kapat

30.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Bu vatan kimin?

Çanakkale'de... Eceabat sırtlarındaki şehitlikte Şırnaklı Mahmut ile İstanbullu Mustafa koyun koyuna yatıyorlar.

Mahmut 22'sinde şehit düştü.

Mustafa daha 19 yaşındayken.

Tuncelili Yusuf (19)

İzmirli Murat (21)

Batmanlı Baki (20)

Kütahyalı Ethem (20)

Vanlı Bekir (22)

Muşlu Kemal (21)

"Bir gül bahçesine girercesine" kara toprağın altına girdiler.

Çanakkale'de 253.000 şehit boşuna mı verildi?

Bu vatan sokakta mı bulundu?

Türkiye'yi bölmek o kadar kolay mı?

* * *

"Bu işler... Türkiye'ye tuzak kurma girişimleri" eskilere dayanır.

Ve arkasında da daima...

"Yabancılar" vardır.

23 Nisan 1923'te TBMM açıldı.

"Ertesi gün" Mustafa Kemal Paşa, Meclis'te "ilk konuşmasını" yapıyor...

Konuşmanın bir yerinde Afyon Karahisar milletvekili Mehmet Şükrü Bey sesini yükseltiyor:

- Paşa hazretleri, bir nokta var: İngiliz Amirali "Mister Novil"in girişimlerini açıklamanız gerekli.

Gerisini "tutanaktan" aynen sunuyoruz:

Mustafa Kemal Paşa (Ankara):

- Pek doğru. İngilizler'den bahsetmek istemediğim için bu noktayı kaydetmedim efendim. Gerçekten İngilizler daha önce bütün Kürtler'i aldatarak, onları Türkler'den ayırmak için düşünebildikleri her şeyi uygulamaya çalışıyorlardı.

* * *

Şeyh Sait'in arkasında "İngiliz desteği" olmasaydı...

Şark İsyanı (13 Şubat 1925) başlar mıydı?

Gerisinde "yabancı desteği" olmasaydı...

Abdullah Öcalan, Cumhuriyet'e kafa tutmaya cesaret edebilir miydi?

* * *

Ahmet Ağaoğlu yazıyor.

Yazdığı gazete "Hakimiyeti Milliye."

Yazıldığı tarih 4 Haziran 1925.

Yazıdaki "Şeyh Sait" ismini çizin.

Yerine "Abdullah Öcalan" yazın.

74 yıl önceki yazı birden güncelleşiyor:

- Şeyh Sait gibi ahmaklar yedi devleti denize döken bir kuvvete karşı çıkmak gafletinde bulunurlar ve kendilerini kazadan daha keskin, kaderden daha kesin olan yeni Türkiye'nin pençesinde bulurlar.

* * *

Yine Hakimiyeti Milliye.

Falih Rıfkı yazıyor:

- ......... isyanın hedefi Ankara'yı, yani Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaktı... Ama büyük hırsların, büyük tehlikeleri vardır. (29 Mayıs 1925)

Evet...

Böyle hırsların ardından, yargıç, kararı açıklayıverir:

- İdam!..

* * *

Tarih 29 Mayıs 1925.

Vatan Gazetesi'nde Ahmet Emin yazıyor.

Yazının başlığı "Şeyh Sait'in İtirafları"

Yazının bir bölümünü "aynen" sunuyoruz:

- Şeyh Sait diyor ki: "Neticenin böyle olacağını bilseydim, isyanı çıkarmazdım." Bu söze tamamiyle inanırız. Yegane samimi sözü budur.

Öcalan da şimdi "aynı sözleri" söylüyor.

* * *

Türkiye'nin Etnik Yapısı (Ali Tayyar Özdemir) adlı kitaptan, bir "İngiliz Gizli Servis" belgesi:

Mr. Kitston'dan Sir E. Crowe'a,

Kürtler'i kullanmamız menfaatimiz icabıdır. Doğu Anadolu'yu ancak savaş çıkartarak bölebiliriz. (28 Kasım 1919)

Türkiye'yi bölme gayretleri dün sonuca ulaşmadı, bugün de, yarın da ulaşamaz.

Ama "böyle işlere heveslenenler" kafalarını kayaya çarparlar.

Çanakkale kayalarına...

İmralı kayalarına...

"Bu Vatan Kimin" diye soran şair, yanıtını da veriyor:

Bu vatan toprağın kara bağrında,

Sıra dağlar gibi duranlarındır...

Kolay mı bu vatanı bölmek bre gafil...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır