kapat

05.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Hükümetin zaman zarfları...

Türk dilinin en cömert sözcükleri, zaman zarflarıdır. Bir işlemin yerine getirilmesine verdiğimiz önemi belirtir. Meslek ahlâkımızı, saygımızı ve sorumluluğumuzu tanımlar. Ya da işi ayağa düşürmede sık kullandığımız bir aldatmaca yöntemidir.

Zaman zarfları için Türkçe'de "belirteç" sözcüğünü kullanıyoruz. Aklıma gelen birkaç zaman zarfını (belirteci) sıralıyorum: Derhal, hemen, gecikmeden, âcilen, tez elden, en kısa sürede, bir an önce, vs...

Beni en fazla etkileyen zaman zarfı, "derhal"dir... Türkçe'de, zamanın bölünemeyecek kadar kısa parçasına derhal diyoruz.

* * *

Çözümlerin somut zamana bağlanma geleneği, planlama deneyimimizle başladı. Yaklaşık 35 yıldan beri her sorunun çözümü için önerilen çareyi bir zaman zarfıyla birlikte sunuyoruz. Planlama Teşkilatımızın Kurucu Müsteşarı Şinasi Orel, bu konuda çok duyarlı davranmış. Asker kökenli olduğu için her önlemin ne zaman uygulanacağının belirtilmesini istemiş. Birisi vur deyince, bizler de öldürmeye başlamışız. Öncelikle, ivedilikle, derhal, hemen, şimdi, bir an önce deyişimizin macerası böyle başlamış.

Bir küçük örnek vermek istiyorum. 1963-1968 dönemini kapsayan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planının "Tedbirler" bölümünü bir hatıra lezzetiyle okudum. Orada örneğin, üç büyük kamu bankasının (Ziraat, Emlak, Halk) "derhal" özelleştirileceği ve kanuni düzenlemelerin "hemen" başlatılacağı yazılmış...

Siyasetçinin "derhal"i, "hemen"i bugün kırk yaşına yaklaşmakta...

* * *

57. hükümetin programında "derhal" gibi, "hemen" gibi zaman zarflarına yer verilmemiş. Ecevit'in üslubuna sadık kalınarak, bir konuda "öncelik" ve bir konuda "ivedilik" belirteçleri yeğlenmiş. Koskoca programda bir kere ivedi, bir kere öncelik sözcüğü geçiyor.

Böylece, bol belirteçli aldatma taahhütleri yerine gerçekçi sorumluluk ve görev tanımlamaları verilmiş... Sorunların çözüleceğinin cesareti simgelenmek istenmiş. Belki de her konuda hazırlıklı olunduğu izlenimini pekiştirmek için zaman zarfları kullanılmamış.

* * *

Dikkat ediyorum, koalisyon partilerinin liderleri zaman zarflarına dokunmak bile istemiyorlar. Konuşmalarında temkinli yorumlamanın örneklerini veriyorlar. Devlet Bahçeli Planlama yetkilileri ile yaptığı toplantıda konunun duyarlılığına dikkat çekmiş. Bülent Ecevit'in, kendini ivedilik ve öncelik belirteçleriyle sınırladığı görülüyor. Mesut Yılmaz, önceki gün grup konuşmasında zamanın en önemli kavram oluşturduğunun altını çiziyordu.

10 ay önce seçim kararı alındığında Türkiye'yi 21. yüzyıla götürecek hükümet programını merak etmiştim. Hangi başbakan, hangi koalisyonla halkın huzuruna çıkacak ve hangi hedefleri, hangi zamanlara bağlayacak diye kafa yormuştum. Dün Ecevit'in koalisyon programını dinledik. İki gün sonra beş partinin görüşlerini dinleyeceğiz.

* * *

21. dönemde partiler ilk sınavlarını hükümet programı üzerindeki görüşmelerde verecek. Hükümet programını partileri adına kimlerin eleştireceği konusunda soruşturma yaptım. Beş partinin beşi de en ağır toplarını kürsüye çıkaracakmış.

Geleceğini düşünen bir toplum için bundan güzel fırsat olamaz. Hangi partinin 21. yüzyılı nasıl algıladığını görmek imkânı sergilenecek. Yurttaşımızın bu görüşmeleri dikkatle ve özenle izlemesini tavsiye ederim. Çünkü saçın ak mı kara mı olduğu önümüze düşecek.

Bir korkumu da belirteyim. Koalisyon ortakları methetmenin sanatlarını sergiler ve muhalefet zemmetmenin karasını çalarsa bilin ki Türkiye, 21. yüzyıla bakışını henüz netleştirmemiştir.

Temel felsefesi ve amacı aydınlanmamış, metodu karmaşık, sonuçları meçhul bir yeni dünya eşiğindeyiz. Eğer geleceğimizi hâlâ dogmatik nakaratlar veya büyülü vaatlerle tartışıyorsak bilin ki Türkiye, kendini bu köhne siyaset yorgunluğundan kurtaramamıştır. Unutmayın; yeni yüzyıl bugüne kadar yaşanmış bütün deneylerden farklı değerlerle insanlığın karşısına yeni sorunlar getirecektir. Parti sözcülerinin konuşmalarını lütfen özenle izleyiniz.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır