İki barış adamı... İsmail Cem ve Yorgo Papandreu. Biri Türk diğeri Yunan Dışişleri Bakanı. İkilinin iki aydan bu yana devam eden mektup trafiği dün ilk meyvasını verdi. Cem ve Papandreu, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın davetlisi olarak gittikleri New York'ta masaya oturdu. 1974 Kıbrıs çıkarmasından bu yana iki ülke ilişkilerinde ilk kez bu denli yakınlaşma meydana gelirken, Cem ile Papandreu iki ülke arasındaki önyargılar ve karşılıklı suçlamalar yöneltme taktiğinden uzak Salı akşamı Pier Oteli'ne yerleştiler. Görüşmeler için iki bakanın da olumlu ve umutlu bir hava içinde oldukları gözlendi. Çarşamba sabahı yapılan toplantılarda konu Kosova kriziydi. Öğleden sonra Türk-Yunan ilişkilerinin ele alındığı bir görüşme yapıldı. Yunan bakanla birlikte görüşmelere kalabalık bir gazeteci topluluğunun gelmesi, Yunan tarafının da Cem-Papandreu arasındaki görüşmelerinden umutlu olduklarının kanıtı olarak yorumlandı. Amerika'nın da önem verip desteklediği New York görüşmeleri sonrası neler olabilir? Uzmanlar bunu şöyle yorumluyorlar: İlk aşamada Türk ve Yunan Dışişleri Bakanlıkları müşteşarlarının başkanlığında birer hayet oluşturulur. Ve heyetler, teröre ve kaçakçılığa karşı ortak mücadele dahil Türkiye ile Yunanistan arasında her bir alanda yapılan ve yapılacak olan işbirliğinin, teşvik edilmesini ve güçlendirmesini öngören konuları ele alır...
Öte yandan Yunan basını da ağız değiştirmeye başladı. Exusia gazetesi dünkü sayısında "Türk-Yunan ilişkilerinde 25 yıldır kaçan fırsatlar" başlıklı haberinde 80'lerin başbakanı Andreas Papandreu'nun Türk-Yunan ilişkilerine sırt çevirmesine yer verdi. Başbakan Kostas Simitis'in ise Türk-Yunan ilişkilerine daha kaliteli bir boyut kazandırdığını belirten yazı, buna karşın Simitis'in Kardak, S-300 füzeleri ve Öcalan krizi gibi istek dışında kaydedilen gelişmeleri atlatmayı başardığına dikkat çekti.
Bölge güvenliğini düşünüyorlarmış
YUNANİSTAN'IN İran ve Ermenistan ile 1996'da geliştirdiği temaslar, Yunan Savunma Bakanı Akis Çohaçopulos'un Tahran ziyaretiyle sürdürülüyor. İran'lı meslekdaşi Ali Şamkhani'nin davetlisi olan Çohaçopulos, "İki ülke arasında askeri ve kültürel dahil her alanda işbirliği yapılacağını" açıkladı. Yunan bakan söz konusu işbirliğin Türkiye'yi rahatsız edebileceği yolundaki görüşler için de "böyle bir işbirliğinin üçüncü ülkelere karşı yapıldığının algılanması hata olur" dedi ve ekledi: Biz bölgedeki barışın ve istikrarın korunması gibi, kriz merkezlerinin bastırılması amacıyla işbirliğini öngördük!.. Yunanistan'ın İran ve Ermenistan gibi Türkiye'nin pek de dostane ilişkiler içinde bulunmadığı ülkelerle geliştirdiği bu yakın ilişkiler ilk bakışta, Türkiye'yi hedef aldığı şeklinde algılanıyor. Ancak Batı, yine Atina'nın Türk-İsrail yakınlaşmasına karşı böylesi bir arayış içinde girmesini "doğal" karşılanıyor. Çohoçopulos, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana Tahran'ı ziyaret eden Batı'lı savunma bakanı oldu. Yapılan anlaşma çerçevesinde Tahranlı yetkililer de 12 Temmuz'da Atina'ya gelecek.
Stelyo BERBERAKİS
İran-Yunanistan savunma ittifakı
Yunan Basını: "Simitis 1 numara"
EXUSİA Gazetesi: Türk-Yunan ilişkilerinde 25 yıldır fırsatlar kaçıyor. 80'li yıllarda Başbakan Andreas Papandreu'nun Türk-Yunan diyaloğuna sırt çevirmesi zarar getirdi. Başbakan Kostas Simitis ise ilişkilere daha kaliteli bir boyut kazandırdı. Hatta Simitis'in Kardak, S-300 ve Öcalan krizi gibi istek dışı olan gelişmeleri atlatmayı başardı. Türkiye ile yeni bir diyalog sürecini başlatma cesaretini gösterdi.
"Cesaret verici"
AMERİKA'NIN Atina büyükelçisi Nicholas Burns, TO VİMA gazetesine iki ülke arasındaki anlaşmazlıklara rağmen, iki bakanın aynı masaya oturup tartışmayı kabul etmelerini "son derece cesaret verici bir gelişme" olarak açıkladı. Ne var ki, Simitis'in ve Yorgo Papandreu'nun bu öncülüklerine hâlâ karşı çıkanlar var. Türkiye ile hiç bir ilişki kurulmasını istemeyen bir kesim, hâlâ "Türkiye'de insan hakları ihlalleri var" kisvesinin ardına sığınarak Başbakan Simitis'e muhalefet yapıyorlar.