|
|
Tarih çöplük oldu
İstanbul'daki Osmanlı arşivlerine giren uzmanlar ilginç gerçeklerle karşılaştı. Dökümanlar, ortam koşullarında yıpranmış, farelerce kemirilmiş ve yağmalanmıştı.
Osmanlı'nın 700'üncü kuruluş yılı kutlanırken Türkiye, Osmanlı arşivini koruyamadı. Arşivde yapılan düzenleme çalışmalarının ilk görüntülerini SABAH ele geçirdi.
Koca imparatorluktan kalan tarihi mirasın saklandığı depolardaki görüntüler, tüyler ürpertiyor; 200 yıla yakın süredir saklamaya uygun olmayan koşullarda tutulan tarihi servetin; zaman, böcekler ve fareler tarafından ne hale getirildiğini çarpıcı biçimde gösteriyor.
Osmanlı'nın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına ilişkin tarihi servetin çöp haline gelmesi "Osmanlının dramı" olarak fotoğraf karelerine yansıdı. Nemli ortamın da etkisiyle kutularda saklanan çok değerli belgeler çürüdü. Osmanlı arşivi İstanbul Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı depolarda bulunuyor. Osmanlı Arşiv Daire Başkanlığı binasında 1, vilayet arkasında 3, Beyazıt'ta 3, Sultanahmet'te 1, Süleymaniye Medresesi'nde 6, Cankurtaran'da 1 olmak üzere Osmanlı arşivi 15 depoda bulunuyor.
Toplu mezar gibi
Osmanlı gibi büyük bir imparatorluktan geriye kalan zengin mirasın dönüştüğü çöplükte uzmanlar da zor koşullarda çalışıyor. İstanbul'daki depo ve mahzenlerde saklanan Osmanlı arşivlerine giren uzmanlar ve işçiler, kötü koku, rutubet ve zor şartlar nedeniyle, tıpkı toplu mezar açılışlarında olduğu gibi ağız ve burunlarını maske ile kapatıyor, eldiven kullanıyorlar. Osmanlı Arşivi çalışanları, önce böcekler ve farelerle tanışıp paramparça olan belgelerin aranması sırasında, olumsuz sağlık koşulları nedeniyle göz dışında vücudun diğer bölgelerini kapatmak zorunda kalıyorlar.
İlkel bakım
Bu arada, araştırma sırasında çekilen fotoğrafta, görevlilerin ellerinde ağaçlardan kopartılan çubuklarla dökümanları çöplük gibi karıştırması, kullanılan yöntemin sağlığı konusunda da endişeler doğurdu. Tarihi servetin üzerindeki tozları almak için özel olarak imal edilen toz alma makinesi ise çalışmıyor. Osmanlı belgelerinin saklanmasında; böceklerden korunması için kutuların yıllar önce zakkum suyuyla yıkandığı öğrenildi. Ancak Osmanlı döneminde yapılan zakkumla yıkama da zamana ve nemli ortama yenik düştü. Sandıklarla birlikte belgeler çürüdü. Özellikle Hazine-i Hassa olarak adlandırılan Beyazıt depolarındaki belgelerin çok kötü durumda bulunduğu bildiriliyor.
Depo kuruluyor
Sadrazam Mustafa Reşid Paşa tarafından 1846 yılında Hazine-i Evrak Müdürlüğü olarak kurulan Osmanlı Arşivi'ndeki dram, hükümeti harekete geçirdi. Yaklaşık 150 milyon belgenin bulunduğu belirtilen arşivin sağlıklı koşullarda düzenlenip korunması için hükümet bir trilyon lira kaynak ayırdı. SEKA'nın verdiği İstanbul'daki iki büyük depo, sağlanan kaynakla Osmanlı arşivini, içinde bulunduğu acınacak durumdan kurtaracak. Depolarda son teknolojiden yararlanılarak koruma yapılacak, nem durumu elektronik olarak ayarlanacak ve yangınlara karşı özel önlem alınacak. Mevcut depolarda ise yangınlara karşı yeterli önlem alınmadığı, elektrik sistemlerinin eski olması nedeniyle kontak riskinin bulunduğu da belirlendi. Yeni depolar, bu tehlikeler gözönünde bulundurularak düzenlenecek.
'Yağmalandı' iddiaları
Osmanlı mirası sadece böceklerin, farelerin ve uygun olmayan saklama koşullarının tehdidi altında değil. Aynı zamanda bazı araştırmacıların, görevlilerle işbirliği yaparak arşivi yağmaladıkları da öne sürülüyor. Araştırmacılara verilen Osmanlı dökümanlarından önemli bir bölümünü kopyalar "Asıl belgelerden" oluşturuyor. Osmanlı arşivinde araştırmacılar için 370 katalog oluşturuldu. Kataloglarda Osmanlı döneminde kullanılan hülasa kayıt defterlerinin asılları ise kayboldu. Bu nedenle devletin elinde sadece fotokopileri kalmış.
İyi korunamadığı için yaklaşık 150 milyon adet olduğu belirtilen Osmanlı belgelerinin büyük kısmı çürüdü. Son 154 yılda, yani Sadrazam Mustafa Reşit Paşa'dan bu yana ancak 55 milyon adet belge tasnif edilerek araştırmacıların hizmetine sunulabildi. Bu belgelerin sadece 14 milyonunun arşivleri açıldı ve 1982 yılından sonra tasnif edildi. Yaklaşık 40 milyon adedi ise Sadrazam Mustafa Reşit Paşa tarafından tasnif ettirildi.
Mehmet ÇETİNGÜLEÇ
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|