|
|
'Ermeniler, tarihten husžmet çýkarýyor!'
Ermenistan Cumhurbaþkaný Robert Koçaryan, 5 Haziran 1998 günü Yalta'da, Karadeniz Ekonomik Ýþbirliði Zirvesi sýrasýnda Demirel'le özel bir görüþme yapmak istedi.
Bu görüþme için evsahibi Ukrayna Devlet Baþkaný Kuchma aracý oldu. Demirel, görüþme talebini kabul etti.
Avrupa, 1945 yýlýnda Karadeniz'in sahil kenti Yalta'da toplanan bir konferansla ikiye bölündü. Asya ve Avrupa ise, yine Yalta'da 1998 yýlýnýn 4-5 Haziran tarihlerinde Karadeniz Ekonomik Ýþbirliði Zirvesi'nde kucaklaþtý. Sovyet Ýmparatorluðu döneminde, coðrafi konumuyla, siyasal geçmiþiyle önemli bir kent olan Yalta, 1998 yaz baþýnda ise bölgenin ünlü liderlerini konuk etti.
Karadeniz Ekonomik Ýþbirliði Zirvesi'nde eski Sovyet Politbürosu'nun iki üyesi Haydar Aliyev ve Eduard Shevarnadze yakýn zamanda baðýmsýzlýðýný kazanan Azerbaycan ve Gürcistan'ýn Devlet Baþkanlarý olarak Yalta'da hazýr bulundular. Rusya'yý ise, 35 yaþýndaki genç Baþbakan Sergey Kiriyenko temsil ediyordu. Bu ünlü Politbüro üyelerinin karþýsýnda da NATO üyesi Türkiye'nin Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel ile, Yunanistan Baþbakaný Simitis yer almaktaydý.
KEÝ Zirvesi'nde devlet ve hükümet baþkanlarýnýn duayeni (en kýdemlisi) konumunda olan Türkiye Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel, akþam yemeðindeki sohbette liderlere þunlarý söylüyordu: "Beyler, þu ânýn kýymetini çok iyi anlayýn. Bundan 10 yýl önce, bu tablo birisi tarafýndan tahm”n” olarak anlatýlsa idi, onu deli diye içeri atarlardý. Bugün yaptýðýmýz iþler, on yýl önce hayâl dahi edemeyeceðimiz iþlerdi."
Görüþme isteði Ermeniler'den
KEÝ Zirvesi'nde Ermenistan'ý temsil eden Devlet Baþkaný Robert Koçaryan'ýn, Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel'le görüþme arzusu Ukraynalýlar aracýlýðýyla Türk tarafýna iletiliyor, Demirel de, "Konuþma arzusu varsa, görüþürüm" cevabýný veriyordu.
Azerbaycan'ýn Daðlýk Karabað bölgesinde Azeri-Ermeni çatýþmasý 1989 yýlýndan beri sürmekteydi. Bu arada Ermeni ordusu, Azerbaycan'ýn bu bölgedeki topraklarýndan yüzde 25'lik bir bölümü iþgal altýnda tutuyordu. Karabaðlý 1,5 milyon Azeri ise, topraklarýný terketmiþti.
Daðlýk Karabað bölgesindeki Ermenilerin lideri Koçaryan, Ermenistan'a önce Baþbakan oldu. Daha sonra, batý yanlýsý ve ýlýmlý Petrosyan'ý devirip, Cumhurbaþkanlýðýna geçti.
Süleyman Demirel, eski Cumhurbaþkaný Petrosyan'la 1992 yýlýnda Brezilya'nýn Rio kentinde düzenlenen Dünya Çevre Zirvesi'nde ilk görüþmesini yapmýþtý. Zirveye Baþbakan olarak katýlan Demirel, bu görüþme sýrasýnda Petrosyan'a þunlarý söylüyordu: "Türkiye'ye karþý, tarihten gelen bir husžmetle düþmanlýk yapýyorsunuz. Tarihe takýlý kalmayýn. Yeni bir ülkesiniz, önünüzde fýrsatlar var. Bir gelecek var. Bunu iyi deðerlendirin. Tarihten, husžmet çýkarmayýn. Sizi tanýyor, iyilikler diliyoruz. Bu eli tutmak, sizin bileceðiniz iþtir. Azerbaycan'la aranýzdaki anlamsýz savaþý durdurun. O zaman, hem bizimle, hem dünya ile barýþýrsýnýz."
