kapat

26.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Dondurma baronu
Mado dondurmalarının arkasındaki adam Mehmet Kambur'un hedefi ABD pazarına girmek. Ancak sadece dondurma satarak değil, Mado mağazalarıyla var olmak istiyor.

Osmanlı'dan bu yana dört kuşaktır dondurmacılık yapan, Kambur ailesinin son kuşak temsilcisi Mehmet Kambur, Mado ile dünya çapında bir marka yarattı. Halen Maraş'tan üretim yaparak, hem kendi hem de kentin adını duyurdu. Kahramanmaraş'ı ziyaretimizde Mehmet Kambur'u da görmek istedik. Yılda 2-3 trilyonluk dondurma satan, Türkiye çapında 100'ün üzerinde franchise veren, günlük 60 ton üretim kapasitesi olan bu dondurma baronunu büyük bir ofis içinde çalışırken bulmayı umuyorduk. Ancak o ilk gözağrısı Yaşar Pastanesi'nde bir dondurma fıçısının önünde satış yapıyordu. Belinde önlüğü zaman zaman kasaya geçiyor, para tahsil ediyordu. Röportaj yapmak isteğimizi belirttik. Cevap bizi şaşırttı; "Gece 1.30-2.00'de gel. Benim işim ancak o saatte biter."

Saat gece 1.30 civarında yanına gittik. Hâlâ dondurma satıyordu. Kriz bile Kahramanmaraşlılar'ın dondurma sevdasını bitirememiş.

'Ben işime sevdalıyım' diye başlıyordu söze. "Dünyada gezmediğim yer kalmadı. Benim derdim sadece dondurma satmak değil. Sistemi oturtmak istiyorum. Dünya çapında bir franchise zinciri oluşturacağım. Bunun son durağı da ABD. Bu dev pazarda da Mado'yu yaygınlaştırısam amacıma ulaştım demektir."

Kahramanmaraş'lı dondurma ustasıyla Mado'yu hedeflerini ve çok önem verdiği sistemi üzerine konuştuk:

Teknolojiyi usta yaptık
Şu ana kadar 100'e yakın franchise verdik. Şimdi durdurdum. Sistemi oturtmak için çalışıyorum.Teknolojiye ciddi yatırım yaptık. Kahramanmaraş'ta şoklama sistemi kurduk. Dondurmayı ve tatlıları burada hazırlayıp şokluyoruz. Soğuk zincirlerimiz var. 20 araba var. Ara depolarımız var. Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de. Burada gönderiyoruz. Ara depolarımızda saklanıyor.

Teknolojiyi de kendimize uyarladık. Örneğin, bir dondurma makinası alacaktık. Ben oturdum hesap yaptım. Eskiden biz dondurma yaparken, dakikada kaç defa karıştırdığımızı buldum. Kazanın kaç derece sıcaklıkta ısıttığımı buldum. Sonra gidip makinayı üreten şirkete bu rakamları verdim. Adamlar makinayı bize uygun hale getirdiler. Teknolojiyi usta yaptım.

Bir de dünyada biz dördüncü kuşak dondurmacıyım. Dedemin babasından yani taa Osmanlı'dan gelen bir geleneği temsil ediyorum. Dünyada bu işi yapan Baskin Robbins gibi ünlü firmalarını gelişimlerini inceledim. Düşündüm ki, bu işi benim başarmamam için neden yok. Suudi Arabistan'a, Almanya'ya frahchise verdik. Şimdi Romanya'yla anlaştık. İki mağaza açılacak. Şu anda Almanya, Arabistan, Kıbrıs'a mal satıyorum. İngiltere'ye numune göndermeye başladık. Belçika'dan ve Almanya'dan ortaklık teklifi aldım.

McDonald's'ı izliyor
İnsanların alım gücü, kültür seviyesi, yerin insanların yürüme noktası olup olmadığı. Yerin ane artel olup olmaması. Fast food zincirlerine, McDonald's gibi yakın olmak bizim temel kriterlerimiz. Çünkü onlar da bizim gibi araştırıyorlar. İşletmeciye çok dikkat ediyoruz. Sadece parası olması yetmiyor. İşletme kendi yeterli dikkati göstermeyecekse ona vermiyoruz. Biz sadece ürün vermiyoruz. Bilgi de veriyoruz. Ben bir mağazanın açılışında ve o mağazada kullanılacak kalem silginin hangi marka olacağına kadar yazdırıyorum. Bizim felsefemiz, 'Dükkana gelen müşterimiz değil, misafirimizdir.'

Algida ajan gönderdi
Algida ajan göndermiş araştırma yapıyor. Tesadüf bana geldiler. Benim Mehmet Kambur olduğuma inanmıyorlar. 'Patronun kim dediler?, 'Maraşlı bir adam dedim.' 'Patronunuzun arkasında kim var diye sordular?' Ben de 'Bilmiyorum, ne yaptıklarını biz bilmeyiz' dedim.

Okul kurdu
Bu sektörde eğitimin şart olduğunu gördüm. Eğitim merkezinde elemanlarımıza dondurma nasıl sunulur, nasıl soğuk tutulur, müşteriye nasıl davranılır onu öğretiyoruz. Tüm elemanlarımızı bu eğitimden geçiriyoruz. Burası için öğretmen tuttuk. Ancak öğretmenlere önce ben ilk derslerini verdim.

Meyve işine giriyor
2000 yılında yapımızda değişikliğe gidiyoruz. Ice-Mar zincirlerini zenginleştireceğim. Bunlar daha küçük boyutlu mağazalar olacak. Küçük işletmecilere imkan tanıyacağız. Mado mağazalarına Türk kahvesi servisi vermeye başlayacağız. Ancak benim asıl hedefim sistemi oturtmak. ABD'de Mado'yu yaygınlaştırırsam, O zaman misyonumu tamamlarım. Şimdi dondurulmuş meyve işine gireceğim. Zamanı gelince de halka açılacağım.

Maraş'ta vişne kalmadı
Benim 75 çeşit dondurmam var. Diğerleriyle bizim aramızdaki en önemli fark, bizdeki her kullanılan ürün doğal. Biz saf keçi sütü kullanıyoruz. Keçi balık gibi bir hayvandır ve sütündeki fosfor fazladır. Anne sütünü en yakın süt de keçi sütüdür. Günde 20 ton süt alıyoruz. Meyvelerimiz özel seçiliyor. Vişne, çilek hepsini seçip alıyorum. Hatta Kahramanmaraş'ta bu meyveleri bulmakta zorlanırsınız. Çünkü çoğunu ben alıyorum. Sahlebi de özel seçiyorum.

Her zaman tezgahın başında
Mehmet Kambur, seyahate çıkmadığı zamanlar ayın yarısını İstanbul'da yarısını Kahramanmaraş'ta geçiriyor. Kahramanmaraş'ta olduğu zamanlar babasının adını taşıyan Yaşar Pastanesi'nin tezgahına geçiyor. Ve gece 2.00'ye kadar çalışıyor. Çoğu zaman dondurma fıçısının başında oluyor. Dondurmayı kendi hazırlıyor ve satıyor. Müşterileriyle konuşuyor. Trilyonluk Mado imparatorluğunun sahibi olduğuna bilmeyenler biraz zor inanıyor. Ancak o dondurma tezgahının başına geçtiğinde dinlendiğini söylüyor. Bu işe sevdalı olduğunu ısrarlı vurguluyor. Zaten Kahramanmaraş'lılar için de onu tezgah başında görmek de pek şaşırtıcı olmuyor.

Kambur, yanında çalışanların eğitimiyle de bizzat ilgileniyor. Özellikle hizmet konusunda oldukça titiz. Bu konuda hiç taviz vermiyor. Boş zamanlarında ise İstanbul'da kentin her yerini dolaşarak çevreyi ve insanları inceleyerek geçiriyor.

Guiness'e girecek
Mehmet Kambur önümüzdeki yıl tüm dünyadaki dondurma otoritelerini ve Guiness yetkililerini çağırarak dünyanın en büyük ve en fazla uzayan dondurmasını yapacağını söylüyor. Kambur bununla Maraş dondurmasını dünyaya daha fazla tanıtacağını belirtiyor. Mehmet Kambur daha önce İtalya'da bir dondurma yarışması gördüğünü ve bu yarışmaya katılamadığını anlatıyor. Kambur bundan önce 400 kg'lık bir dondurma yaptığını da hatırlatıyor.

Cüneyt TOROS


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır