor.
Yurttaşın yurttaşa verdiği zararı affediyor da, kendisine karşı yazı yazanları bile af kapsamı dışında bırakıyor.
***
Gazetelerde özetlenen tabloya bakın. Tasarıya göre; adam öldürenlere, çocuk kaçıranlara, adam kaldıranlara, trafik suçu işleyenlere, umuma açık yerlerde silah atanlara, fuhuş ve kadın ticareti yapanlara, hakaret edenlere, sövenlere, başkasına laf atıp sarkıntılık yapanlara, hayvanlara kötü muamele edenlere, sahtecilik yapanlara, kalpazanlara, yalancı tanıklık yapanlara, ölülere saldıranlara, yağma ve hileli iflasa başvuranlara, tehlikeli gıda maddesi satanlara af geliyor.
Bir düşünün: İşlenen bu suçlar yüzenden kimbilir, kaç bin kişinin canı ciğeri yanmıştır.
Çocuk kaçırıp tecavüz ederek öldüren serbest bırakılacak, devlete karşı yazı yazan hapiste çürüyecek.
Sokakta ateş edip, balkondaki genç kızı öldüren, elini kolunu sallaya sallaya gezecek, devletimizin hoşlanmadığı yazar, çizer, siyasetçi yıllarca demir parmaklık arkasında kalacak.
Yaya geçidindeki insana çarpıp öldüren sarhoş sürücü devletimizin atıfetine sığınacak ama muhalif kişilere bu imkan tanınmayacak.
Sattığı yiyecek maddesine zehir karıştırıp yüzlerce insanı öldürenler saygın birer yurttaş olarak yaşayacak ama Türkiye için devletten farklı düşünenler, içerde ihtiyarlayacak.
***
Afedersiniz ama bu af tasarısı yeniden gözden geçirilmeye muhtaç görünüyor.
Devlet kendisine karşı olan suçları affetme yetkisine sahip.
Ne var ki çocuğunu kaybetmiş bağrı yanık ana adına af yetkisini kullanması biraz daha dikkat gerektiriyor.
Devlet, kendi varlığını ortadan kaldırmaya azmetmiş silahlı hareketlerle, meşru muhalefet çizgisi arasına kalın bir duvar çekmeli.
Tasarı, iç barış ve uzlaşmaya ancak böyle hizmet edebilir.