kapat

30.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Bu işin affı yok


İnanılır gibi değil... Hengen maç günü sabahı sakatlanıyor, büyük umutlarla alınan Münch'ün bonservis sorunu çözümlenemiyor. Gol atacak adam kulübede, atamayanı sahada...

Bir Avrupa maçı oynanıyor, gönderde rakibin ve hakemin ülkesinin bayrağı yok. Pes doğrusu... Beşiktaş kadar Avrupa'ya dürbünün tersiyle bakan başka bir kulüp yok. Beşiktaş için Avrupa, hiçbir zaman yaşamın ciddi hedeflerinden biri olmadı.

Bu tur kaçarsa kimse suçu sahadaki futbolcuya yüklemesin. Suç önce yönetimin, sonra da eldeki kadrodan en iyisini sahaya süremeyen teknik adamların olacak. Yönetim maçtan sonra tribünde toplanmış, takıma iyi bir golcünün gerekli olduğu konusunda görüş birliğine varılmış... E, günaydın.

Beyler... Sahadaki Beşiktaş, sadece kendi taraftarları için değil, Türkiye için oynuyor. Birinin başarısı, ötekileri de etkiliyor. Ülkeye puan lazım... Avrupa kulvarına böyle at gözlüğüyle bakıldıkça, ön elemelerin bu turlarında bile işte adamı böyle sallarlar. Haifa maçı ancak Beşiktaş yönetimlerine özgü, 'Turkish' kafanın acı bir örneği olarak tarihe geçti.

Schaefer olmasa yanmıştık
Allah'tan daha iş bitmedi. Bunun rövanşı da var. Ama garantisi de yok. Bakın teknolojisine hayranlık duyulan, futboluna dudak bükülen İsrail nerelere geldi. Gitmişler, Giovanni Rosso diye bir İtalyan bulmuşlar... Sahada Schaefer olmasa, bu adamı kimse tutamaz. Schaefer onunla boğuşmaktan hücuma pek destek veremedi. Ruslar'ı Ulianov ve Hırvatlar'ı Milenko da dört dörtlük futbolcular.

Öyle ya da böyle... Kaybettiği saçma sapan maçlarla ülkeye sürekli puan kaybettirmenin şampiyonu Beşiktaş yönetiminin Türkiye borçları çoğaldı. Onun yenilgisi ya da elenmesi, G.Saray'ı, F.Bahçe'yi ve Trabzon'u da torbada aşağılara itiyor.

Onun için Beşiktaş gidecek, yenecek ve gelecek. Peki bu iş o kadar kolay mı? Onu da Briegel düşünsün... Savaş ya da Atilla Birlik dururken ortanın sağına Yasin'i koymak, Ahmet Dursun varken onu kenarda oturtmak da saçmalıkların daniskası. Bu falsoların Haifa'da devamı Briegel'in sonu olur.

Gelelim tekrar işin başına, yani yönetime... Son bir-iki yıldır Beşiktaş taraftarı, şeref tribününde oturan yöneticileri işte bu yüzden topa tutuyor. Boş adamlara milyon dolarlar verildiği, iyi olanları da, aldığı halde yok bonservismiş, yok lisansmış gibi sorunlarla oynatamadığı için yuhalıyor.

Dileriz 4 Ağustos, Beşiktaş'ta rönesansın başlangıcı olur.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır