Beşiktaş'ın da, F.Bahçe'nin de, G.Saray'ın da hücum gücünde eksikleri var. Bu hücum gücünün orta sahadan başladığını söylemek mümkün. Hücuma ve orta sahaya da takviyelere ihtiyaçları var. Üç takımın hiçbirinde bir süper play-maker, oyun kurucu ve bir golcü göremedim.
* Hakan Şükür çok tutuktu. Bunun sebebi ne olabilir?
Hakan geçen sezonun son 3-4 ayından beri kafa olarak sahada yok. Bunu hep söylüyorum. Bana kızıyorlar. Ruhsal sorunları var diyorum. Bu, deli olması demek değil. Dünyada büyük futbol takımlarının ruh doktoru danışmanı var. Fizik kondisyon önemli, ama ruhsal kondisyon da çok önemli. Bunu ancak uzmanı verebilir. Trilyonluk takımlar kuruyorsun. "Efendim ne derler?" diye psikolog bulundurmuyorsun. Acar Baltaş ile sohbetlerin etkisini Hakan'a sorun. Milli Takım'daki Hakan ile G.Saray'daki Hakan arasındaki fark ortada. Hakan gol atmasa da takımına çok faydalı bir adamdı. F.Bahçe-G.Saray maçı ne olursa olsun bir ezeli rekabet, bir hırs maçı.. Sürekli tartışma çıkan bu gerilimli maçta Hakan kaç pozisyonda var; bir bakın. Hücum presi en iyi uygulayan Hakan nerede? Ne top takip ediyor, ne taymingi var. İşe yarar tek haraketi Fener'in kornerinde top çıkardı. Bu mu yani Hakan?
* Kupada hakemlerin formsuzluğu dikkat çekti. Herkes şimdiden hakemlerden yakınıyor.
Hakem ne kadar formsuz olursa olsun, bir futbolcunun 90 dakika forması şortunun dışında oynamasına izin vermez. Anı kaçırırsın, oyunu yakından izleyemez hata yaparsın. Fenerbahçe'nin Ganalı'sı Johnson, Beşiktaş maçında 90 dakikayı forma dışarıda oynadı. İkinci yarıda ona Saffet de eklendi. Metin Seval öyle baktı. İki futbolcu, otoriteye isyan ediyor. Hakem ortada olanı anlayamıyor. Bunun formla, formsuzlukla ne ilgisi var. Hakemliğin temel felsefesinin sahada otorite olduğunun farkında bile değil.
F.Bahçe-G.Saray maçında Fatih'i attı. TV'den gördüm. Yardımcı hakem bayrağını sallayarak koşa koşa girdi içeri, bir şeyler söyledi, hakem de Fatih'i attı. O kargaşada bile oyuncu ayıklayamadı; yardımcının uyarısıyla attı. Ama olayı başlatan, ilk yumruğu atan Rüştü'nün kaleden çıkıp oraya geldiğinin farkında değil. Sezon açılışında Aziz Yıldırım konuşma yaptı ve "Saha içinde değil, saha dışında da iyi oynayacağız' dedi. Ne demek diye düşünüyordum. Kalkandelen'i görünce anlar gibi oldum.
* Tribünde küfür, sahada kavga eksik olmadı. Lig için tehlike sinyalleri değil mi bunlar?
Türkiye stadyumlarında her türlü çirkinliği görmüştük, ama Beşiktaş-F.Bahçe maçındaki kadarını görmemiştik. Alpay'ın eşine, tribünler koro halinde cinsel sapıklık halinde ağızlarından salyalar akarak saldırdı. F.Bahçe-G.Saray maçında da küfürün yanında sahaya neler atıldı gördük. Çok kötü, çok kanlı geçebilecek bir lig sezonuna giriyoruz. Bunu önleyecek tek kişi Saadettin Tantan. Önlenebileceğini biliyor. İstanbul Emniyet Müdürü iken Mehmet Ağar tribünleri üç haftada muma çevirmişti. Önlemlerin hiçbirini kendisi keşfetmedi. Özellikle Türkiye gibi olayların olduğu İtalya'da araştırdı, benzerlerini uyguladı.
* Futbolcular iyi niyetli mi, kötü niyetli mi?
İyi niyetli olanlar da var, olmayanlar da... İyi niyetli olmayan Alpay. Bu adam nasıl fair-play ödülü aldı, bir futbolcu nasıl bu kadar pislik yapabilir, anlayamıyorum. Sahtekarlıklar yaptı. Kendini yerlere attı. Her türlü vuruşları yaptı. İnanılır gibi değil. Hakan Şükür ile çok iyi arkadaş. Milli Takım'da aynı odada kalıyorlar. Yakın arkadaşı ceza alsın diye kendini yerlere atıyor. Taffarel dokununca Tyson'dan yumruk yemiş gibi nakavt oldu. Hakemler, bu kadar sahtekar bir adama, böyle bir üçkağıtçıya, seyirciyi gerip kendi işini zorlaştırana göz yummamalı... FIFA'nın kararı var. Eskiden sadece penaltı içindi. Şimdi sahanın neresinde olursa olsun hakemi aldatıcı hareket sarı kart gerektiriyor.
Bu Perugia, maçtan iki gün önce Libya Milli Takımı ile bir hazırlık maçı yaptı. Olaylar çıktı. Ambulanslar hastanelere adam taşıdı. O maçta ağır hasar almış olabilirler. Ama kendi sahanda 2-1 kaybetmişsin, deplasmanda 5'inci dakikada gol yemişsin, üstelik de rakip bir İtalyan takımı ve bu turu geçiyorsun. Trabzonspor'u yürekten kutlamak lazım. Bu, büyük bir başarı.
* Lig için Trabzon'a pek şans vermiyordunuz. Bu gelişme, tahminlerinizi değiştirir mi?
Bir maçta her şey olabilir. Devamını beklemek lazım. Perugia'yı eledi diye de bu takım hakındaki fikirlerim hemen değişmez.