kapat

30.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Oynanan tiyatro ve kulisdeki gerçekler

Özellikle seçimlerden bu yana, bizim medya büyük oranda hamaset coşkusuna odaklanmış, evrensel gerçeklerle objektiviteden kopuk bir kamuoyu yaratma peşindeymiş gibi görünüyor...

Böyle demode bir çabanın ekonomik planda hangi "artılar"la "eksiler"e neden olduğu üstünde pek durulmuyor.

Şimdi tahmin ediyoruz ki, Öcalan için verilmiş olan karar, "kesin bir kararmış görüntüsünde yansıtılacak...

Oysa DGM'den çıkmış bir kararın, Yargıtay'da onaylanıp onaylanmayacağının belirginleşmesi yıl sonunu bulabilir.

Bazı merkezlerce hesap edilmiş olabilir ki, medyanın büyük oranda yaratacağı güncel sansasyonla, kamuoyunun coşkusu hele önce bir tatmin edilsin... Gerisi için Allah kerim...

* * *

Bize göre bu tür aşırı derinliğine hesapların maliyeti çok büyük olmada...

Bugün turizm alanında uğranılan zarar 8 milyar dolara yakındır. İhracat geri çekmiş, yatırımlar "sıfır"ın üstüne demir atmıştır.

İMF, sivil-asker Hazine'den geçinmeli kadroların maaşlarına asla zam yapılmamasını önermektedir.

Görünen odur ki, Hazine'den geçinmeli kadrolar, -bazıları için yan yollardan yararlanma olanağı da azaldığından- geçim sıkıntısına doğru sürüklenmektedir.

Bu aynı zamanda "kabuk devlet", yahut bürokrat egemenliğinin rendelenmeye başlaması demektir.

Bize kalırsa Washington da zaten bunun böyle olmasını istemekte...

Kamuoyuna değişik tiyatrolar göstererek bu rendelenmeyi değiştirme olanağı bilemiyoruz ne kadar vardır?

* * *

Şimdi gelelim Sabah gazetesinin son 3 günlük manşetlerine:

Pazar günkü manşet, "Bize ne oldu- Türkiye'ye bir hal oldu. Zevksizlik, seviyesizlik her geçen gün daha çok prim yapıyor..."

Pazartesi günkü manşet, "ilacı bile kıstık. Ekonomik kriz nedeniyle kemerlerini iyice sıkan vatandaş ilaç ve mama almaktan bile vazgeçtti."

Salı günkü manşet, "Çürük polis. İstanbul'da lüks villadaki kumarhanenin köstebeği Ekipler Amiri Başkomser çıktı."

* * *

Demek ki, Türkiye kendini saydamlaştırıp çağdaşlaştıramıyor. Kamuoyuna karşı ne kadar sansasyonel tiyatrolar oynanırsa oynansın...

Besbelli ki, böylesi bir bataklaşmayı "globalleşme", yahut "yeni dünya düzeni" değiştirebilecek ancak...

Önce şunu saptayalım, "yeni dünya düzeni"nin yüz yıllık hedefi nedir?

Kanımızca şudur:

Ortak tek Anayasa, ortak tek dil, ortak tek para...

Folklorik yerel kültür özellikleri de, "globalleşme" bütünleşmesinin değişik bahçeleri olacak...

* * *

Türkiye "globalleşme" sürecine nasıl bir mancınıkla sokulacak?

Saydam bir global sermayeyle... Global sermaye, üretiminde işçi sınıfı kullanımını -modern teknoloji sayesinde- aşmaya başlamış, "ekonomik bir kaldıraç"tır. Yerel de değildir, yabancı da değildir. İnsanlığın ortak sermayesi gibidir. Ve yarattığı üretimlerin emilmesi için, insan yığınlarının zenginleşmesinden yanadır.

Saydamlaşmış global sermaye, Türkiye'yi de kendi sarmalı içine aldığında; şimdi prim yapan kalitesizliğin dönemi bitecek, "kalite" prim yapmaya başlayacaktır...

Kabuk devletin kendi oligarşik egemenliği uğruna yaptığı anlamsız harcamalar da bitecek, ekonomik sıkıntılar çözümlenecektir.

Ve saydamlaşmış global sermaye, asla mafyozi tipi gizli kazançlara geçit tanımaz.

* * *

Türkiye'yi saydamlaşmış global sermaye sarmalı içinde, "yeni dünya düzeni" sürecine kim yerleştirecek?

Hiç kuşkunuz olmasın bu yeni sürecin orkestra şefliğini yapan Washington...

5 yıl sonra Türkiye'nin nerelerden nerelere gelmiş olduğunu göreceksiniz. 50 yıl sonra ise şimdiden öngörülemeyecek, çok köklü değişimler olacak Küçük Asya'da...

Varsın kamuoyu kendisine gösterilen tiyatrolarla oyalanmayı sürdürsün biraz daha... Nasıl olsa bedelini yine kendi ödüyor, gün günden daha çok yoksul kala kala...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır