kapat

14.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İkinci hayata merhaba
Hikmet Uluğbay mucize gibi iyileşerek taburcu oldu, Başbakan Ecevit "Allah'a şükürler olsun" dedi ve Uluğbay'a eşi ve çocuklarıyla "uzun ömürler" diledi

İntihara teşebbüs eden ve çenesinden giren kurşun alnından çıkan Hikmet Uluğbay, 1 haftada mucizevi bir şekilde iyileşti. Uluğbay, dün takım elbiseli olarak yanında eşi ve Başbakan Bülent Ecevit'le birlikte hastaneden ayrıldı. Dilindeki dikişler nedeniyle zor da olsa konuşabilen ve rahatlıkla yürüyen Uluğbay'ın yüzündeki yara izleri sanki çok daha basit bir olaydan kaynaklanmış gibiydi.

Uluğbay'ın dün hastanedeki son ziyaretçileri Ecevit'in yanısıra Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem oldular. Uluğbay daha sonra eşi Nedret Hanım ve Ecevit'le birlikte hastanenin ana kapısından çıktı. Ecevit, kapıda bekleyen gazetecilere "Siz de burada uzun süre nöbet tuttunuz" dedi ve şöyle devam etti:

"Gördüğünüz gibi üzücü olaydan 8 gün sonra değerli arkadaşımız devlet adamı Hikmet Uluğbay, sapasağlam karşınızda. Kendisini 'Allah'a şükürler olsun' diyerek kutluyorum. Başta Prof. Haberal olmak üzere Başkent Hastanesi'nin çok değerli personeline, tüm hastane personeline teşekkür ediyorum."

"Uzun ömür diliyorum"
Hikmet Uluğbay'ın birkaç yıllık siyasal yaşamında Türkiye'ye çok büyük hizmetlerde bulunduğunu belirten Ecevit, şunları söyledi:

"Özellikle Türkiye'nin geleceğini kurtaracak olan eğitim reformuna çok büyük katkılarda bulundu. Bu katkıları her zaman şükranla anılacaktır. Ayrıca kendisi, Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük ekonomistlerden biridir. Yalnız bir eğitimci olarak değil, ekonomist olarak da Türkiye'nin sorunlarının çözümüne şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da çok değerli büyük katkılarda bulunacaktır. Kendisine, eşiyle, çocuklarıyla, kardeşleriyle ve bütün aile üyeleriyle birlikte uzun ömürler, sıhhat, mutluluk ve başarılar diliyorum."

Uluğbay teşekkür etti
İntihar girişiminden sonra ilk kez kamuoyunun karşısına çıkan Uluğbay da kısa bir konuşma yaparak tedavisinde emeği geçenlere teşekkür etti. Uluğbay daha sonra, eşi Nedret Uluğbay'la birlikte protokol sıralamasına göre 10 numara olan kırmızı plakalı makam aracına binerek Ümitköy'deki Beta Sitesi'nde bulunan evine gitti.

Ecevit ise Uluğbay'dan sonra tekrar hastaneye girerek, Başhekim Prof. Dr. Mehmet Haberal ile kısa bir görüşme yaptı ve teşekkürlerini iletti.

"Artık bitsin lütfen"
Yol boyunca Bakan Uluğbay'ın aracını takip eden basın mensupları, Uluğbay'ı eşi ile birlikte Ümitköy'deki Beta Sitesi'ndeki evlerinin girişinde yakaladılar. Bakan Uluğbay, karşısında büyük bir medya ordusu görünce oldukça şaşırdı.

Uluğbay, gazetecilerin "Nasılsınız?" sorusunu "İyiyim, iyiyim, teşekkür ederim, sağolun" diyerek yanıtladı. Uluğbay, gazetecilerin "Tatile çıkacak mısınız?", "Görevinize devam edecek misiniz?" sorusunu ise yanıtlamadı ve "Teşekkür ederim" demekle yetindi. Nedret Uluğbay da gazetecilere, "Artık size de bize de geçmiş olsun. Artık, siz de istirahat edin, biz de istirahat edelim" dedi.

Basın mensupları soru sorma çabalarını sürdürürken, polis memurları ve korumaları araya girerek, Uluğbay'ı kalabalığın içerisinden çıkardılar.

"Zor konuşmasının nedeni mekanik"
Prof.Dr. Nur Altınöz, SABAH'a yaptığı açıklamada Hikmet Uluğbay'ın durumunun çok iyi olduğunu belirterek dili hariç tüm dikişlerinin alınarak taburcu edildiğini söyledi.

Dildeki dikişlerin de bir-iki gün içinde alınacağını belirten Altınöz, Uluğbay'ın bir süre dil egzersizi yapması gerektiğini anlattı. Altınöz, "Uluğbay'a dil egzersizi verildi. Yapacakları bir sayfalık liste halinde kendisine verildi. Ayna karşısında dilini çıkaracak, hareketler yaptıracak. Dilini dudağına dokunduracak. Kendi kendine yapacağı basit egzersizler bunlar" dedi.

Vücudunun başka hiçbir yerinde başka bir yaralanma olmadığını vurgulayan Altınöz, Uluğbay'ın durumunun çok iyi olduğunu tekrarladı. Zor konuşmasının ise "mekanik" ve geçici bir sorun olduğunu ifade eden Altınöz, "Beyinden kaynaklanan bir zarardan dolayı zor konuşmuyor. Tabii dili biraz da şiş, ödemli. Dikişler var. Bunlardan dolayı zor konuşuyor" dedi.

Hangi operasyonlar yapıldı?
Kafatasında ve beyninde hasar olmadığı belirtilen Uluğbay'a 8 gün önce yapılan operasyonlar ve son durumu şöyle:

* Alındaki mermi çıkış deliği dikildi.

* Dil, çene, burun kemiğindeki kırık, boğazdaki, çene altında ve damaktaki yaralara cerrahi müdahale yapıldı.

* Çene altı dikildi. Ağız tabanındaki yara dikildi. Dildeki parçalanma damaktaki delik ve parçalanma dikildi. Burun tabanındaki parçalanma dikildi. Mermi geçerken burun sırtındaki dokulara verdiği hasar onarıldı. Burun ve damaktaki parçalanarak kullanılamaz hale gelen dokular yerine komşu dokular kaydırıldı. Kırılan burun kökü kemiği de alçıya alındı.

* Doku parçalanması, kopma veya ayrılma olmasa da dilde oluşan kesiler dikildi.

* Çene altındaki tahribat da dikişle onarıldı.

* Dün sabah dildeki birkaç dikiş dışında tüm dikişler alındı.

* Psikiyatri tedavisi yapıldı.

Uluğbay'ın en sıcak 8 günü
6 TEMMUZ gecesi intihar girişiminde bulunarak şok etkisi yaratan Hikmet Uluğbay, hayatının en sıcak günlerini son 8 gün içinde yaşadı. 8 gün süreyle yattığı hastane ilk günden itibaren yoğun bir ziyaretçi akınına sahne oldu. Başbakan Bülent Ecevit, 8 gün içinde tam 8 kez Uluğbay'ı ziyaret etti. Uluğbay'ın en sadık ziyaretçisi ise Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'dı. Özkan çoğu zaman günde birkaç kez Uluğbay'ın ziyaretine geldi. 6 Temmuz'dan bu yana Uluğbay'ın yaşadıkları gün gün şöyle:

* 6 Temmuz Salı: Gece 00.45'te Smith Wesson marka silahını çenesine sıkarak intihar girişiminde bulunan, silahı ikinci kez ateşleme girişimi oğlu tarafından engellenen Uluğbay, olayın hemer ardından önce Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada ilk müdahale yapıldı. Solunum yolunda biriken kan boşaltıldı, ancak solunum cihazı bulunmadığı için Başkent Hastanesi'ne sevkedildi.

* 7 Temmuz Çarşamba: Dr. Dilek Karaaslan, dildeki parçalanma ve kurşunun damakta yarattığı kanama nedeniyle boğazında oluşan kan pıhtısını temizledi ve solunum tüpü taktı. Bunun hemen ardından da Uluğbay, Beyin Cerrahisi Anabilim dalı Başkanı Prof.Dr. Nur Altınörs ve KKB Bölüm Başkanı Levent Özlüoğlu, Doç. Dr. Tan Ergin, Dr. Bahadır Akkuzu, Doç. Dr. Aslı Dönmez ve Dr. Dilek Karaaslan'dan oluşan ekip tarafından 01.00'de ameliyata aldı. Ameliyat 04.00'te sona erdi.

Kritik günler
Uluğbay, yoğun bakımda 72 saatlik kritik dönemi atlatması için gözlem altına alındı. Karaciğer ve böbrek nakli ameliyatlarıyla tanınan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Haberal'ın da katıldığı ameliyattan sonra Uluğbay dinlenmesi ve acı hissetmemesi için gün boyunca uyutuldu. Bu süre içinde boğazına takılan solunum tüpüyle nefes alıp verebildi ve serumla beslendi.

Ve ilk konuşması...
* 8 Temmuz Perşembe: Uzun süre konuşamayacağı sanılan Hikmet Uluğbay ilk kez konuştu. Şuuru yerine gelen Uluğbay, ilk kez eşi Nedret Uluğbay, oğlu Burak, ağabeyi Ragıp Uluğbay, Başbakan Bülent Ecevit ve doktorlarıyla konuştu. Uluğbay öğleden sonra saatlerinde de ilk kez yürüdü. İnce bir boruyla ağızdan sıvı gıdayla beslenmeye de başlayan Uluğbay, yatağında yarı oturur vaziyette durabildi.

"Tetiği ben çektim"
* 9 Temmuz Cuma: Uluğbay'a akciğer egzersizlerine de başlandı. Fizik tedavisine de başlanan Uluğbay'ın konuşma ve yürüme egzersizleri artırıldı. Uluğbay'ın sıvı gıdalarla beslendiği ve mönüsünün su ve kompostodan oluştuğu açıklandı. Uluğbay, intihar olayını soruşturan savcı Tayfun Sağıroğlu'na ifade vererek "Tetiği ben çektim" dedi ve kuşkuları sildi. Ayrıca Uluğbay'ın eşi ve oğlunun ellerinde barut izi olmadığı saptandı.

Psikiyatri tedavisi
* 10 Temmuz Cumartesi: Uluğbay'ın travma sonrası stres nedeniyle psikolojik destek tedavisi gördüğü açıklandı. Burundaki tamponlar çıkarıldı. Yürüyüş yaptı. Uluğbay'ın mönüsü genişletilerek, su, süt, komposto ve muhallebi de verilmeye başlandı.

* 11 Temmuz Pazar: Ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde iyileşmesine paralel olarak konuşması da gelişti, ancak fazla zorlamamak için uzun süreli konuşmalar yapmasına izin verilmedi.

* 12 Temmuz Pazartesi: Uluğbay daha da iyileşti ve ertesi gün taburcu edilebileceği açıklandı. Bu arada Savcı da soruşturmayı tamamlayarak takipsizlik kararı verdi.

* 13 Temmuz Salı: Hikmet Uluğbay, dikişleri alındıktan sonra taburcu edildi ve ambulansla geldiği hastaneden makam otomobiliyle ayrıldı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır