|
|
İki düşmanı var!
Anne adayı gebelik süresince "yetersiz beslenir" ve "stres" yaşarsa, çocuğun gelecekte kalp şeker ve kronik tansiyona yakalanma riski fazla
Bir insanın hayatı boyunca bazı hastalıklara yakalanıp yakalanmayacağının, ana rahminde geçirdiği dönemle doğrudan bağlantısı olduğu ortaya çıktı. Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden New Scientist'ın son sayısında yayınladığı geniş habere göre, insan sağlığı, ana rahminde adeta programlanıyor. Ve annenin bu dönemdeki tutumu, çocuğunun tüm hayatını etkiliyor.
Dünyanın değişik üniversitelerindeki araştırmalara dayanılarak hazırlanan haberde, öne çıkan iki önemli unsur var;
Dikkatli olun
Bunlardan ilki annenin gebelik döneminde yaşadığı stresin bebekte bıraktığı izler. Buna göre, stres annedeki bazı önemli hormonların bebeğin kanına geçiş sürecini yavaşlatıyor. Bu da bebeğin organlarının yeterince büyümesini engelliyor. Çocuk büyük ihtimalle normal kilonun altında dünyaya geliyor. Ana rahminde stresten etkilenen çocukların, ileriki yaşlarda "yüksek tansiyona" yakalanma riski önemli ölçüde artıyor.
Protein çok önemli
Bir diğer önemli unsur ise annenin gebelik döneminde çok düzensiz beslenmesi ve yeterli derecede protein almaması. Oregon Üniversitesi uzmanlarından Kent Thornburg yaptıkları araştırmaların sonucunu şöyle özetliyor: "Anne eğer yeterince beslenmediği için normal kilonun altında bir bebek doğurursa, dünyaya gelen insanın gelecekte 'kalp hastalığı'nın ve diyabetin pençesine düşme ihtimali çok fazla..."
Sigara bebeği zehirliyor...
Zaten insan sağlığı için tehdit unsuru olan sigara, özellikle hamilelik döneminde tam bir zehire dönüşüyor. Eğer anne adayı sigara içerse, dünyaya getireceği bebeğin geleceğini büyük riske sokuyor. Çünkü sigara bebeğin büyümesi için gerekli oksijen yollarını önemli ölçüde kesiyor ve karbon monoksit oluşmasına imkan sağlıyor. Ayrıca çeşitli zehirli maddeleri bebeğin bünyesine aşılıyor.
Ne yapmak gerek?
Gelişmemiş ülkelerde kalp hastası sayısının gelişmiş ülkelere oranla çok daha fazla olduğuna dikkat çeken Amerikalı uzmanların anne adaylarına uyarısı ise oldukça basit; "Kesinlikle stres ve üzüntüden uzak durun. 9 ay boyunca hayatınızın en sakin dönemini geçirmeye çalışın. Düzenli beslenin. Çocuğunuz için gerekli oranda proteini mutlaka alın..."
Uzmanlar ayrıca normal kilonun altında doğan çocukların sağlık durumunun gelişim sürecinde sürekli takip edilmesi gerektiğini de vurguluyor.
Belçika'daki Katolik Üniversitesi uzmanlarından Joseph Hoet ise, hamilelik döneminde annenin amino asit içeren yiyecekleri gözardı etmemesi gerektiğini vurguluyor. Hoet'e göre özellikle hayvansal gıdalardan alınacak amino asitler bebeğin gelişiminde önemli rol oynuyor. Çünkü bu madde pankreastaki beta hücrelerinin gelişmesini sağlıyor.
Zayıf doğup hızlı gelişen risk altında
SOUTHAMPTON Üniversitesi uzmanlarından David Baker ve ekibinin Finlandiya'da yaptığı araştırma, ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. Buna göre, dünyaya geldiğinde zayıf olan bebekler, gençlik çağında hızlı bir gelişim gösterirse, kalp hastalığı riski çok daha artıyor. Bu durum özellikle erkeklerde fazla görülüyor. İsveç'te yapılan farklı bir araştırmaya göre de, zayıf doğup hızlı gelişenlerde yüksek tansiyon çok sık görülüyor.
Böbrekler de ana rahminde zarar görüyor
CAMBRIDGE Üniversitesi uzmanlarından Nick Hales, hamilelikte kötü beslenen annelerin bebeklerinde, böbrek hücrelerindeki telomerlerin kısa olduğunu belirledi. Hücre DNA'sının bir parçası olan telomerler ne kadar büyükse, hücre o kadar fazla bölünebiliyor, dolayısıyla ömrü de uzun oluyor. Kötü beslenme telomerleri kısalttığı için böbrekler görevini tam olarak yerine getiremiyor ve vücutta kan basıncını gerektiği gibi ayarlayamıyor.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|