kapat

30.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Güneşe şahit gerekmez
İmralı'da 30 günlük süreç başarıyla tamamlandı. Hakim Okyay, "davada şahit yoktu" eleştirilerine şu cevabı verdi: "Güneşin doğuşuyla batışına şahit gerekir mi?"

Ersin BAL

İmralı Adası'nda 31 Mayıs 1999 Pazartesi günü başlayan tarihi davada birinci perde dün kapandı. Abdullah Öcalan'ı yargılayan Ankara 2 no'lu DGM heyeti, Öcalan'ı "vatana ihanet ve ülkeyi bölmeye teşebbüs" eyleminden suçlu buldu ve oybirliğiyle ölüm cezasına karar verdi. İlk duruşmanın yapıldığı tarihten tam 30 gün sonra verilen idam kararına, dünkü duruşmayı Avrupa Konseyi adına izleyen İtalyan Parlamenter Fabio Evangelisti'den tepki geldi. Duruşmalarda sanık ve savunma haklarına saygı gösterilmediğini ileri süren Evangelisti, dava boyunca hiç tanık dinlenmemesini de eleştirdi. İmralı'da adil yargılama kritelerine uyulmadığını iddia eden İtalyan parlamenter, Öcalan'ın cezasının infaz edilmesi halinde Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliğinden ihraç edilebileceği tehdidinde bulundu. İtalyan Parlamenter'e cevap, bizzat mahkeme başkanından geldi. Başkan Okyay, dünkü kararın ardından, duruşmayı izleyen gazetecilerle yaptığı kısa sohbette Öcalan'ın avukatları ve İtalyan Parlamenter Evangelisti'nin, "Yargılamada tanık dahi dinlenmedi" eleştirisine ise "Güneşin doğuşu ile batışının şahidi olur mu? Ancak güneş olmayan ülkelerde bu olur" diyerek, edebi bir dille cevap verdi.

ADİL YARGILAMA
Sanık ve savunma haklarına saygı gösterilmediği iddiaları ise, davanın başlangıcından beri ortaya atılıyor. Ancak ilk duruşmada "Hiçbir baskı ve işkence görmediğini" ifade eden Öcalan bile, eline geçmeyen bazı deliller için mahkeme yerine avukatlarını suçladı. Mahkeme başkanının, iddianamenin tamamının ve bütün delillerin avukatlara verildiğini söylemesine üzerine Öcalan, avukatlarını "Bana niye vermiyorsunuz?" diye azarladı.

İmralı'daki tutukluluk günlerinin başlangıcından itibaren savunmasını hazırlaması için tüm talepleri karşılanan Öcalan, hiçbir müdahale olmadan hazırladığı savunmasını hiçbir engellemeyle karşılaşmadan duruşma salonunda okudu.

Öcalan'ın savunmasına yöneltilen "Hukuki değil siyasi siyasi savunma yaparak mahkemeyi propagandasına alet ediyor" eleştirilerine rağmen, mahkeme bu konuda tavrını hiç değiştirmedi.

DGM YÜZÜNÜN AKIYLA BİTİRDİ
Duruşmaların ilk gününden itibaren usta yönetimi, inanılmaz hoşgörüsü, sanık ve savunma haklarına karşı saygılı yaklaşımı ile dikkat çeken Mahkeme Başkanı Turgut Okyay, şehit yakınlarının ve avukatlarının tepkilerine rağmen Öcalan'ın haklarını sonuna kadar koruyarak hukukun tüm kurallarının eksiksiz işlemesini sağladı. Öcalan davasının, Türkiye'nin bir "hukuk sınavı" anlamına geldiğinin bilinciyle hareket eden Başkan Okyay, duruşmanın ilk gününden itibaren Öcalan ve avukatlarına istedikleri her an söz verdi. Esas hakkında savunma için yasada öngörülen 15 günlük maksimum süreyi de tanıyan Okyay, sanık avukatlarının Öcalan'ı dahi uyutan 350 sayfalık siyasi ağırlıklı savunmasını büyük bir sabırla dinledi, şehit yakınları ve avukatlarının savunmaya yönelik müdahalelerini de engelledi. Okyay, öngörülü davranarak DGM'lerin sivilleştirilmesi hazırlıklarını DA dikkate aldı ve sivil yedek hakim Mehmet Maraş'ın ilk günden itibaren duruşmalara katılmasını sağladı. Böylece, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden gelebilecek olumsuz bir karara karşı önlemini de zamanında almış oldu. Süratli ancak eksiksiz gerçekleşen sekiz duruşmadan sonra davaya dört gün ara veren 2 No'lu DGM heyetinin, kararı oldu-bittiye getirmeden verdiğini de ortaya koydu.

Yıllardır yargı muhabirliği yapan ve pekçok dava izlemiş bir gazeteci olarak Ankara 2 No'lu Devlet Güvenik Mahkemesi, Öcalan davasından "yüzünün akı" ile çıkmayı başardığını rahatlıkla söyleyebilirim. Öcalan davasında şimdi sıra, idam kararının temyiz incelemesinin yapılacağı Yargıtay sürecine geldi. Davanın bu aşamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın onanması veya bozulması yönünde görüş içeren tebliğnamesini hazırlayacak. Daha sonra ise Yargıtay 9. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini yaparak, davanın hukuki sürecine son noktayı koyacak.

TEBLİĞNAME SAVAŞ'IN İŞİ
Tebliğname, ceza hukuku konusunda sayısız çalışmaları olan ve kitapları hukuk fakültelerinde okutulan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş tarafından hazırlanacak. Davanın temyiz incelemesini ise başkanlığını Demirel Tavil'in yaptığı, her biri usta hukukçulardan oluşan 5 kişilik heyet yapacak. Davanın temyiz sürecinde de hukukun tüm normları eksiksiz olarak yerine getirilecek. Öcalan siyasi savunma yaptı, batıdan da siyasi değerlendirmelere dayalı tepkiler geliyor. Ama mahkemeler siyaset yapmıyor, hukuk kurallarını işletiyor...

İDAM KALDIRILSAYDI
Türkiye, Avrupa'nın her fırsatta karşımıza çıkardığı idam cezası sorunundan Adalet eski Bakanı Hasan Denizkurdu döneminde kurtulabilirdi. Denizkurdu'nun, idam yerine "ağırlaştırılmış müebbet hapis" önerisi kabul edilseydi, Apo, herkesten tecrit edilmiş olarak ve hiçbir aftan yararlanmama koşuluyla ölene kadar tek başına bir hücrede yaşayacaktı.

DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ
Esas no: 1999/21

DURUŞMA TUTANAĞI

Oturum No : 11

Oturum tarihi : 29.06.1999

Başkan : Mehmet Turgut Okyay (17339)

Üye : Hüseyin Eken (23647)

Üye : Mehmet Maraş (27851)

DGM C.Başsavcısı : Cevdet Volkan (20344)

DGM C.Başsavcısı : Talat Şalk (17924)

Katip : Hüseyin Karakuş (75)

Belli edilen gün ve saatte duruşmaya mahsus salonda oturum açıldı. Yoklama yapıldı. Sanık Abdullah ÖCALAN cezaevinden getirildi. Huzura alındı. Sanık vekilleri Av. Mahmut ŞAKAR, Av. Mükrime TEPE, Av. Hatice KORKUT, Av. Aysel TUĞLUK, Av. Aydın ORUÇ, Av. Kenan SİDAR, Av. Niyazi BULGAN, Av. Doğan ERBAŞ, Av. Kemal BİLGİÇ, Av. İrfan DÜNDAR, Av. Fehim GÜNEŞ, Av. Ahmet AVŞAR geldiler. Yerlerine alındılar. Müdahiller Ali BULGAN, Ali ÇEPELLİ, Arzu YILDIRIM, Behiye AKYEL, Bekir DOĞAN, Bekir İSPİRLİ, Reyha ÇEPELLİ, Cafer ŞENTÜRK, Fatma KANTEMİR, Güler APALAK, H. Mehmet ALPTEKİN, Hacer Jale ATAV, Hamit KÖSE, Hülya TOPAL, Mehmet ÇEVRÜK, Mehmet GENCER, Mehmet YILDIZ, Muharrem YILDIRIM, Öztürk BOZKURT, Saliha KÖSE, Salime ARSLAN, Selma TÜRKYILMAZ, Sıdıka ÇAN, Süleyman ALDAĞ, Şiray ÖZÇELİK, Tahsin İLHAN geldiler. Yerlerine alındılar. Müdahil vekilleri Av. Cengiz ERKOYUNCU, Av. Burhan Cahit TORUN, Av. Mehdi KESKİN, Av. Necdet KÜÇÜKTAŞKINER, Av. Kadir KARTAL, Av. Zeki HAcı İBRAHİMOĞULLARI, Av. Şevket Can ÖZBAY, Av. Mehmet Emin BAĞCI, Av. İbrahim İLKYAZ, Av. Aynur ÖNER, Av. Emin AKOĞUZ, Av. Süleyman AYHAN, Av. Mükremin TÜRKMEN geldiler. Yerlerine alındılar. Açık duruşmaya devam olundu.

Dava dosyası, Esas Hakkındaki Savunma ve ekleri incelendi.

SANIĞA SON SÖZ VERİLDİ:
"Vatana ihanet suçlamasını kabul etmiyorum. Daha önceki savunmalarımda da belirttiğim gibi vatanın birliği özgür vatan için mücadele ettiğime inanıyorum. Bundan sonra demokratik Cumhuriyet ekseni etrafında onurlu bir barış ve kardeşlik için çalışacağıma inanıyorum. İnsanlığın geleceğinin savaşta değil, barışta olduğuna inanıyorum. Herkesi selamlıyorum" dedi.

Dosya incelendi. Duruşmaya son verildi.

HÜKÜM:
Nedenleri bilahare yazılacak gerekçeli kararda gösterileceği üzere:

1. Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, Ömerli köyü, Cilt no: 029/01, Aile Sıra No: 18, Birey Sıra No: 13'te nüfusa kayıtlı, Ömer ve Üveyş'ten olma 14.04.1947 Aslı, 14.04.1949 Tashih doğumlu Sanık Abdullah Öcalan'ın;

Kurduğu silahlı terör örgütü PKK'yı, aldığı kararlar ve verdiği emir ve talimatlarla sevk ve idare ederek, devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemleri gerçekleştirdiği sabit görüldüğünden, eylemine uyan TCK'nın 125. maddesine göre ÖLÜM CEZASI ile cezalandırılmasına;

2. Sanığın eylemlerinin yoğunluğu ve sürekliliği, bebek, çocuk, kadın, ihtiyar ayrımı gözetilmeden binlerce masum insanın öldürülmüş olması, amaç suç için işlenen vasıta suçlardan yüzlercesinin ölüm cezasını gerektirmesi, bu eylemlerin ülke için ciddi yakın ve büyük tehlike teşkil etmesi, ceza adaletinin sağlanması, hak ve nefaset kuralları göz önünde tutularak sanık hakkında takdiren TCK'nın 59. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına;

YASAL KISITLILIKLARI
3. TCK'nın 31. maddesine göre sanığın ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmasına;

4. TCK'nın 33. maddesine göre sanığın ceza süresi içinde yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına;

5. TCK'nın 40. maddesi uyarınca sanığın nezarette kaldığı günler ile tutuklulukta geçirdiği günlerin cezasından indirilmesine ve tutukluluk halinin devamına;

GÖZLÜĞÜ, SAATİ, KEMERİ
6. Ankara DGM.C.Başsavcılığı Adli Emanetinin;

a. 1999/30 sırasında kayıtlı bulunan 19.500 ABD Dolarının PKK terör örgütüne ait olduğu anlaşıldığından TCK'nın 36. maddesine göre zoralımına;

1 adet Zenith marka saat, 1 adet Safilo gözlük ve kılıfı, 1 adet deri kemer, 1 adet Ray-ban marka güneş gözlüğü ve 1 adet kravatın sanığa iadesine;

b. 1999/69 sırasında kayıtlı bulunan toplam 52 adet teyp kasediyle 18 adet video kasedi, 1999/56 sırasında kayıtlı bulunan 2 adet video kasedi ve 1999/72 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet video kasedinin suç kanıtı olmaları nedeniyle dava dosyasında saklanmasına;

7. Müdahil davacıların özel hukuka ilişkin hakları bakımından ilgili hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açma haklarının saklı tutulmasına;

Müdahale tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 56.250.000'er lira maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak kendisini avukatla temsil ettiren müdahillere verilmesine...

8. Bugünkü duruşmada bulunmayan müdahiller ile vekillerine ve gelmeyen sanık vekillerine karar tebliğinin 2845 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre TRT aracılığıyla ilanen yapılmasına;

TEMYİZ YOLU AÇIK
9. ( ) lira yargılama giderinin sanıktan alınmasına;

İsteme uygun olarak, yargıtay ve resen yargıtay yolu açık olmak üzere DGM.C.Başsavcısı Cevdet VOLKAN ve DGM C.SAvcısı Talak ŞALK'IN huzurlarında Sanık Abdullah ÖCALAN ile Sanık vekilleri Av. Mahmut ŞAKAR, Av. Mükrime TEPE, Av. Hatice KORKUT, Av. Aysel TUĞLUK, Av. Aydın ORUÇ, Av. Kenan SİDAR, Av. Niyazi BULGAN, Av. Doğan ERBAŞ, Av. Kemal BİLGİÇ, Av. İrfan DÜNDAR, Av. Fehim GÜNEŞ, Av. Ahmet Avşar, Müdahiller Ali BUGAN, Ali ÇEPELLİ, Arzu Yıldırım, Behiye AKYEL, Bekir DOĞAN, Bekir İSPİRLİ, Reyhan ÇEPELLİ, Cafer ŞENTÜRK, Fatma KANTEMİR, Güler APALAK, H. Mehmet ALPTEKİN, Hacer Jale ATAV, Hamit KÖSE, Hülya TOPAL, Mehmet ÇEVRÜK, Saliha KÖSE, Salime ARSLAN, Selma TÜRKYILMAZ, Sıdıka ÇAN, Süleyman EALDAĞ, Şiray ÖZÇELİK, Tahsin İLHAN, Müdahil vekilleri Av. Cengiz KÜÇÜKTAŞKINER, Av. Kadir KARTAL, Av. Zeki Hacı İBRAHİMOĞULLARI, Av. Şevket Can ÖZBAY, Av. Mehmet Emin BAĞCI, Av. İbrahim İLKYAZ, Av. Aynur ÖNER, Av. Emin AKOĞUZ, Av. Süleyman AYHAN, Av. Mükremin TÜRKMEN'in yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29.06.1999

BAŞKAN : 17339

ÜYE : 23647

ÜYE : 27851

KATİP : 75

TEPKİLERDEMİREL:
Mahkeme görevini yapmıştır

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Mahkeme görevini yapmıştır. Bundan sonra hukuk ne diyorsa, o olur." demekle yetindi.

AKBULUT:
Bu ceza gerekiyordu

Meclis Başkanı Akbulut, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ceza gerekiyordu, verildi. Meclis'e geldiğinde, Meclis'in nasıl bir karar vereceği konusunda yorum yapmam doğru olmaz. Türkiye, teröre müsade etmemiştir etmeyecektir. Terör yapanlar gereken cevabı alacaktır. Türkiye, devleti ve milleti ile bölünmez bir bütündür."

ECEVİT:
Hayırlı olmasını diliyorum

BAŞBAKAN Bülent Ecevit, herhangi bir yorumda bulunamayacağını belirterek, "İmralı'daki mahkeme tarafından verilen kararın, milletimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Ecevit, "Pişmanlık Yasası'nda Hükümet'in tavrı ne olacak? Kapsam konusunu Meclis'in tavrına mı bırakacaksınız, PKK'yı kapsayacak mı?" sorularına ise "Pişmanlık Yasası bildiğiniz gibi bölücü terörün tuzağına düşen bazı gençler için hem güvenliğe katkı hem de kurtuluş yolunu açmayı öngörüyor" karşılığını verdi. Ecevit, "İdam cezası Meclis'e geldiğinde DSP'nin tavrı ne olur?" sorusunu da, "Konuşmak için zaman çok erken" diye cevapladı.

BAHÇELİ:
Millet vicdanı rahat olmuştur

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, karara saygı duymak gerektiğini söyledi. Yargıtay safhasında bulunulduğunu, bunun da beklenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Kanaatimce millet vicdanı rahat olmuştur" dedi.

YILMAZ:
Karar mahkemenin takdiridir

ANAP lideri Mesut Yılmaz, "Alınan karar mahkemenin takdiridir. Meclis onayına geleceği için yorum yapmam doğru olmaz" dedi.

KUTAN:
Kararı değerlendireceğiz

FP Genel Başkanı Recai Kutan, "İdam kararıyla ilgili düşüncelerimizi arkadaşlarımızla değerlendireceğiz" dedi.

ÇİLLER:
Karar uygulanmalı

DYP lideri Tansu Çiller, "Herhangi bir baskıyla yargının verdiği karar uygulanmaz ya da uygulanması meselesi başka bir yere havale edilirse, millet gelir hesap sorar, biz de sorarız" dedi.

ÖYMEN:
Saygıyla karşılamak gerekir

CHP lideri Altan Öymen, "Saygıyla karşılamak gerekir. Karar henüz kesin hüküm haline gelmemiştir. Yorum yapmak yasal açıdan da yanlış olur. Kararın kesinleşmesini beklemek gerekir" dedi.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır