kapat

22.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Kuzu da bir kurt da bir..

Aşık Veysel "Kuzu ile kurt gezerdi.. Fikir başka başka olmasa.." demiş. Bizim halkımız bu lafa itibar etmedi, o güzelim sağduyusu sayesinde sandıktan kuzu ile kurdu birlikte çıkardı.. Olan vatandaşın postuna oldu..

Dünyada bizden başka "reform" lafını duyunca tüyleri diken diken olan başka bir millet yoktur..

Gerçi bizim ahaliye iyi bir şey gösterdiğinizde ayağı geri geri gider ama bu "reform" meselesinde direnmesi bundan değil..

Osmanlı'dan beri zagon böyle kurulmuş.. Büyüklerimiz ahalinin başına bir çorap öreceği zaman olaya reform süsü vermiş..

***

Bugüne kadar yapılmış bir reformun hayrını gören kimse yok..

Reform dedikleri şey her nerede yapılmışsa, orada çarşı karışmış.. İşler önceki halleri aratır hale gelmiş..

Vatandaş birine kızdığı zaman "Reformlara gelesin inşallah.." diye beddua ediyorsa, sebebi bundandır..

Sebebimiz medya oldu..

Zekeriya Temizel'e bir vergi reformu yaptırdılar.. Daha reform çalışmaları başlamadan piyasa bunalıma girdi.. Memleketin aklı erenleri "Etmeyin, eylemeyin.." diyecek oldular..

- "Bizim ekonomimiz işkilli şeye benzer, durduk yerde dingilder.. Reform yaparsanız, sebebi siz olursunuz.." dediyse de laf dinletemediler..

Medya zaten bu işlere teşne.. Reform olsun da isterse "Dut toplama reformu" olsun.. Lafını duymasıyla işe balıklama atlar.. Bu vergi reformunda da böyle oldu..

Piyasanın aklı erenleri "Yapmayın, etmeyin" dedikçe, Medya "Yapın, yapın.. Sefanız olsun.." diye oynamaya durdu.. Böylece "Dışarda çalar reform havası.. İçerde ağlar mükellefin anası.." manzarası çıktı..

Bizim gibilerde "Sarhoşun yasını borç taktığı bakkal tutarmış.." durumuna düştüler..

Reform bitti.. Baktık ki vatandaşın işi bozulduğu bir yana devletin de geliri artmamış.. Reformcu başbakan "vergi yasasından" bir hayır görmediği için haftadan haftaya benzine zam yapıyor..

Bir şey değil olan Hikmet Uluğbay'a oldu.. Zekeriya Temizel'in reformunu bunun önüne koydular.. "Aman efendi, şu reformu düzeltmek için iyi bir reform yap da vatandaş yavrusunu sevindirsin.." dediler..

***

İşte o zaman olay şirazendesinden çıktı.. Hikmet Bey daha önce yapılan reformun orasına baktı, burasına baktı.. İşin içinden çıkamayınca silahına sarıldı..

Reform niyetine kafasına iki kez sıktı..

Emekli bir paşadan dinlemiştim.. Havacı kurmay albaylardan birinin paşalığı gelmiş.. Lakin ille de paraşütle atlayış yapması icap ediyor.. Bizim paşa adayı da atlama işinden hazetmediği için işi yokuşa sürüyor..

Arkadaşları bakmışlar ki olacak gibi değil.. Göz göre göre paşalığı elden gidecek.. Albay'ı bir kenara çekmişler.. "Bak.." demişler.. "Her şeyi ayarladık.. Yarın hava çok güzel olacak.. Paraşütler de iyice kontrol edildi.. Öyle engebeli yere de atlamayacaksın.. Bir tarla bulduk.. Beşyüz metreden aşağı süzüleceksin.. Bu iş bitecek.."

Aslanlar nereden atlıyor?

Bizim Albay "Ne yani?" demiş.. "Korktuğumuzdan mı atlamadık.. Vaktimiz olmadı.. Getirin uçağı yarın atlarım.." diye babalanmış..

Ertesi gün uçuş hazırlığı tamamlanmış.. Albay'a kıyafeti giydirilip defalarca kontrol edilen iki paraşütü takılmış.. Uçak havalanmış.. Albay'da moral çok iyi..

Önceden belirlenen düz araziye gelene kadar hiçbir aykırılık yok.. "Tamam, atlama yerine yaklaştık.." dediklerinde ayağa kalkmış.. Rap rap rap diye uçağın açık kapısına kadar gelmiş..

Arkadaşları biraz tedirgin yan gözle süzüyorlar ama Albay'ın yüzünde kıl olnamıyor.. Açık kapıdan aşağıya baktıktan sonra uçaktaki subaylara sormuş:

- "Benim aslanlarım buradan mı atlıyorlar?"

- "Evet albayım.." demişler.. "Buradan atlarlar.."

Albay biraz daha aşağı bakmış.. Yüzündeki en sert ifadesiyle "Eğer buradan atlarsam ecdadımı sevsinler.." deyip içeri kaçmış.. Atlama işi yatmış, paşalık rüyası da bitmiş.. Efendi efendi emekli olmuş..

***

Hikmet Bey'in olay gecesi eve gitmeden önce bakanlıktaki arkadaşlarına son olarak "Beyler, Zekeriya'nın hazırladığı reform bu mu?" diye sorduğu söyleniyor.. Günahı anlatanların boynuna..

Vergi reformu o derece kafa karıştırdı ki o talihsiz günün içinden adli makamlar bile çıkamadı.. Tantan'ın zaptiyeleri "Kurşun aşağıdan sıkılmış.." dediler..

Kafanın tamiratını yapan doktorlar "Yukarıdan sıkılmış.." diye konuştular.. Şair Başbakan arada kaldı.. Öyle ya! Ya polis hesabı şaşırıyor, ya doktorlar işi bilmiyor.. Ahali kime inanacak!

Kamuoyu "Ulan ne reformmuş ama.." diye söylenmeye başlarken orta yol buldular.. Sayın Uluğbay canına kast eden eylemi gerçekleştirirken yatağında amuda kalkmıştı..

Böylece Hikmet Bey'in tetiği alttan sıktığı ancak kurşunun başına yukardan girdiği açıklaması yapıldı, kamuoyu sakinleşti..

Vergi işi tatsız iştir..
Rahmetli Abdülhamid'in devrinde bile ahalinin bu konuda mızmızlanması önlenemedi.. Oysa adamcağız tutmuş "Memlekette ne kadar fuhuş erbabı varsa kaydını tutun, hem sağlık kontrolünü yapalım hem de vergisini alalım.." demiş..

O devre göre reform..

Lakin tebasına o zaman dahi batmış bu yaklaşım.. Söylenme, vızvızlanma o kadar artmış ki sonunda Sultan'ın vergi reformu Şair Eşref'in diline düşmüş.. Eşref oturup;

"Vergi miktarı ol mertebe arttırılmalı ki.. / Sahib-i servet olanlar da züğürt kalmalı.. / Yalnız fahişeler vergisi haksızlık olur.. / Evlilerden de seviştikçe rüsum almalı.." demiş..

Bereket bizim hükümetin reform hamleleri işi, Şair Eşref'in tavsiye ettiği yerlere getirmedi..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır