kapat

26.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Ne ayıp şey...

Futbol diye tekme tokat seyrediyoruz.

Evet, sert bir spor'dur.

Şimdilerde daha da sertleşmiştir ama bu kadar sinirlilik, bu derece gözü dönmüşlük ne oluyor?

Yahu çocuklar, siz aynı tekneden ekmek yiyorsunuz. Bütün servetinizi, şöhretinizi bu mesleğe borçlusunuz.

Nasıl olabiliyor da birbirinize böyle acımasız davranabiliyorsunuz?

Üstelik hepiniz arkadaşsınız da.

*

Kasıtlı olan hareketle kaza'yı ayırabilecek kadar futbolu biliriz...

O kadarını zaten herkes bilir.

Faul diye bir kurum var.

Faul'ün elbet çeşitleri var.

Ölçüyü kaçırdıkça devreye giren, sarı kartlar-kırmızı kartlar var.

Bunların hepsi normal.

Çünkü bir kural'a, ardından da bir yaptırım'a bağlanmış...

Ama çocuklar, öyle gaddarca hareketler görüyoruz ki, bunlara kırmızı'nın hiç bir tonu yetmez.

Nedir bu?

Acz mi?

*

Öfke diyenler de olabilir.

Neyin öfkesi bu?

Hayatta ne gibi bir mutsuzluğunuz var? Kimden öc alıyorsunuz?

Eksik olan nedir?

Hepiniz ün kazandınız.. Size dünyanın en renkli spor sayfalarını açtılar... Kamplarda her türlü konforunuzu sağladılar... Altınıza arabanızı evinizi verdiler... Cebinize paranızı koydular... Genç yaşta güvence altındasınız...

Üstelik milyonlarca taraftar size aşk ile bağlı.

Çok mutlu olmanız gerekirken, neyin öfkesi bu?

Hırs başka, öfke başka.

Sertlik başka, gaddarlık başka.

*

İşin hakem, seyirci, küfür kâfir, yabancı madde, yönetim ve kenar yönetim, hatta basın boyutuna girmiyorum. Onu bir başka gün konuşuruz.

Ben bugün, sadece sahanın içindeki 22 kişiyi yazıyorum.

Ayıp ediyorsunuz.

Nankörlük yapıyorsunuz.

Birbirinizin -karşılıklı- ekmeğiyle oynuyorsunuz.

Bu yaşta Fair-Play'ci olamazsanız, yarım futboldan sonraki hayatınız da kırmızı kartlarla geçer... Her taraftan dışlanırsınız.

Oysa futbol, kuvvetli adale'lerden beyne doğru yücelen müthiş bir ruh eğitimidir.

İnsan'a, korunmak kadar, korumayı ve kollamayı da öğretir. Sahalardaki centilmen, ömürboyu centilmen kalır.

Rahmetli Metin Oktay'ın büyüklüğü buydu. Sadece kuvvetli bacakları değil...

*

Dönün, kendinize gelin... Elinizdeki, şöhret ve servet için, önce şükredin.

Bu yıl, iyi bir futbol bekliyoruz.

Elbette ki sert.

Elbette ki -gerekirse- faullü...

Elbette ki -gerekirse- sarı kartlı, kırmızı kartlı... Zira bunlar, futbolun vazgeçilmez parçaları...

Ama insafsız ve vicdansız bir futbol'a hayır.

Çünkü öyle bir futbol öfke'den ziyade acz ifadesidir.

Siz aciz misiniz?

Nedir eksiğiniz, söyler misiniz? Gıda mı, vitamin mi, sebze mi, meyve mi, et mi, balık mı, deniz mi, güneş mi, alkış mı, aşk mı, sevgi mi, yoksa zekâ mı?

Yapmayın.

Allah'ın gücüne gider.

Dünyada yüz milyonlarca genç, sizin yerinizde olmak için rüya görüp hülya kurarken, siz burada nimet'i tekmeleyemezsiniz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır