|
|
Kendinizle barışın!
İpek Ongun gençlere sesleniyor: HAYATI ISKALAMAYIN-3
Kendiyle barışık insan, insanlarla ve tüm dünya ile barışıktır. Kişinin kendiyle barışık olması ise kendinden memnun olmasına bağlıdır. Yediğiniz yemek, içmediğiniz sigara, yaptığınız spor ve dış görüntünüze göstereceğiniz önem, kendinizi iyi hissettireceğinden etrafa yayacağınız enerji de pozitif olacaktır.
Düzgün ve doğru beslenmeyi, sigara içmemeyi, kendine özen göstermeyi yaşam tarzı haline getirmiş insanların kendilerine olan güvenleri dikkatinizi çekti mi? Zaten çekmemesi imkânsız... Onlar kendileriyle barış içinde olduklarından güvenleri, iç huzurları ve pozitif enerjileri, söylediklerinden önce kendini hissettirir. Bunu sağlamak için ekstra bir çaba sarfetmezler. Nasıl mı? Önce beslenmeye dikkat ederler. Sizde beslenmede birkaç noktya dikkt edebilirsiniz.
Az yağlı olarak pişirilmiş tavuk, balık ve sebze yemeklerinin tümü düşük kalorili yiyecekler. Ispanak, lahana, kabak, fasulye, patates (yağ da kızartılmamış olanı tabii ki...) pırasa hep kalorisi düşük sebzeler. Anneniz bu sebzelerle yemeği yapsın, siz de yanına bolca bir salata yapın, oldu bitti. Tabii bunlardan alırken bile doyacağınız kadar veya bir porsiyon hesabıyla alacaksınız tabağınıza. Zaten salatayı bol tutmanızın bir nedeni de sizi iyice şişirip tok tutması.
Meyveyi günde iki porsiyonda tutacaksınız, eğer kilo vermek istiyorsanız. Bu iki adet kıymetli elmanızı da yemeklerden sonra değil, çok aç olduğunuz zamanlara saklamanızı öneririm. Okuldan geldiğinizde veya gece onbire kadar ders çalışmışsanız ve deliler gibi acıkmışsanız, elma bir can kurtaran olacaktır.
Kilo vermek veya formda kalmak istiyorsanız bu bol sebzeli, salatalı, tavuklu sofraya, kıtır kıtır sigara böreklerini, nar gibi kızarmış bol ketçaplı patatesleri, sosisli salçalı makarnaları, nohutlu pilavları ve de efendime söyleyeyim, kaymaklı ekmek tatlılarını, çeşitli dondurmaları, bol çikolata soslu profiterolleri koymayacaksınız tabii ki...
Yoksa böyle ballandıra ballandıra saydım diye moraliniz mi bozuldu? Hiç bozulmasın. Tüm hafta uslu bir çocuk olup sağlıklı ve akılcı biçimde yediyseniz, sabah kahvaltılarınızı da kepek ekmeği, beyaz peynir, bir kaşık bal veya bir yumurta şeklinde ettiyseniz, o zaman haftada bir öğün cümbüş yapmaya hak kazandınız demektir! Hem de hiç vicdan azabı çekmeden...
Kendinizi frenleyin
Ayrıca bu bir öğün dilediğinizi yiyebilme düşüncesi hafta boyu size yardımcı olacaktır. Aklınız o kestaneli pastaya mı takıldı, hemen kendinize, "Şimdi kalsın, nasıl olsa cumartesi günü gelip yerim," deyin ve cumartesi günü gerçekten gidip sindire sindire kestaneli pastanızı yiyin.
Kilo verme sürecinde bazı tuzaklar vardır. Bunların en başında ısrarcı insanlar gelir. Belki beşinci kez rejimde olduğunuzu, ta baştan yani oraya çaya gitmeden telefonda söylemiş ve sadece krikkrakla beyaz peynir yiyebileceğinizi gayet uygarca belirtmiş olmanıza rağmen, kremşantisi bol pastadan cömert dilimler keserek; "Aman canım bundan bir şey olmaz. Vallahi darılırım, bak senin için yaptım," tarzında ısrarlar karşısında, o kremalı pastayı alıp kafasına fırlatmayın! Çok ayıp olur! Sakin ve kesin bir şekilde yiyemeyeceğinizi söyleyin. Sizi yine dinlemiyor mu? O zaman bırakın tabağınıza koysun zaten çoktan tabağınızı elinizden çekiştirip almıştır bile ısrarcı insan. Bu aşamada sizin yapacağınız tabağınızdaki pastaya el sürmeyip, onu öylece orada bırakmaktır.
İradenize sahip çıkın
İkinci tuzak sizi restoranlarda bekler. Burada da demir gibi bir iradeniz olduğunu sergileyip ızgara ve salatalardan yapın seçiminizi. Zaten restoranda bulunmak bile başlı başına bir keyif, öyle değil mi? Hem bir dahaki sefere, şu son iki kiloyu da verdikten sonra yine gelir, o zaman aklınızın kaldığı mantar soslu bifteği yiyebilirsiniz.
Yemek bitince, servis arabasında yanınıza getirilen tatlılara dönüp bakmadınız bile ve kahve ısmarladınız. Afferin size!
Sonuncu tuzaksa sokaklarda gizli gizli puyusa yatmış sizi beklemektedir. Okuldan çıkmışsınız, karnınız zil çalıyor ve eve doğru yürüyorsunuz. Bir pastanenin önünden geçiyorsunuz, misler gibi bir kek kokusu sizi sarıp sarmalayıveriyor. Yola devam! Bir süre daha gidiyorsunuz, bu kez bir pizzacının önüne geliyorsunuz. Sarmısaklı, domatesli, biberli, kaşar peynirli pizzanın kokusu kimi çekmez ki? Yola devam! Yine yürüyorsunuz, bu kez tam teşkilatlı bir dondurmacının önüne geldiniz. Çeşit çeşit dondurmalar, üzerlerine dökülmek için hazırlanmış dövülmüş fıstıklar, içinde çilek taneleri olan çilekli sos, çikolatalı sos... Burada da yola devam ettiyseniz, sizden ümit var demektir. Aklınıza koyduğunuzu başaracaksınız siz!
Sebzeyle dost olun
Rejim konusunda son söz: Kim demiş rejim yemekleri tatsız tutsuz ve sıkıcı diye. Evinizde bir salata barı oluşturup, otellerde veya ünlü restoranlarda yapılan satalalardan kopya çekebilirsiniz pekâla.
Bunun için önce elinize geçen neredeyse her türlü sebzeyi doğramaya ve rendelemeye başlayın. Havuç, turp, kırmızı ve beyaz lahana, haşlanmış patates, pırısa. Sonra büyükçe bir cam kase edinin ve bu sebzeleri renkli katlar halinde üst üste yerleştirin. Güzel bir görünümü olacaktır. Sebzelerin üstüne haşlanmış tavuk parçaları veya yağsız ton balığı ufalayın. Veya kaşar peyniri rendeleyip, salamı çubuklar halinde kesip serpiştirin. En üstüne de hafif bir sos gezdirdiniz mi, enfes bir salata olacaktır.
Bir başka salata da bol yeşillikli beyaz peynirli olanıdır. Marulu doğrayın, domates, salatalık, ince doğranmış yeşil soğan ve maydanozun üstüne bolca beyaz peynir ve biraz da kaşar rendelediniz mi, işte size bir başka salata çeşidi.
Böyle dev bir çanak dolusu sebze, tavuk veya ton balığı hem doyurucu, hem besleyici, hem de kalorisi düşük olduğundan keyifle yiyebilirsiniz. İçecek olarak da bir bardak ayran veya greyfurt suyu hazırlayabilirsiniz.
Unutmamanız gereken bir başka şey de düzenli olarak vitamin almak. Yalnız vitamininizi kahvaltıdan sonra almanız gerekiyor. Aç karnına alınca bir yararı olmadığını söylüyor doktorlar. Diğer yiyeceklerle birleşince etkinleşiyormuş vitaminler.
Sigara içmeyin
Günümüzde bilinçli kişiler artık sigara içmiyorlar veya bırakıyorlar. Bu zararlı alışkanlığa hiç başlamazsanız ömürboyu "bıraktım, bırakamadım" sorununuz olmayacaktır. Eğer içiyorsanız, sağlığınızın yanı sıra güzelliğinizi de bozduğunu bilin ve mümkün olan en yakın zamanda bırakın.
Alışkanlıklarınız size hükmetmesin, siz onlara hükmedin.
Alkole gelince, o da bir başka zararlı nesne. Olabildiğince uzak durun. Belli bir yaştan sonra yemekte bir kadeh şarap içebilirsiniz ama bu konuda ömür boyu dikkatli olun. Alkol yüzünden nice hayatlar sönmüş, düzenler bozulmuştur.
Uyuşturucu konusunda kanımca konuşmak bile abes. Uyuşturucu denemeye kalkan intihara doğru ilk adımı atmış demektir. Bunun denemesi, ilk kezi, bir kereye mahsusu KE-SİN-LİK-LE yoktur. Ayrıca böyle bir öneriyle gelen arkadaşınızı da derhal arkadaşlar listenizden çıkarın, çünkü o sizin dostunuz olamaz. Gerçek bir dost asla, "Bir kerecik denemeden bir şey çıkmaz," gibi ancak bir geri zekalının yapabileceği teklifle karşınıza çıkmaz.Ya kendi batağa girdi diye sizi de yanına çekmek istiyor ya da bu işten komisyon alıyordur. Bu kadar basit.
YARIN: Saçlar, makyaj, giyim...
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|