Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda çeyrek finale kalan Milli Takım'ın koçu Erman Kunter keyifli. Böyle anlarda hep yaptığı gibi sözlerini esprilerle süslüyor, gözlerinin içi gülüyor.
"Avrupa Şampiyonası'na gelmeden önce belirlediğimiz hedeflerin hepsini tek tek vurduk" diyor. "Önce 3 maçtan ikisini kazanıp, ikinci tura kalmayı hedeflemiştik. Yaptık. Sonra yine 3 maçtan ikisini alıp çeyrek final oynamayı istiyorduk. Onu da yaptık. 1993 ve 95'te fark yediğimiz Hırvatlar'ı yendik. İtalya'ya yenildik ama son saniyeye kadar ecel terleri döktürdük. Şu ana kadar turnuvanın en az sayı yiyen ekibiyiz. Türk sporseverlerin göğsünü kabarttığımızı düşünüyorum."
Kunter'e hemen Fransa ile oynanacak çeyrek final maçını soruyoruz. "Benim yönettiğim Milli Takım, bugüne kadar Fransa ile oynadığı 3 maçta da yenildi. Ama onların hepsi hazırlık maçıydı. Ve önemli eksiklerimiz vardı. Şimdi tam takımız. Evsahibi olmalarına rağmen Fransızlar'dan çekinmiyoruz. Çocuklara güveniyorum."
"Fransa'yı yenemesek bile, Litvanya-İspanya maçının mağlubuyla cuma günü Sydney 2000 vizesi almak için oynayacağız. Kazanırsak, 1952'den beri olimpiyatlara gitme hakkını elde eden ilk Basketbol Milli Takımı olacağız. Yani her açıdan tarihin eşiğinde duruyoruz."
Eyfel Kulesi'ne çıkıp Paris'i seyretmeyi öneriyoruz. Hem belki de Sydney'i oradan görmek daha kolay olur... "Hiç gerek yok" diyor. "Ben bulunduğum noktadan da Sydney'i görüyorum."