Otomotiv sektörü, Türkiye'nin "lokomotif" sektöründen biri. Önemli ve rekabetçi bir "yan sanayi potansiyeli" bulunan sektör, çok iyi eğitilmiş olan tecrübeli insan gücüne sahip. Olumsuz koşullara rağmen "teknoloji yatırımları" sürekli devam eden ve ülkemizdeki teknolojik gelişmelere de katkıda bulunan sektörde, "yabancı ortakların" uluslararası rekabet gücünün olması ve dış ticaretteki "ihracat potansiyeli" otomotiv sektörünün ülke ekonomisindeki yerini ve önemini net olarak ortaya koymaktadır.
Sektörün bir diğer olumlu yönü de "vergi gelirleri" açısındandır. Tamamına yakın kısmı "kayıt altında olan üretim ve ticari faaliyet" nedeniyle çok önemli bir gelir kaynağını oluşturuyor.
Vergi yükü
Otomotiv sektöründen elde edilen vergi gelirlerinin önemini vurgulayabilmek için, diğer ülkelerle kıyaslamalı olarak vergi yükü oranlarını ortaya koymakta yarar var.
Görüldüğü gibi, otomobil alan bir kişinin, yaptığı ödemenin, yaklaşık "yarısı" hatta yüksek silindir hacimli olanlarda "dörtte üçü" vergiye gitmektedir.
Kuşkusuz olay bununla da bitmiyor. Akaryakıt Tüketim Vergisi'nden tutun da, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne kadar çeşitli adlar altında, değişik vergilerde sürekli olarak alınmaya devam ediyor.
Ek Vergi kolaylığı
Geçtiğimiz Nisan ayında, bazı otomobillerde "üç ay süre ile" yüzde 12'den yüzde 6'ya indirilen "Ek Taşıt Alım Vergisi" durgun bir dönem yaşanan sektörde az da olsa bir "canlanma" meydana getirdi. Bu olumlu gelişmenin devamı için 1 Temmuz'dan itibaren bu indirim üç ay daha uzatıldı.
Maliye'nin sektöre olan bu sıcak tebessümüne bağlı talep artışı, doğal olarak otomotiv sektöründen sağlanan vergi gelirlerini de artırdı.
Şu anda pazarda çok yüksek düzeyde stok var. Talebi baskı altında tutan engeller giderilmek suretiyle, sektörde bir canlanma yaratılması, buna bağlı olarak vergi gelirlerini de artıracaktır.
Bunun için;
* Motorlu taşıt araçlarında, vergilerin kademeli olarak indirilmesi,
* Minibüste yüzde 6 Ek Taşıt Alım Vergisi'nin bütünüyle kaldırılması,
* Eski araçların trafikten çıkarılmasında özel teşvik uygulanması,
* Devlet alımlarında yerli üretimin özendirilmesi ve zorunlu kılınması,
* Halk Bankası tarafından, araç yenilemek amacı ile şoför esnafına yeni kredi olanakları sağlanması,
* Ticari araçların taksitli satışlarında, vade farkına KDV uygulamasının kaldırılması,
* Aylar önce otomobil alanların fişlendiği ve "Nereden buldun?" sokrusunun yöneltileceği şeklinde talihsiz açıklama, sektördeki durgunluğun önemli bir nedeni olmuştur. Tabloda da belirtildiği gibi, otodaki vergi yükü yüzde 45-82 oranındadır. Bu geliri azaltmanın bir anlamı olmadığından, otomobil alanların "fişlenmediğinin" yetkililerce biran önce açıklanarak bu yöndeki kuşkuların giderilmesi,
Bu konuda alınabilecek önlemlerden bazılarıdır.
Ekonomik durgunluğu aşabilmek, ekonomide canlılık yaratabilmek, özellikle lokomotif durumundaki bazı sektörlere verilecek desteklere ve ilgiye bağlı. Tüm bunların sonucunda da; üretim de, talep de, istihdam ve devletin gelirlerinde artış olacaktır. Zaten asıl hedef de bu olmalıdır...