|
|
'Kıyamet'ten çıkma moda
Dün ünlü modacı Paco Rabanne'ın 'kıyamet' korkusuyla önümüzdek defile sezonun 'son' olacağına inandığını anlattık.
İşte o 'son defileler' düzenleniyor. Erkek modasında çizgiler, gerçekten 'kıyametten çıkmış' gibi
Moda dünyasının kalbi bugünlerde İtalya-Milano'da atıyor. 2000 yılının İlkbahar/Yaz erkek konfeksiyon modasını belirleyecek defileler burada ardarda düzenlemeye başladı. Milano moda günlerinin ilk günündeki bir kaç defilenin ardından, bu yılın en çok ilgi çeken defilesinin Gianfranco Ferre'ninki olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ferre, moda dünyasında kayıtsız şartsız egemenliğini hemen hemen istisnasız biçimde kabul ettirmiş olan "minimalist" çizgiye, Rönesans dönemi genç soylu kıyafetlerinden esinlenerek geliştirdiği neo-klasik tarzıyla cevap vermeye çalışıyor. Öte yandan Ferre ve ondan daha çok Donatella Versace'nin baş stilistliğini üstlenmesinden beri bütün özgün albenisini yitiren Versace, neo-klasik anlayışla modern-minimalist çizgilerin "serinliğini" tasarımlarında bütünleştirmeye çalışıyor.
Ferre'nin havası söndü
Ancak Milano'da önceki gün Jean Paul Gaultier, şaşırtıcı kreasyonlarıyla iriyarı İtalya'nın balonunu söndürdü. Jean Paul Gaultier'in kreasyonu hiç kimsenin beklemediği çıkışlarla doluydu. Bir yandan 1930'ların Şikago'sunun 'Borsalino Stil'ine gönderme yapan unsurlar içeren kreasyon, öte yandan doğu mistisizmiyle karışık otantik-maceracı stil arayışlarının bütün unsurlarını "post-hippi" çizgisiyle çarpıcı bir biçimde çerçeveliyordu. Gaultier'in bu stil arayışları, Milano moda günlerinin şimdilik en çarpıcı gösterisi olacak gibi görünüyor. Onun dışında podyumlar, Cerruti'den Jil Sander'e, birbirinden ayırdetmesi zorlaşan, hep aynı şıklığa mahkum gibi. Bunda Milano'da son gün olan 2 Temmuz'da kapanış defilesini düzenleyecek olan Giorgio Armani'nin kreasyonunun da bir şey değiştireceği yok.
Oy şeffafım şeffafım
Gianfranco Ferre erkek modasını GFF adını verdiği bir marka altında tüketiciye sunuyor.Ferre önümüzdeki sezon içinde erkekte "transparan" zevksizliğini inatla sürdüren isimlerden biri. Ancak bu yıl bermuda şortlarla minimalist bir büro şıklığını birleştirdiği modelleri ve en çok rönesans dönemi genç soyluların spor giysilerinden esinlenerek yarattığı giysilerle dikkat çekti. Gri, hakinin tonları, siyah ve beyazın egemenliğini ilan ettiği bu yıl, cesur renklerle giysilere biraz sıcaklık katmak konusunda da en ileri gideni yine Ferre oldu. Moda çevreleri Ferre'nin büyük rakibi Giovanni Versace'nin ölümünden sonra çok rahatladığını ve artık moda aleminin kralı benim diye düşündüğünü söylüyor.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|