Türkiye Cumhurbaþkaný Demirel, Ermenistan'ýn yeni Devlet Baþkaný Koçaryan'la Yalta'da kaldýklarý otelde Ukrayna Devlet Baþkaný Kuchma'nýn aracýlýðýyla biraraya geldiler. Demirel, ziyaretine gelen Koçaryan'a hitaben þunlarý söyledi:
"Hoþgeldiniz. Sizinle tanýþtýðýma memnun oldum. Türkiye, Ermenistan'ý, baðýmsýzlýðýný kazandýktan sonra tanýyan ilk ülkedir. Siz Cumhurbaþkaný seçildiðinizde, tebrik ettim ve baþarýlar diledim. Sizden önceki Ermenistan Devlet Ricaline müteaddit defalar söylediklerimi size de tekrar etmek istiyorum.
Ermenistan yýllar sonra baðýmsýzlýðýný yeniden kazanmýþ ve baðýmsýz, komþu bir devlet olarak ortaya çýkmýþtýr. Türkiye barýþçý bir ülkedir. 75 yýldýr barýþ içinde yaþamaktadýr. Bugüne kadar komþularýyla olan meselelerini barýþçý yollardan çözüme kavuþturmuþtur. Bizim, genç Ermenistan Cumhuriyeti ile herhangi bir sorunumuz yoktur. Biz, geçmiþe deðil, geleceðe bakarýz. Ermenistan ile geleceðe yönelik iþbirliðine ve çalýþmaya hazýrýz.
Türkiye ile Ermenistan arasýnda barýþçý bir siyasetin mevcudiyeti, her iki ülkeye de yarar saðlar. Ancak, Ermenistan'a daha fazla yarar saðlar. Bugün, ülkelerimiz arasýnda doðrudan bir sorun yoktur. Sorun, Azerbaycan ile Ermenistan arasýndaki Yukarý Karabað ihtilafýdýr. Türk kamuoyu, Azerbaycan'a karþý yapýlmýþ bir harekete tabiatýyla iyi gözle bakamaz. Hele bu hareket, onlarýn topraklarýnýn iþgali ile ve 1,5 milyon insanýn kaçkýn durumuna düþmesiyle sonuçlanmýþsa, Türk kamuoyu ciddi þekilde rahatsýz olur. Esasen, bu durumdan bütün dünyanýn rahatsýzlýk duymasý gerekmektedir.
Yukarý Karabað'da Azerbaycan ile birlikte 1994 yýlýndan itibaren 'ateþkes' ilan ettiniz ve bugüne kadar da korudunuz. Bu, fevkalade önemli bir iþtir. Ancak, ortada uluslararasý hukukun ihlâli olan bir iþgal olayý var. Eðer Azerbaycan sizin topraklarýnýzý iþgal etmiþ olsaydý ve sizin insanlarýnýz kaçkýn durumuna düþselerdi, ayný hususlarý Azerilere de söylerdik. Bizim istediðimiz, sizin barýþ içinde yaþamanýzdýr. Savaþ yoluyla bir yere varýlmasý mümkün deðildir. Barýþ için mevcut olan tarih” fýrsatlar kaçýrýlmamalýdýr."
Koçaryan'ýn sözleri
"Teþekkür ederim. Ben de sizinle tanýþmaktan memnuniyet duyuyorum. Konuþmanýzda, 'Türkiye ile Ermenistan arasýnda bir sorun yok' þeklinde bir ifade kullandýnýz. Buna katýlmakta zorlanýyorum. Ülkelerimiz arasýndaki bugünkü durum, nedeni ne olursa olsun bir vakýadýr. Neticede, ortada bir sorun olduðu þüphesizdir ve bu sorun enine boyuna görüþülmelidir. Kanaatime göre, Türkiye ile Ermenistan arasýndaki iliþkiler, Azerbaycan ile Ermenistan arasýndaki iliþkilere baðlanmamalýdýr. Bu, aramýzda sýkýntý yaratýr.
Ýliþkilerimizi, aramýzda mevcut olan aðýr geçmiþe baðlamak sýkýntý yaratýr. Konu, karþýlýklý iddialaþmaya gelirse, bizimde masaya getirebileceðimiz iddialar mevcuttur."
Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel, Koçaryan'ýn konuþmasýný þu sözlerle cevaplandýrýyordu: "Türkiye büyük devlettir, hissi davranmaz. Ýfadelerime açýklýk getirmemin size faydasý olacaðýna inanýyorum. Eðer Türkiye ile iliþkileriniz düzelirse, bunun size sadece yararý olur. Ermenistan, Kafkaslar'da sýkýþmýþ kalmýþ bir ülkedir.
Türkiye ile iliþkileriniz düzelirse, Türkiye'nin limanlarýndan, havaalanlarýndan, demiryollarýndan, ticar” ve ekonomik potansiyelinden faydalanma imkânýna sahip olursunuz. Türkiye, ekonominizin geliþmesine büyük katkýda bulunabilir. Ýstanbul bugün Avrasya'nýn finans ve ticaret merkezidir. Ýstanbul üzerinden dünyaya açýlma imkânýna kavuþabilirsiniz. Ancak bunlarýn hepsi, iliþkilerinizin bahsettiðim çerçevede atacaðýnýz adýmlarla düzelmesiyle mümkün olabilecek geliþmelerdir.
Aramýzdaki aðýr geçmiþten bahsettiniz. Bugün 75 yýllýk Türkiye Cumhuriyeti ile 7 yýllýk Ermenistan Cumhuriyeti arasýnda geçmiþten kaynaklanan bir sorun bulunmamaktadýr. Tarihin derinliklerine dalýp, oradan düþmanlýk çýkarmak sadece yeni sorunlar yaratýr ve geleceðin yapýlmasýna da olumsuz tesir eder. Ben meseleye böyle bakýyorum."
"Gizli Zirve"nin sonu
Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel ile kendisini ziyarete gelen Ermenistan Devlet Baþkaný Koçaryan arasýnda cereyan eden ikili gizli zirve, þu diyalogla sona eriyordu:
KOÇARYAN - Teþekkür ederim Sayýn Demirel. Bugünkü Ermenistan, geçmiþini unutamaz. Geçmiþi aradan çýkarmanýn en güzel yöntemi, onu tartýþmaktýr. Tarihte bunun örnekleri var. Bu tür konular, karþýlýklý konuþulabildiði takdirde sorun olmaktan çýkmaktadýr. Burada da hiss” bir davranýþ gözleniyor. Ben genç bir insaným. Geçmiþle yaþayamam, geleceði düþünmek zorundayým. Ancak konuyu tartýþmak, yok farzetmekten daha saðlýklýdýr.
DEMÝREL - Bir kez daha tekrarlýyorum: Bizim Ermenistan ile karþýlýklý olarak masaya yatýrýlacak bir sorunumuz yoktur. Ýhtilaf, Ermenistan ile Azerbaycan arasýndadýr. Türkiye'nin isteði, bu ihtilafýn çözüme kavuþturulmasýdýr. Biz sizden baþka bir þey beklemiyoruz ve istemiyoruz.
KOÇARYAN - Sözlerinizden, Türkiye'nin Ermenistan'a yönelik siyasetinin Azerbaycan ile Ermenistan arasýndaki sorunlarýn çözümüne baðlandýðýný çýkartýyorum.
DEMÝREL - Türkiye ile Ermenistan arasýndaki ekonomik ve ticari iliþkiler, Azerbaycan halkýný rencide edecek bir þekilde geliþtirilemez. Bunu Türk kamuoyu da kabul etmez. Siz bir adým atarsanýz, biz iki adým atarýz. Kaçkýnlar yerlerine dönerlerse, aramýzdaki münasebetlerde düzelme mecraýna girer. Önemli olan, sizin müsbet bir adým atmanýzdýr.
BÝTTÝ
Demirel: 'Tarihi yanlýþ okuyorlar'
Demirel, Kosova olaylarýnýn henüz baþladýðý bir sýrada,
15 Temmuz 1998 günü Arnavutluk Parlamentosu'nda tarih” bir konuþma yaptý. Demirel, bölge ülkelerinin liderlerini, tarihi doðru okumalarý konusunda uyardý.
CumhurbaÞkanI Süleyman Demirel, Kosova'da Sýrplar'ýn Arnavut ve Türk azýnlýða karþý giriþtiði etnik arýndýrma eylemine her zeminde tepki gösterdi. Sýrp vahþetine karþý dünya liderlerini sözlü ve yazýlý mesajlarla uyaran Demirel,
15 Temmuz 1998 tarihinde Arnavutluk Parlamentosu'nda da tarihi bir konuþma yaptý. Demirel konuþmasýnda, tarihin yanlýþ okunmasýndan kaynaklanan husžmet politikalarýnýn etnik arýndýrmaya sebep olduðunu ifade ediyordu.
Demirel'in, Arnavutluk Parlamentosu'ndaki çok önemli mesajlarý içeren sözleri þöyleydi: "Soðuk savaþýn sona ermesiyle birlikte tüm dünyada olduðu gibi, Balkanlar da da iyimser beklentiler ve yeni umutlar ortaya çýkmýþtýr. Ancak, eski Yugoslavya'nýn daðýlma sürecinde yaþananlar iyimserlikten, karamsarlýða doðru dalgalanmalar meydana getirmiþtir.
Saldýrgan, etnik milliyetçilik gibi artýk tarihin karanlýk sayfalarýnda kalmasý gereken çað dýþý yöntemlerin akla ve saðduyuya galebe çalmasý neticesinde Bosna-Hersek'te yüzbinlerce mâsum insan hayatýný kaybetmiþ, büyük acýlar yaþanmýþtýr. Neticede, NATO'nun öncülüðündeki uluslararasý toplumun geciken müdahalesiyle imzalanan Dayton Barýþ Anlaþmasý, dökülen kanýn durmasýný saðlamýþ, kýrýlgan da olsa, bir barýþ süreci baþlatmýþtýr.
Türkiye, Balkanlar'da çatýþmalarýn yerini iþbirliðine býrakmasý için demokrasi, hoþgörü, hukukun üstünlüðü ve insan haklarýna dayanan bir zeminde birlikte çalýþýlmasý gerektiðine inanmaktadýr. Uluslararasý toplumu, bu yönde uyarmaya devam ediyoruz. Tüm bu uyarýlarýmýza raðmen, tarihin yanlýþ okunmasýndan kaynaklanan husžmet politikalarýnýn, dar görüþlü yaklaþýmlarýn ve etnik temizlik gibi insanlýk suçu niteliðindeki uygulamalarýn maalesef henüz terkedilmediði görülmektedir. Kosova'da bu çerçevede meydana gelen geliþmeler kaygý vericidir.
Sorunun çözümü için akan kanýn durdurulmasý ve Kosova halkýnýn elinden alýnmýþ olan insan haklarýna ve temel özgürlüklerine tekrar kavuþturulmasý öncelikle gerekmektedir. Bu baðlamda, Kosova'ya, etnik kökenleri ne olursa olsun, tüm Kosovalýlarýn insan ve yurttaþlýk haklarýný teminat altýna alacak bir çözüm yönünde taraflar arasýnda diyaloðun vakit geçirilmeksizin baþlatýlmasý ve yerlerinden, yurtlarýndan olmuþ insanlarýn en kýsa sürede geri dönüþlerinin saðlanmasý gerektiðine inanýyoruz." Hulusi Turgut
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr
|