|
|
Evet, hayır, eğer, olabilir...
Enine boyuna düşünmeden, yeni bir başlangıç yapmanın sonuçları ağır olabilir. Fakat fazla ince eleyip sık dokumanın da çözüm olmadığının farkındayız. Öyleyse?..
erhangi bir karar almadan önce ne kadar düşünüyorsunuz? Günlerinizi, aylarınızı, yıllarınızı bir "tasarı sürecinde" mi geçiriyorsunuz? Yoksa anında karar vermekle mi ünlüsünüz? Herkesin, yaşadığı "karar aşaması", bakış açısı, olayları değerlendirme yöntemi, hayat standardı farklı. Elbette ki, doğru orantılı olarak, verdikleri kararlar da...
Önemli bir karar arifesindeyseniz, her şeyden önce sakin olmaya çalışın. Sonra, aşağıdaki şıkları bir gözden geçirin. İşinize yarayacaktır...
Rahatlayın, evinizdesiniz...
Karar vermeniz gerek, stres altındasınız... Bir an için boşverin ve rahatlamaya çalışın. Hâlâ evdesiniz; yaşadığınız yerde... Sabahları aynı saat çalıyor; gözünüzü açtığınızda tanıdık nesnelerle karşılaşıyorsunuz. Bunları düşünerek, çok istediğiniz bir şeyin hayalini kurarak (ama bu hayal, lütfen üzerinde çalışmakta olduğunuz işle ilgili olmasın) kafanızdakini bir an olsun atmayı deneyin. Daha zamanınız var; paniğe, telaşa gerek yok.
Giyim bile sorun olabiliyor...
Evden çıkmanız gerek. Ama ne giyeceğinize bile karar veremiyorsunuz. Neden bu basit sorunu bile bu kadar büyütüyorsunuz? Tamam sizin için önemli bir gün olabilir ama azıcık rahatlayın artık. Toplantınız mı var, o zaman biraz ciddi bir kıyafet seçin; ya da daha önce hiç giymediğiniz bir takım... Panik içinde düşünürseniz giyecek hiçbir şey bulamazsınız; bunu siz de biliyorsunuz.
Mükemmeli aramayın...
Mükemmeliyetçi bir yaklaşım güderseniz, asla mutlu olamaz, aradığınızı bulamazınız. Unutmayın ki, "mükemmel", yalnızca sözlüklerde yer alan bir kelimedir. Her şeyin bir kusuru, herkesin bir hatası bulunur. Yeni bir eve taşınacaksınız, duvar kağıdı seçmelisiniz. Ama bir türlü rek beğenemiyorsunuz. Tamam düşünün; ama haftalarınızı da buna harcamayın. Yapacağınız onca iş varken, vaktinizi duvar kâğıdı seçmekle harcamayın.
Bilgi toplamaya çalışın...
Eğer tek başınıza karar veremeyeceğinizi düşünüyorsanız, konuyla ilgili mümkün olduğu kadar bilgi toplayın. Örneğin yeni bir iş teklifi aldınız; iş hakkında araştırma yapın. Çalışanlarla konuşun, projeler hakkında fikir edinin...
Arkadaşlarınıza sorun...
Bilgi topladınız ama hâlâ karar veremiyorsunuz. O zaman arkadaşlarınıza ya da ailenize danışın. Onlar size kesinlikle yardımcı olurlar. Sizin fark edemediğiniz bazı püf noktalarını, sordukları sorular ya da önerdikleri fikirlerle su yüzüne çıkarırlar. Ancak, dikkat etmeniz gereken bir husus da var: Kendinizi baskı altında hissetmeyin ve sizi çok fazla etkilemelerine izin vermeyin. Bir süre sonra, ister istemez bildiklerinizi de unutup, kendi fikirlerinizi savunmaktan vazgeçebilirsiniz.
Kendinize güvenin...
Madem sizin karar vermeniz gerekiyor, o zaman ayaklarınızın üstüne sıkı sıkı basın. "Ne yapacağım, nasıl karar vereceğim...." gibi düşüncelere fazla kapılmayın çünkü kendinize olan güveninizi yitirebilirsiniz. İçinizden gelen sese kulak verin. Kalbiniz ve mantığınız çakışıyorsa, iyi düşünün. Bazen sadece mantıkla hareket etmek hiç de iyi sonuçlar doğurmuyor. Verdiğiniz karara önce kendiniz inanın ki, diğerleri arkanızda olsun.
Birçok alternatif varsa...
Size fazlaca seçenek sunuldu; arasından birini seçmelisiniz. İşte şimdi düşünme, o iş üzerinde yoğunlaşma zamanı. Mantığınızdan, o güne kadar öğrendiklerinizden, deneyimlerinizden faydalanın. Eğer istemediğiniz durumlarla karşılaşırsanız gücünüzü kaybetmeyin ve asla vazgeçmeyin. Çünkü bir kez vazgeçerseniz ve bir daha önünüze böyle bir seçenek sunulursa o zaman işiniz sandığınızdan daha zor olur.
Şikayet etmeyin...
Karar verememekten asla şikayet etmeyin, çünkü şikâyet ettikçe işiniz zorlaşacak. Kötü bir durumda olsanız bile bunu fazla yansıtmayın çünkü herkes size acımaya, yardım etmeye başladıkça kendinizi daha zavallı ve kötü hissedeceksiniz; yükünüz daha da ağırlaşacak.
Pişman olmayın....
Yaptıklarınız için değil, yapmadıklarınız için pişmanlık duyun. Sizi sonradan üzen bir şey yapmış olsanız bile pişman olmayın; en azından, olmamaya çalışın. Unutmayın ki, tecrübe sahibi olmak için hata da yapmak gerekir. Önemli olan, hatalardan ders almayı bilmektir. Hatalarınızın başarınızı gölgelemesine izin vermeyin.
Sadece yapın...
Aslında, belki de karar vermeden önce fazla düşünmek gerçekten iyi değil. İnsan yaşadığı süre içinde mutlu olmak istiyorsa, şartlar izin verdiği müddetçe içinden geleni, arzuladığını yapmalı. Başka yolu yok gibi görünüyor. Çünkü fazla düşündükçe gerçeklerle karşılaşıyoruz, hayal kırıklıkları yaşıyoruz, yıpranıyoruz... Unutmayın: Yaşam sandığımızdan çok daha kısa...
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|