


Devlet reform projesi!
Yeni hükümetimizin programı dün Meclis'te "Birbirimize verilecek ellerimiz var, uzaklara götüreyim sizi tutun ellerimizden..." dercesine okundu. Tane tane yazılmış, tane tane okundu, çok net anlaşılıyor.
Başlangıç olarak hoş...
Elele tutuşacaklar, "Daha güzel değil hiçbirşey birbirimize bağlanmaktan" diyerek ülkeyi çok uzaklarda kalmış ışıklı, parlak, mutlu günlere götürecekler.
Ama nasıl götürecekler?
Programda yazmışlar:
Reformlarla başaracaklar.
Belediyeler Reformu...
Sosyal Güvenlik Reformu...
Bankalar Reformu...
Milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması reformu, büyük yabancı yatırımlarda problem çıkarsa zarar görenin uluslarası mahkemelere gitmesi (Uluslararası Tahkim) gibi reformlar...
Fakat bela çıkar.
İşte buraya yazıyorum.
Bir yıla kalmadan hükümet ile büyük patronlar arasında hır çıkar. Bir yıla kalmadan Sakıp Sabancı, Rahmi Koç, Bülent Eczacıbaşı, İshak Alaton, Feyyaz Berker, Halis Toprak ve diğerleri "Yiyici Ankara... Değişmez Ankara... Ruh hastası, demokrasiden nasibini almamış, insanlıktan uzak Ankara..." diye bağırmaya başlar, Ankara'dakiler de "çizmeyi aşmayın..." diye karşılık verirler. Fakat bu kez büyük patronlar yanlarına orta boy patronları, esnafı, işçileri, aydınları, üniversite gençlerini, dünyanın her yerinde iş bulabilecek çapta bilgili evlat yetiştirmek ve bunun için de kaynakların iyi kullanılmasını dileyen anneleri de alarak daha yüksek sesle "Gün ışığında yönetim istiyoruz, yuttur gitsin istemiyoruz" diye bağırmaya başlarlar.
***
Ben bunu nereden mi biliyorum?
Şuradan biliyorum:
Dün hükümetin programının Meclis'te tane tane okunduğu saatlerde İstanbul'da büyük sermayenin desteğiyle hazırlanan "Devlet Reform Projesi" de kamuoyuna açıklanmaya başlandı. Büyük patronlardan Feyyaz Berker, Bülent Eczacıbaşı ve İshak Alaton 145 biner dolardan toplam 435 bin dolar koydukları, Avrupa Birliği'nin de çeşitli fonlardan 300 bin dolar göndererek desteklediği ve TESEV'in çok sayıda bilim adamına hazırlattığı "Devlet Reform Projesi"nde yer alan reformlarla hükümetin dün programında açıkladığı reformlar aynı değil.
TESEV, kökten reformlar istiyor.
Hükümetinkiler ise suyuna tirit.
Dünkü toplantının açılışını yapan TESEV Yönetim Kurulu Başkanı Can Paker ile Genel Sekreter Gündüz Aktan, Devlet Reformu Projesi içinde yer alan hedefleri toplumun her kesiminden insana; kapıcısından, bekçisine, emeklisinden gencine kadar hemen herkese anlatma ve desteğini alma kararında olduklarını açıladılar.
***
Bu kez patronlar tek gelmiyor.
Halkı da alıp geliyorlar.
Halkın hep düşünüp düşünüp de bir türlü söylemeyi akıl edemediği "çürümüş düzeni" kökten değiştirecek Devlet Reform Projesi'yle geliyorlar.
Ne var bu reformların içinde?
Bütçeyi Saydam Yapma Reformu: Halktan her yıl toplanan 70 milyar dolarlık vergi gelirinin kuruş kuruş nereye, nasıl, hangi amaçla, hangi verimlilikte harcandığını halkın anlayacağı şekilde açıklanmasını sağlayacak bir reform.
Parlamenter Sistem Reformu: Başarısız politikacının halktan özür dileyip gideceği, yerine genç politikacının geleceği ve bilgili, dürüst, namuslu, vatansever bürokratın ise partizanlık kıyımına uğratılamayacağı bir reform.
Kamu Yönetimi Reformu: Sayıştay'ın, Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun, Devlet Denetleme Kurulu'nun baştan aşağı yenileneceği ve askeri harcamalar dahil devletin her kuruşunun hesabının sorabilecek bir etkinliğe getiren reform.
Verimli Devlet Reformu: Kamu sektöründe çalışan memurları ve diğer insan kaynağını ürettiği işten memnun, aldığı maaştan mutlu kılıcak ve en verimli çalışmaya itecek bir İnsan Kaynakları Reformu...
Verimli Belediye Reformu: Türkiye'de belediyeler çok para harcıyorlar fakat verdikleri hizmet ölçülemiyor, denetlenemiyor. Belediyelerin harcadıkları para karşılığında yaptıkları hizmetleri ölçebilecek ve paralar çar-çur olmadan önüne geçebilecek bir reform.
Varoşlar Reformu: Büyük kentlerin çevresindeki yoksul mahallelerde (varoş) ve özellikle Güneydoğu Anadolu'da yaşayanların yaşam kalitesini düzeltecek ve onları işleri olan mutlu vatandaşlar haline getirebilecek reform.
Siyasi Partiler Reformu: Partileri diktatörleşmiş liderlerden, siyaseti geçim kaynağı ve istikbal vasıtası haline getirmiş kadrolardan kurtaracak ve politikacıyı ikide bir askerin darbe yaparak koltuğundan atmayacağı yüksek bir saygınlığa getirecek bir reform. Nitekim dün Conrad Oteli'inde TESEV'in yaptığı ilk toplantıda bu konuyu masaya yatıran Doç. Ali Çarkoğlu, Tarhan Erdem, Dr. Mehmet Kabasakal, Doç. Ömer Gençkaya, Prof. Ergun Özbudun, Prof. İlter Turhan, Prof. Erol Tuncer, Prof. Burhan Şenatalar, toplumun saygıdeğer politikacıya özlem içinde olduğunu dile getirdiler.
İşte buraya yazıyorum...
Bir yıla kalmaz hır çıkar...
TESEV kökten reformlar istiyor.
Hükümet ise ürkek, korkak...