BRÜKSELÑAvukat Fikriye Güzel Belçika vatandaşı. Fikriye Güzel "aile birleşmesi hakkı" tanınmayan bir Türk işçisinin Belçika İçişleri Bakanlığı'na karşı açtığı davayı kazandı. Sonuç:
Fikriye Hanım Belçika İçişleri Bakanlığı'nın mobilyaları için haciz kararı aldırdı, mahkeme ayrıca günde 50 bin Belçika Frangı da (yaklaşık 510 milyon TL) ceza yazıyor...
Avrupa Birliği ülkelerinde üç milyona yakın Türk vatandaşı yaşıyorsa Türkiye-AB ilişkileri siyasetten ibaret olamaz. "Avrupa Türkleri" yavaş yavaş sosyal haklarından haberdar olmaya başlıyorlar...
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Anlaşması'ndan doğan bir ortaklık hukuku olduğunun farkına varıyorlar... Bu hukukun Avrupa'daki Türkler'in haklarını teminat altına alan bir sosyal boyutu olduğunu görüp, Lüksemburg'daki Avrupa Birliği Adalet Divanı'na başvuruyorlar...
Halen Adalet Divanı'nda Türk vatandaşlarının açtığı 10 dava var, 15 dava da sonuçlanmış. Arkasının çorap söküğü gibi geleceğinden de kimsenin kuşkusu yok, çünkü artık Türk devleti de bu alanda vatandaşına sahip çıkmaya başladı. Avrupa Birliği ülkelerindeki Türk Çalışma ataşeliklerine bağlı birer hukuk danışmanı kadrosu açılması planlanıyor.
Brüksel'de geçtiğimiz salı günü AB Adalet Divanı'nda Türkler'in açtığı davalarla ilgili bir seminere katıldım. Türk işçilerinin sosyal hakları daha 1980 yılında toplanan Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nde (o zamanki adıyla AET) kabul edilen 1/80 ve 3/80 sayılı kararlarla teminat altına alınmış. Ancak bu kararlar üye ülkelerde uygulanmıyor, çünkü üye devletler 20 yıldır bunun uygulama tüzüğünü çıkarmamışlar. Alın işte size insan hakkı dendi mi kendine toz kondurmayan Avrupa'nın durumu!
İşte tam da bu noktada Adalet Divanı'nda açılan davaların sonuçları üye ülkeler üzerinde baskı oluşturuyor. Zira Divan, Ortaklık Konseyi kararına bakarak karar veriyor. En son Sema Sürül adlı vatandaşın açtığı dava 4 Mayıs 99'da sonuçlandı.
Sürül kararı, 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararının üye ülkelerde uygulanması gerektiğini gösterdi. Buna göre Türk vatandaşı işçiler sosyal güvenlikte AB vatandaşı işçilerle aynı haklara sahipler.
Başka bir deyişle, bulunduğu ülkede sosyal güvenlik haklarının ihlal edilen her Türk vatandaşı, 3/80 sayılı karara dayarak bulunduğu ülkede dava açabilecek.
Sürül kararı sayesinde Almanya'da çocuk parası alamayan sınırlı ikamet iznine sahip çok sayıda Türk Alman mahkemelerine başvurup bu ödeneği alabilecek. İngiltere Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu kararı hemen uygulamaya başladı bile.
Siyasi ilişkilerde haciz mantığı uygulayan Avrupalılara Türkiye ile AB hukukukun bir de sosyal yanı olduğunu ve sosyal hakların insan hakkı kapsamına girdiğini hatırlatmanın zamanı çoktan gelmişti.