kapat

30.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Kendi turistini kendin getir!

Bu proje tamamen dışa dönük bir çalışma.. Bu bakımdan iç turizmi etkilemez.. Zaten bizim turizmciler her Türk vatandaşından iki turist parası çıkarıyorlar.. Önemli olan bu güzel projeyi, saf kan gavurlarla desteklemek..

Haftada bir "Benzin fiyatlarını ayarlama reformu" yapan hükümetimize bir akıl da muhalefetten geldi.. DYP milletvekili Rasim Zaimoğlu baktı ki bu hükümet reforma çok meraklı..

- "Bir reform da benden anasını satayım.." demesiyle birlikte "Her Türk'ten bir turist" projesini hükümetimizin masasına koyması bir oldu..

Hedeflenen amaç turizmi içine düştüğü dar boğazdan kurtarıp, geniş boğaza geçirmek..

Proje basit.. Bundan böyle yurt dışına çıkan her Türk "Fahri kültür elçisi olarak" görev yapacak, memleketimizin tanıtımını "yurttaşlık görevi olarak" yerine getirecek..

Projeye göre bu hizmeti fahri yapacağından, devletin hazinesinden kendisine maaş ödenmeyecek.. Ancak isterse karısını kendine "Fahri Kültür Elçisi Müsteşarı" olarak atayabilecek..

Yetişkin çocukları varsa onları da "Basın ataşesi" olarak görevlendirebecek..

Proje nasıl işleyecek?

Reform taslağını sızdıran gazetenin haberine göre orası net değil.. Lakin işin içine TRT de girmiş.. Bu reformu teşvik için klipler hazırlamışlar..

TRT'nin bütün kanallarından bu klipler günde beş on vakit yayınlanacak ki vatandaş yurt dışına gittiğinde "turizm elçiliği" görevi aklından çıkmasın..

Zaimoğlu'nun yılda 8 milyar dolarlık turizm geliri hedefleyen projesinde yurt dışında çalışan işçilerimize de görev düşüyor..

Onlar da çalıştıkları ülkelerde Türkiye'yi tanıtacak, bire bir tanıştıkları insanları yaz tatilini memleketimizde geçirmeleri için ikna edecekler.. Bu ikna sözcüğünün altını çiziyorum.. Çünkü sınırları net değil..

Biz memlekette birbirimizi ikna ederken, kendimize özgü teknikler kullanırız.. Mesela muhatabımıza demokrasiye dair fikirlerimizi anlatırken baktık ki adam ikna olmuyor.. Kafasının ortasına bir taş ekleştirerek "algılama kabiliyetini" harekete geçiririz..

İki üç yumruk daha attık mı karşımızdakinin zihni iyice açılır..

Şimdi diyelim ki Almanya'nın Frankfurt şehrinde çalışan bir vatandaşımız, işyerinde sıkıştırdığı bir Alman'ı "İnat etme, Türkiye'de tatil yap.. Türkiye güvenli bir ülkedir.." derken bu teknikleri kullanabilecek mi?

Bu soruyu soruyorum çünkü bu Alman gavurunun hakkımızda hayırlı şeyler düşünmediğini biliyorum..

Adamlar daha bizim gurbetçilerle birlikte yaşamayı, gelenek ve göreneklere hoşgörülü olmayı öğrenemediler.. Frankfurt'a sık sık gidip geldiğimden biliyorum..

Bizimkiler kurban bayramı geldiğinde bir koç kesmek isterler.. Alman gavuru o saat kesilecek koça akraba çıkar.. "Balkonda hayvan kesemezsiniz.. Çocuklarımız dehşete kapılıyor.." diye itiraz eder..

Bre nabekâr! Sen evladına yarın ruz-u cezaya varıldığında bu koçun ne işe yarayacağını öğretmezsen tabii dehşete düşer..

Sen çocuğunu karşına alıp "Bak yavrum.." diye efendi efendi lafa başlasan.. "Türk komşularımız bu kurbanı kesiyorlar ama sebebi var.." deyip devam etsen:

- "Türkler bu koçu öbür dünyayı düşünerek kesiyor.. Sırat köprüsünden geçerken kestikleri koçun sırtına binip, karşıya öyle geçecekler.." desen çocuk da bunun dini bir vecibe olduğunu anlar..

Balkonda kurban kesildiğini gördüğünde dehşete düşüp altına kaçırmaz..

Televizyondan korkuyorum..

Konuyu dağıtmak istemiyorum.. Şahsen bu projeyi tuttum.. Benim korkum TRT'de günde kırk vakit oynayacak kliplerden..

Mesela vatandaşı trafik kurallarına uymaya davet eden programlar var.. Şoförler Federasyonu'nun hazırladığı programlardan söz ediyorum.. Onlar yayınlanmaya başladığından beri trafik kazaları bir misli arttı..

Sigara ile mücadele amaçlı programlar da aynı sonucu verdi.. Hükümetimiz sigarayı yasaklamak istedikçe, televizyonlardan bunun zararını anlattıkça olay ters tepti..

Sağlık Bakanlığı yetkililerinin verilerine göre bu programların yayınından sonra tiryaki sayısı artmış, özellikle de genç içicilerin sayısı üçe katlanmış..

Demek ki bu tür programlar "eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme" etkisi veriyor.. Eşek aklına karpuz kabuğu geldiğinde iştahlanıp anırır.. Kendimden biliyorum..

Hangi kanalda "sigara öldürür.." şeklinde bir VTR'ye rastlasam hemen bir sigara yakarım.. Dumanını ekrana üfleye üfleye seyrederken "Valla doğru söylüyor, bu sigara beni öldürecek.." diye kahırlanırım..

Kahırlanınca da aklıma bira gelir.. Bir de bira açarım.. O meret sigara içme dürtüsünü daha bir azdırdığından bir sigara içeceksek üçe çıkarım.. Anlayın artık, o programın ne işe yaradığını..

Sayın Zaimoğlu bu projenin devlet desteği ile yürüyebileceğini söylüyor.. Katılıyorum.. Devletimiz en azından dil bilmeyen vatandaşlarımıza yurt dışına çıkışlarında yardımcı olmalı..

Türkiye'nin tanıtımına yarıyacak cümlelerin İngilizcesini, Almancasını, Fransızcasını bir broşüre yazıp vatandaşın eline tutuşturmalı.. Ayrıca bu broşürü satın almayı mecburiyet haline getirip bir de "harç bedeli" koymalı.. Alın size turizm geliri kadar kazanç!

Bu arada vatandaşlarımıza yurt dışında lazım olacak tanıtım cümleleri konusunda benim de bazı önerilerim olacak..

- Siz bizi yanlış tanımışsınız!

- Sanki siz insan haklarını hiç çiğnemediniz!

- Eskiden sizde hela yoktu.. Lazımlık kullanırdınız..

- Çiş kebap değil, şiş kebap!

- Ben diyorum bokum, sen anlıyorsun Turkish lokum..

Bütün bunları uygulamak, tek başına turizmi kurtarmaya yetmez.. Biz turistlere güler yüz göstermeye devam edelim..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır