kapat

22.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


İşte büyük tanıtım şansı

Turizmcilerden haklı olarak "kendilerinden kaynaklanmayan" krizin atlatılabilmesi için "tanıtım yapamıyoruz" feryatlarını duyuyoruz hergün.

Türkiye'nin tanıtım konusunda çok geri kaldığı, akıllı, mantıklı bir tanıtım yapılamadığı için sıkıntının daha da arttığı bir gerçek.

Ancak tanıtım deyince aklımıza "bol sıfırlı dolarlar" harcamak geliyor önce. Tüm Avrupa duvarlarını Türkiye afişleriyle donatmak, gazete ve dergilere reklâmlar vermek, hakkımızda olumlu haberler yayınlatmak önemli bir çözüm unsuru.

Ancak bir de hiç para harcamadan, doğal olanı sunmak, sunabilmek, bunu akıl etmek de gerekli.

Örneğin şu anda Türkiye'de çok önemli biri eski iki devlet başkanı tatil yapıyor. Birisi 4 yıl dünyaya hükmeden Amerika'nın eski Başkanı Bush, diğeri de Fransa'nın büyük çıkış yapmasını sağlayan Chirac.

Bu iki isimden daha büyük tanıtım olabilir mi? İnsanların Türkiye'ye gelmeye çekindikleri bir dönemde, "Güvenlik" açısından birinci derece sayılan iki devlet başkanının tatil için Türkiye'yi seçmesi az şans mı?

İşte ayağımıza kadar gelmiş bir tanıtım imkanı. İki başkanla ilgili haber filmleri bütün Avrupa'ya ve Amerika'ya servis yapılabilir. Hiç kuşkunuz olmasın ki, iki başkan da ülkelerinde çok seviliyor ve itibar görüyor. Bu nedenle iki başkanla ilgili tatil haberi, en ciddi kanallar da dahil olmak üzere bütün televizyonlarda yayınlanır, gazete ve dergiler tarafından kullanılır.

Ayrıca şu anda Türkiye'de sadece iki başkan tatil yapmıyor. Son iki ay içinde çok sayıda dünya ünlüsü Türkiye'ye gelerek tatil yaptı. Bu kişilerle ilgili haberler bir paket halinde dünya kanallarına ve gazetelerine gönderilmelidir. Turist her konuda "güven" arar. Hayranlık duyduğu insanların Türkiye'de tatil yaptığını görmek Batılı turisti olumsuz propagandalara karşı düşünmeye sevkedecektir.

MİT görevlileri çok mutlu
Adını kamuoyu gibi bizler de pek bilmiyorduk. Gerçi teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın ifadelerinde adı geçmiş birkaç kez ama, açıkçası bu adamın önemini anlamamız mümkün değildi.

PKK'nın Avrupa'daki en önemli adamlarından "Cevat Soysal" bundan 2-3 gün önce yakalanmış ve Türkiye'ye getirilmiş.

Öğrendiğime göre Soysal, PKK içinde çok güçlü. Cemal Bayık örgütün "beyin takımından." İdeolojik konularda tahliller yapıyor, örgütün terör eylemlerini milimi milimine planlıyor, adam seçiyor ve talimat veriyor. Bu nedenle adı ortalarda çok dolaşmıyor, militanlar kendisini tanımıyor, buna karşın tepe takımı çok iyi biliyor.

Soysal'ın yakalanıp Türkiye'ye getirilmesi MİT'te büyük mutluluk yaratmış. Dün konuştuğum MİT'e yakın bazı isimler "MİT'in son yıllarda yaptığı en başarılı operasyon bu oldu" dediler. MİT bu operasyona ne yerli, ne yabancı hiç kimseyi karıştırmamış. Tamamen kendi kadrosundan oluşan bir tim uzun süren bir takipten sonra terör örgütünün beyinlerinden henüz açıklanmayan bir yerde Cevat Soysal'ı köşeye sıkıştırmış.

Tıpkı filmlerde görülen bir operasyonla yakalanan Soysal çok gizli bir şekilde Türkiye'ye getirilmiş ve sorgulamaya alınmış.

Soysal'ın yakalandıktan sonra "Bülbül gibi" şakımış, pekçok önemli bilgi vermiş. MİT görevlileri "Önümüzdeki günlerde polise çok iş düşecek, bol bol tutuklama yapacaklar" diyorlarmış.

Bu arada MİT'e yakın bir kaynak "Bu operasyon MİT'in de yüz akı. Daha önce bazı operasyonlarda kullanıldığı söylenen kurumdışı bazı kişilere bu operasyonda hiç görev verilmedi. Hepsi devletin görevlisi olan özel tim tereyağından kıl çeker gibi teröristi alıp getirdi. Bu daha önce operasyonlara şurasından burasından bulaşan, sonra da kahramanlık taslayanlara çok iyi bir cevap oldu" dedi.

Bu iğrençliktir
Alpay Beşiktaş'ta oynuyordu. Geçen sezonda bir maçta Fenerbahçeli taraftarlar Alpay'ı protesto ederken kendilerini kaybetmişler ve eşi "Cansel" hakkında da ahlâksızca sözler sarfetmişlerdi. O zaman Fenerbahçe seyircisi için çok ağır bir eleştiri yazısı yazmıştım.

Alpay şimdi Fenerbahçe'de. Ve önceki gece yapılan maçta bu kez Beşiktaş seyircisi iğrenç bir tavır sergiledi. Alpay'ı protesto etmek adına hiç bir günahı olmayan eşini milyonlarca insanın önünde küfür yağmuruna tuttu.

Maçlarda taraftarların zaman zaman olumsuz sloganlar atması, stadyum heyecanı nedeniyle hoşgörülebilir. Zaten bu tür küfürlerin muhatapları da kulaklarını tıkar, olanı biteni duymazdan gelir.

Ama koro halinde bir futbolcunun eşine yönelik iğrenç sözler söylemek affedilemez.

Fenerbahçe yönetiminin "eski hatasını" affettirmek ve futbolcusuna sahip çıkması gerek. Ama burada asıl iş Beşiktaş yönetimine ve Başkan Seba'ya düşüyor. Seba'nın taraftarlar adına Alpay'dan ve özellikle eşinden kamuoyu önünde özür dilemesi gerek. Aksi halde bu iğrençlik spor tarihimizin kara bir lekesi olacaktır.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır