kapat

05.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Rulette kaybetti
Yes Bar'ın sahibi Bülent Yurdakul, önceki sabaha karşı "Rus Ruleti" oynarken şakağından giren kuşunla öldü.

Bülent Yurdakul Türkiye'de benim diyecek herkesin yaşantısına imreneceği bir insandı. Henüz 32 yaşındaydı. Kelli felli görüntüsü, sağlıklı bir bedeni vardı. 30 yaşında güzel bir kadınla evliydi. Mutluluk tablosu bir çocukla perçinlenmişti.

Bu güzel ailenin para sorunları da yoktu. Zenginlerdi... Bülent Yurdakul İstanbul'un belli başlı mekanlarından Yes Bar'ı işletiyordu. Neşeli ve heyecanlı çevresiyle İstanbul gecelerinin vaçgeçilmez ismiydi.

Ama bu tabloda bir eksik olmalıydı... Olmalıydı çünkü Bülent Yurdakul önceki gece inanılmaz bir şey yapabildi. Bütün bu imrenilecek hayatını namlunun önüne koyarak kumar oynadı. Ve kaybetti. Son doyumsuz gece, onu korkunç bir sona sürüklemişti.

Eğlencenin sonu
Önceki gece sabaha karşı 05.00 sıralarında eşi Müzeyyen hanımla Havana Bar'ın açılışından Mecidiyeköy'deki evlerine döndüler. Harika bir gece geçirmişlerdi. Tüm dostları bir araya gelmişti. Geç saatlere kadar gülüp eğlenmiş ve bol bol da içki içmişlerdi. Bar açılışında içmeyip ne yapacaklardı...

Bülent Yurdakul o geceyi kendine tatil ilan ettiği için biraz fazla kaçırmıştı. Kanında alkolle beraber delice bir heyecanda dolaşıyordu. Saat geç olmuştu ama yatıp uyumak istemiyordu. Karısı ise gecenin yorgunluğunu hemen yatağa girip uyuyarak atmak istiyordu. Yatmak için hazırlanmaya başladı.

Yatak odasına giden Müzeyyen hanım yatağı açınca yastığın altında bir kabarıklık fark etti. Merak etmişti... O sırada odaya giren eşine, pek de önemsemeden bu kabarıklığı sordu.. O zaman Bülent Yurdakul iki ay önce aldığı silahı ortaya çıkardı. Müzeyyen Yurdakul çok tedirgin olmuştu. Eşinden silahın içindeki mermileri çıkarmasını istedi. Bülent Yurdakul görünüşte söz dinledi... Silahın içindeki mermileri çıkardı ve karısı hazırlıklarını yaparken yatağın üzerine uzanıp silahla oynamaya başladı.

Eşi itiraz etti: "Oynama" dedi.. O ise gayet neşeli bir şekilde Smith Wesson tipi silahı şakağına dayayıp, "Silah boş, Rus Ruleti oynuyorum" yanıtını verdi.

Oysa silahta bir mermi vardı. Ölümle kumar başlamıştı. Bir kez tetiğe dokundu. Silah, "çıt" dedi. Bir daha dokundu, silah yine "çıt" dedi. Üçüncü dokunuşunda ise korkunç bir patlama oldu. Tabanca ateş almıştı ve mermi sol taraftan girip beyne saplandı.

Hastanede savaş
Olay yerine çağrılan ambulansa konularak Şişli Etfal Hastanesi Acil Servisi'ne getirilen Bülent Yurdakul'a burada ilk müdahele yapıldı. Yurdakul, ameliyat ekibinin yetersiz olması nedeniyle Taksim İlkyardım Hastanesi'ne sevk edildi. Sol şakağına giren kurşun sonucu komaya giren Bülent Yurdakul, tüm müdahalelere rağmen dün öğle saatlerinde yaşamını yitirdi.

Olaydan sonra geniş çaplı olarak soruşturma başlatan Şişli Emniyet Müdürlüğü polisleri ilk etapta Bülent Yurdakul'un eşi Müzeyyen Yurdakul'u gözaltına aldı. Müzeyyen Yurdakul'un parmak izinin alındığı öğrenildi. Bülent Yurdakul'un silahı iki ay önce barda bekçilik yapan emekli polis memuru Orhan Şen'den aldığı ve ruhsat işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Yurdakul'un silah aldığından emekli başkomiser olan babası Ahmet Yurdakul'un haberinin olduğu ve eşinin bilgisinin bulunmadığı öğrenildi.

Tabancanın sapı ölümle donanmış
"Türkiye Teksas gibi oldu." Bu cümle çoğumuzun dilinde. Ne zaman bir cinayet ya da yaralama olayı duyulsa ilk söylenen bu.. Çünkü herkeste silah var. Özal döneminde esnekleştirilen silah taşıma yetkisi o kadar laçkalaştı ki kovboyluğa özenen herkes parayı bastırıp silah alabiliyor. Gerekçe ise hazır; "kendini korumak veya meslek gereği herkesin bir tane olması lazım." Bu gerekçeler o kadar yaygın ki sadece geçen yıl 29 bin 537 kişi kendisine silah aldı. Bunun için de, 7 trilyon 250 milyar lira para ödedi. Bu yılın ilk dört ayında ise 3 bin 790 kişi yeni sibah aldı ve 1 trilyon 760 milyar lira para ödedi.

Tehlikeli oyuncak
Psikologlara göre ise bu kadar tabanca tek kelimeyle "tehlike" demek. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Değirmencioğlu, tarih öncesi insanının korunmak ve avlanmak amacıyla icat ettiği silahı, günümüzde insanların amaçsız kullandığına dikkat çekti. İnsanların silahı kolayca elde edebildiğini ve kullandığında da caydırıcı bir cezasının olmadığını belirten Değirmencioğlu, toplumda yaşanan şiddet olaylarının kanlı bitmesine, insanların silaha rahat ulaşmasının neden olduğunu kaydetti.

Değirmencioğlu, insanların şiddet ve tehlike ile karşılaştığında ilk alternatif olarak silahı gördüğünü ve varsa mutlaka kullandığını söyledi. Değirmencioğlu, "Kendini kontrol edemeyen insanlar, silahı daha rahat kullanır" uyarısını yaptı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır