kapat

05.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Mudanya'ya dair

Çocukluğumun muhteşem iskelesiydi o.

Gemlik-Mudanya-İmralı-İstanbul arasında bir vapur işlerdi.

Sus, Marakas ve Trak isimli üçüz vapurlar, dönüşümlü olarak sefer yapardı.

Babam Gemlik'te memur olduğu için, bize göre Gemlik son duraktı...

Sonra vapurlardan biri (Trak) bir başka denizde battı... Onun batışını 19.00 haberlerinden öğrendiğim zaman, çocuk yüreğimde büyük sızı duydum. Gözlerimden bir kaç yaş aktı... Trak gitmiş, geriye ikizler kalmıştı... Sus ve Marakas.

Çook gidip geldim İstanbul-Gemlik arasında.

Vapur, İmralı'ya bazen uğrar, bazen uğramazdı. Ama Mudanya'ya mutlaka uğrardı.

İskelesine hayrandım.

Kaç def'a inip o iskelede koşmak istedim ama vapuru kaçırırım korkusuyla bunu hiç yapamadım. Zaten annem izin vermedi.

Gemlik'e gece varırdık.

Gemlik iskelesi, Mudanya gibi değildi... Pek derme çatma olduğu için (tabii o yıllar) vapur, açıkta demir atar, yolcuları sandallar taşırdı sahile... Belki de bu yüzden Mudanya İskelesi bende bir rüya olarak kalmış... Küfelerden gelen zeytin kokuları, halâ burnumdadır.

Bilmiyorum, halâ Sus ve Marakas kardeşler, seferde mi? Bilmiyorum İstanbul-İmralı-Mudanya-Gemlik hattında halâ bir vapur işliyor mu?

Ama Mudanya iskelesini şimdi televizyonlarda gördükçe, çocukluk günlerime dönüyorum. Mudanya'ya bakıp, Gemliği yaşıyorum.

Sonra büyüdük, delikanlı olduk. Liseli arkadaşlarla Mudanya'ya çook gidip geldim... Çook sevdim.

Kaleci İsmail Hakkı'ya çook goller attım orda... Barlas Küntay'la çook çapkınlıklar yaptık yaz günlerinde...

Sonradan ünlü olan Ertuğrul Akbay isimli yakışıklı bir gencin, Mudanya sahillerinde tekneyle yaptığı müthiş atraksiyonları çook seyrettik.

Daha ileri yıllarda da, Bursa-İstanbul yolu olarak, zaten hep Mudanya hattını tercih ettik.

Gelelim Apo davasına.
Bugün Mudanya, tüm hatlarıyla birlikte genelekçilik sergileyen, büyük bir şefkatle misafirlere evini açan, ekmeğini paylaşan, muazzam bir kişilik sergiliyor. Dünya'ya karşı insanlık dersi veriyor. Ne mutlu o'na...

Sahilleriyle, dağlarıyla, tertemiz sokaklarıyla, bereketli meyve ve sebzeleriyle, turizm adına PİAR yapıyor.

Onun ismini bilmeyen, öğrenmeyen kalmadı.

Ayrıca... 65 milyon Türk'ün yurtseverlik duyguları, televizyonlar kanalıyla Mudanya'da odaklaşmakta ve asil bir biçimde yücelmektedir.

Mudanya'yla nasıl ödeşebiliriz.

Acaba o'nu il mi yapsak?

Bilemiyorum.

Ama Mudanya meydanına yahut münasip görülen bir başka noktaya, bir Şehitler Anıtı dikmek, boynumuzun borcudur.

Haydi...

Mudanya için bir şeref sayfası açalım.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır