kapat

26.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


DYP'li hükümet senaryosu

Geçen hafta sonunda MHP'nin "suskun" tavrının özellikle büyük sermaye çevrelerinde "tepkiyle" karşılandığını yazmıştım.

Bu nedenle MHP'den endişesi olanların sayısının giderek arttığını ve bir fırsat bulunması halinde "MHP'nin hükümet dışına itilebileceğini" belirtmiştim.

Şimdi, son birkaç gündür siyasi kulislerde dolaşan söylentileri toparlamaya çalıştım. Şu anda "dedikodu" niteliğinde olan bu gelişmelerin aslında pek çok çevrede "neden olmasın" diye düşünüldüğünü söylemek yanlış olmaz.

Deniyor ki "Madem MHP sessiz ve derinden gitmek istiyor, bazı işleri gizliden gizliye taş koyuyor, o halde onu iktidardan uzaklaştırıp, yerine DYP'yi alalım."
Aslına bakarsanız, bu formül seçimden sonra en akla yatkın dilekti. Ama ortada bir sorun vardı. O da DYP'nin Genel Başkanı. Siyasetten "afaroz" edilmek istenen Çiller'in hükümette olmasına, etkili çevreler şiddetle karşıydı.

Böyle olunca "DYP'li formül" ilk günden çöplüğe atıldı. MHP ise hem güçlü bir şekilde gelmişti, hem de denenmemişti. Gerçi MHP'nin ne olduğu geçmiş hükümet dönemlerinden biliniyordu ama, yıllar içinde bir değişime uğrayıp uğramadığı bilinmiyordu.

Etkili çevreler "kerhen de olsa" MHP'li hükümete razı oldular. Zaten işin başında "Ne olursa olsun, ama ben hükümet olayım" diyen bir DSP olunca da işler kolaylaştı.

Ancak geçen günler "MHP konusunda biraz acele mi edildi?" sorusunun ortaya atılmasına neden oldu. Bunun üzerine gözler yine "DYP'ye çevrildi" ama bu kez farklı bir yaklaşımla.

Tansu Çiller, DYP'nin başından uzaklaştırılırsa, DYP neden hükümete girmesindi?

Son günlerde, DYP'li milletvekillerine yönelik "Genel Başkanınızı değiştirin, o dakika hükümete girersiniz, delilik etmeyin, iktidar fırsatını kaçırmayın" telkinleri çok yapılmaya başlanmış.

Partinin bazı eski ünlüleriyle kurulan temaslar, genel başkanlık için destek sözleri, muhalefetin giderek büyüdüğü haberleri hep bu nedenle yapılıyormuş.

Kısacası, anlaşılan şu ki; DYP Çiller'i uzaklaştırırsa hükümete girme ihtimali çok kuvvetlenecek. Ama Çiller de o kadar çok badire atlattı ve kazandı ki, bu kez de oyunların boşa çıkması ihtimali çok yüksek. Çiller'i devirmek, lafta kolay belki de, uygulamada o kadar değil gibi.

Başarıya çelme takmak
Bir süredir, müzik dünyasında Zülfü Livaneli'ye yönelik garip bir karalama kampanyası sürüyor. Livaneli'nin Londra Senfoni Orkestrası'yla yaptığı "New Age Rhapsody" adlı çalışma sanki bazı çevreleri rahatsız etmiş gibi görünüyor.

Sözümona eleştiri olan ama çokça hakaret içeren yazılarla Livaneli'nin bu çalışması küçük düşürülmeye çalışılıyor.

Bir müzik otoritesi değilim elbette, ama Zülfü Livaneli'nin şarkılarını zevkle dinledim bugüne kadar. Hele milyonlarca insanın dilindeki unutulmaz şarkılarını aynı keyfi alarak dinliyorum.

Bu nedenle Livaneli'nin bestelerini "senfonik" anlamda biraraya getirmesine ve bunun için de Londra Senfoni Orkestrası ile çalışmasına yönelik eleştirileri garipsiyorum.

Zülfü Livaneli'nin eserlerini beğenmemek, yeterli bulmamak elbette bir görüştür. Ama bu, yapılan bir işi küçümsemek, hakaret etmek hakkını da kimseye veremez.

Bir Türk sanatçısının Londra Senfoni Orkestrası ile ortak çalışma yapması, en azından Türkiye adına olumlu bir girişimdir, alkışlanmalıdır. "İsteyen herkes parasını bastırıp Londra Senfoni Orkestrasını kiralayabilir" görüşü yanlış bana göre. Bir kere, Londra Senfoni Orkestrası gibi dünya çapında bir kurum, üzerine kendi adını koyacağı eserin kalitesini dikkate almaz mı? Öyle her önüne gelen eseri icra eder mi?

Madem öyle ve bu kadar kolay, bir başkası da gidip Londra Senfoni ile çalışsın.

Ne yazık ki, farklı bir şeyler yapmaya çalışanlar, uluslararası platforma çıkabilenler, bizzat bu ülkenin insanları tarafından engellenmeye çalışılıyor.

Geçenlerde Zülfü Livaneli'ye hakkındaki "eleştirileri!" sordum.

Cevap vermek istemedi: "Türkiye işte, ne yapayım" dedi sadece.

Üzüldüm.

Türkcell "Cep telefonunda Avrupa kanalları geliştiriliyor"

Londra'da Türkiye çıkışlı cep telefonlarının çalışmadığını yazmıştım geçen hafta.

Türkcell Kurumsal İletişim Direktörü Okşan Atilla Sanön bir açıklama gönderdi. Açıklamada cep telefonlarının Londra'da bir süre çalışmamasının nedeninin "İngiltere'deki hatların iyileştirme" çalışmaları olduğu belirtiliyor.

Bu çalışmalar sırasında Zürih üzerindeki yoğunluğun da haberleşmeyi bir süre olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada Türkiye çıkışlı link hatlarının da geliştirildiği bildiriliyor.

İyileştirme çalışmaları olumlu da, yine insan çok ihtiyacı olduğu bir anda telefonsuz kalınca ne yapacağını bilemiyor.

Yurtdışına gidecek olan Türkcell abonelerine duyurmak istedim.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır