kapat

26.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Uyuyan dev

İsrail, Ürdün, Filistin... Dün ise Fas'taydı... Bugün Mısır'da olacak... Baba dedi ki "ölçüleri iyi koyduk".

Demirel'in sözünü ettiği ölçü, Türkiye'nin Ortadoğu politikası.

Cumhurbaşkanı:

- Dengeleri iyi tutturduk. O taraf da kırılmadı, bu taraf da.

***

Demirel'in gözettiği... Çok önem verdiği başka dengeler de var.

"Çok karışık... Otuz farklı lisan konuşuluyor" dediği Kafkaslar dengesi.

Sonra Balkanlar dengesi.

Türkiye'nin Kafkaslar'da ve Balkanlar'da "tarafsız hakem... Ağabey" konumunda olması, barışta rol oynaması için, önce "Ortadoğu'daki gücünü" gücünü koruması gerekiyor ki...

Bu da "dengelerin iyi tutturulmasına" bağlı.

***

Ortadoğu'da, Kafkaslar'da, Balkanlar'da dengeleri iyi tutturmasına tutturduk da...

Avrupa ile dengeler için aynı şeyi söyleyebilmek güç.

Bu konuda kusur acaba sadece Avrupa'da mı?

Bizim yanlışımız... Eksiğimiz yok mu?

***

Onüçüncü yüzyıla kadar İslam dünyası, Batı'ya bilgi veriyordu.

Matematikten, astronomiye kadar.

Eski Yunan kültürünü, Batı'ya aktaran, yine İslam dünyasıydı.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde "Batı, bizden bilgi alıyordu."

Batılı bilim adamları, İstanbul'a geliyor, çalışıyor, araştırma yapıyorlardı.

Bugün ise...

Batı'ya bilgi verecek güçte olduğumuzu söyleyebilir miyiz?

***

Aslında Türkiye hala bir dev.

Ama, uyuyan dev.

Potansiyelini harekete geçiremeyen bir dev.

Otuz ülkeye güç verdik.

Sadece Avrupa'da üçbuçuk milyon Türk yaşıyor.

Almanya'nın, Fransa'nın, Hollanda'nın, Belçika'nın okullarında yüzbinlerce Türk okuyor.

Batı üniversitelerinde doktora yapan... Hoca'lık yapan pekçok insanımız var.

Biz bu potansiyelin... Kadronun farkında bile değiliz.

Eğer farkındaysak...

"Mevcut kadroyu" niçin koordine etme ihtiyacını duymuyoruz?

Avrupa'daki "birikimimizi... Bilgi toplumumuzu" neden görmezden geliyoruz?

***

Geçtiğimiz günlerde bir öneride bulunduk.

"Almanya'da bir Türk üniversitesi kurulmalı" dedik.

Kurulmalı ve dış politikamıza yeni bir boyut kazandırılmalı.

"Sivil toplumu" ön plana çıkaracak bir boyut.

Yazımız üzerine faks yağdı, telefon yağdı.

Profesörler aradılar.

Prof. Semra Ülkü... Prof. Ahmet Samsunlu... Ve daha pekçok Hoca.

MGK aradı.

Partiler aradı.

Avrupa'daki, Amerika'daki bilim adamlarımız... İşadamlarımız aradı.

Hamburg'da, bu konuda proje üreten bir sivil toplum örgütünün başkanı olan Harun Gümrükçü aradı:

- Yazınızdan sonra faksımız... Telefonumuz kitlendi... Projeyi herkes destekliyor.

***

Ve Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu aradı:

- Önerinize sahip çıkıyoruz... Konuyu Alman Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ile de konuştum... Destek sözü aldım.

***

Uyuyan dev bir uyanıverse...

Sadece Ortadoğu... Balkanlar... Kafkaslar'da değil...

Batı'da da özgül ağırlığımız artacak.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır