kapat

01.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Ankara'da yapılan reform mudur Demirel'in kirini süpürmek mi?

Yeni Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, bellemesi kuvvetli, hiç uzmanı olmadığı konuda hemen öğreniyor ve TV ekranlarına saatlerce çıkarak anlatıyor.

Anlattığı: Sistem çöktü.

Peki ne yapalım?

Büyük özveri yapalım.

Sistemi kurtaralım..

38 yaşında emekli olmayalım.

62 yaşında emekli olalım.

14 yıl prim ödeyip, 30 yıl emekli maaşı almayalım.

30 yıl prim ödeyelim.

14 yıl emekli maaşı alalım.

14 yılın sonunda ölelim.

Tamam bu özveriyi gösterelim.

Zaten bu çağda 38 yaşında emekli olmak, 14 yıl prim ödeyip, 30 yıl emekli maaşı almak da ayıp bir şey fakat Meclis de özveri yapsın, büyük savurganlığından vazgeçsin, 36 bakanlık 12'ye insin. DPT eski Müsteşarı Yıldırım Aktürk'ün "Bugün devlet kadrolarına yerleşmiş maaş alan 800 bin dolayında aylak karga var. Bunlar yemini yiyor, ama üretimleri sıfır. İşte bu yüzden herkes devlete kapağı atmak istiyor" diyerek altını çizdiği politikacı dalkavuğu, sömürgen kargalardan kurtulma reformu niçin yapılmıyor.

Ben söylemiyorum.

Devletin DPT müsteşarı, " Devlette 800 bin aylak karga var" diyor.

***

İyi anlaşalım:

Dürüst olalım...

Emeklilik yaşının 62'ye çıkartılması bizim yeni Sosyal Güvenlik Bakanı'nın vizyonundan çıkma bir reform anlayışından çok IMF'nin "Dibiniz delindi, kapatın yoksa size yardım yok artık..." diyerek alarm vermesinden geliyor. Çünkü Yeni Bakan Yaşar Okuyan, ilk çıktığı TV konuşmalarında " Emeklilik yaşı 60 olmalı... Prim ödeme süresi de 7 bin 200 olmalı..." diyordu fakat sonra IMF ile birebir yüzleşen diğer Bakan Hikmet Uluğbay ile görüştükten sonra; " Yaş 62 olmalı... Ve de prim ödeme süresi 10 bin 800 olmalı...." demeye başladı.

Anladık dibimiz delinmiş.

Dibimizi kapatalım.

Fakat buraya nerelerden geldik, dibimizi kim nasıl deldirdi onu da iyice anlayalım. 1950 yılında SSK Emeklilik Kanunu çıktığında kadın-erkek ayırımı zaten yoktu. Kadın da erkek de 60 yaşında emekli olabiliyordu. Sonra Süleyman Demirel dönemlerinde sistem, oy uğruna, iktidar uğruna, iktidara yakın işveren, holding peydahlatma uğruna dibinden dibinden tırtıklanmaya başlandı. Kaçak işçi çalıştırmaya göz yumuldu, aktuerya hesapları atıldı SSK çiftlik mantığıyla yönetilmeye başlandı. 1965 -1993 arası devlet bankalardan çok yüksek faizle borçlanırken SSK'nın fonları çok düşük faizlerle kapatıldı. Demirel, 1980 öncesi işçiyi, memuru, çalışanı miskinliğe, tembelliğe, az çalışmaya ışınlayıp oy alabilmek için "erken emeklilik" diye bir havuç uzattı, sistem dibinden iyice delindi. İhtilal oldu. Turgut Özal, emeklilik yaşını yeniden yükseltti. Fakat Demirel ile Erdal İnönü bir olup emeklilik yaşını yeniden 38'e indirdiler. Sistemin dibini iyice deldiler. Demirel, milleti 38 yaşında emekli etti, kendi 75 yaşında emekli olmam diyor.

***

İyi anlaşalım.

Dürüst konuşalım.

Tamam dibimiz delinmiş. Toparlanmak için emeklilik yaşı yükseltilmeli, prim ödeme süresi uzatılmalı fakat bizdeki şartları da gözönünde tutmak gerekiyor. Türkiye'de işe başlama yaşı 12'dir. Dolayısıyla 18-20 yaşında ve iyi şartlarda çalışmaya başlayan Avrupalı ile kıyaslama yaparken adil olmak gerekiyor. Türkiye'de insanların daha çocuk yaşta, sigortasız, asgari ücretin altında, kötü çalışma koşulları içinde çalışmaya başladığını ve 50'sine geldiğinde de ne başında saç, ne ağzında diş, ne belinde kuvvet, ne gözünde fer kalmadığını da görmek gerekiyor. İşçi sendikalarının verdiği bilgi doğruysa şu anda 4.5 milyon kaçak, sigortasız çalışan işçi var. Ayrıca İLO sözleşmesinde öngörülen iş güvencesi maddesine de uyulmuyor. Devlete kapağı atabilen 62 yaşına kadar çalışabiliyor fakat özel sektör eğer yararlanamayacak durumdaysa kimsenin yaşına bakmadan 45'inde işten atıveriyor. Ortalama çalışma süresi, ortalama yaşam süresi, sendikal haklar açısında da bir yığın eksiklik, olumsuzluk içeren bu ülkede Yaşar Okuyan, yaptığı reform tasarısına önce işsiz kalacaklara 1 yıl süreyle işsizlik aylığı ödeme maddesi koyuyor, sonra IMF kızmış olmalı ki, dün bu maddeyi de tasarıdan çekip atıyor.

İyi anlaşalım.

Dürüst olalım...

Ve Yaşar Okuyan'ı sorgulayalım: Yapılan refor mudur? Yoksa Demirel'in açtığı deliği kapatmak mı?

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır