|
|
Atina'da "anlam" karmaşası
Stelyo BERBERAKİS
Hafta başında Ankara'da başlayan Türk-Yunan diyaloğunun ikinci turu dün Atina'da sürdürüldü.
Dışişleri Müşteşar Yardımcısı Mithat Başkan başkanlığındaki Türk diplomatik heyeti, saat 10.30'da Yunan Dışişleri Bakanlığı'nın klasik mimarili binasının kapısında karşılandılar ve görüşmelerin yapılacağı oval masalı salona çıkarıldılar.
Heyetler, ilk günkü görüşmelerde iki ülke arasında, kültür, eğitim ve çevre alanlarında işbirliği yapma olanaklarını gözden geçirdiler. Bugün ise diyaloğun şu aşamasındaki en kritik konusunu oluşturan teröre karşı ortak mücadele olanakları ele alınacak.
Türk heyeti "terör" diyecek...
Ancak "terör" sözcüğünün, Türkiye ve Yunanistan'da ayrı ayrı kavramlar oluşturması, diyaloğu ne denli gölgeleyeceği merak konusunu oluşturuyor. Türkiye, "terör" sözcüğüyle PKK'nın faaliyetlerini özdeşleştirirken, Yunanistan "silahlı ayaklanma" yapanlara "terörist" adını vermiyor. Atina, PKK örgütünü bir terörist örgüt olarak görmüyor, bunu yasadışı ancak siyasi bir örgüt olarak görüyor. Bu tutumları, karşısındaki ülke Türkiye olduğu için değil, kendi siyasi tarihindeki iç savaşlardan kaynaklanıyor. Yunanistan, "terör" sözcüğünü, siyasi amaçlı cinayet işleyen yasadışı ancak küçük örgütlere veriyor. Bunlardan biri olan 17 Kasım örgütü 25 yıllık geçimişinde 25 siyasi cinayeti ve yüzlerce bomba eylemini üstlendiği halde, bugüne kadar tek bir üyesi bile yakalanamayan Avrupa'nın tek yasa dışı terör örgütüne dönüşmüş bulunuyor.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|