kapat

04.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


ÖSS'ye iki kala


Şu anda ne kadar stresli ve heyecanlı olduğunuzu tahmin edebiliyorum; iki sene önce aynı duyguları ben de yaşadım, hem de fazlasıyla...

Heyecan dorukta! İki gün sonra hayatınızın akışını belirlediği söylenen bir sınava gireceksiniz. Aslında "hayatınızın akışı" ya da "istikbaliniz" demek yanlış. Örneğin ben işletme öğrencisi olduğum halde gazetede çalışıyorum. Bizim okuldan mezun kaç kişi işletmecilikle uğraşıyor, merak ediyorum. Bildiğim kadarıyla çok az insan, gerçek mesleğini yapıyor.

Yani sadece "üniversite bitirmek" önemli artık. Üzerinde durulan tek husus, etiket, üniversite mezunu olmak, yabancı dil bilmek... Üniversite mezunu olmayanlara kapılar açılmıyor, açılsa bile yükselme şansları olmuyor.

Bunların hepsini siz de biliyorsunuz, hiçbirinizin tavsiyeye ihtiyacı yok. Tek isteğiniz bir an önce geçip gitmesi. "Artık bir an önce pazar olsun da bitsin şu sınav!" diye düşündüğünüze eminim.

Hatta sınavdan sonra neler yapacağınıza bile karar vermişsinizdir. Muhtemelen bir yerlere uğrayıp, rahatladıktan sonra sizin için düzenlenen özel partilere gideceksiniz, sabah da okula bir uğrayıp iki gün hiç uyanmamacasına uyumak üzere eve döneceksiniz.

Evdekilerden siz eve gelene kadar kitapları kaldırmalarını rica edin ki, döndüğünüz zaman sinirleriniz bozulmasın. Ben sınavdan sonra eve döndüğümde odamda bana dersi hatırlatacak hiçbir şey yoktu (Hâlâ da olduğu pek söylenemez!).

- Sınavda neler yapmanız gerektiğine gelince; heyecanlanmamanız imkansız tabii. Ama sizi temin ederim soru kitapçığı önünüze geldiği an tüm heyecanınız gidecek ve sanki kursta bir deneme sınavındaymış gibi hissedeceksiniz kendinizi.

- Kitapçıklar dağıtılmadan önce elleri titreyen ben, soruları çözmeye başladığım an üniversite sınavında olduğumu unuttum ve sakin sakin işime devam ettim. Hatta o kadar rahatladım ki bir on dakika ara bile verdim, çok sıkıldığım için. Ama siz bunu yapmayın, dikkat bir kere dağılınca tekrar toplamak zor oluyor.

- İkincisi, sınav salonuyla fazla uğraşmayın. Yani hemen "Bu sıralar çok küçük, ne yapacağım" gibi şeyler düşünmeyin. Benim kilolu ve oldukça uzun boylu bir arkadaşım ilkokulda girmişti sınava; sıraya sığması imkansızdı. O da önce oturdu sonra masayı dizlerinin üstüne koydu; siz de benzer çözümler geliştirebilirsiniz. Bunları dert etmeyin, konsantrasyonunuzu bozmayın.

- Bir başka konu da; gözetmenler. Eğer siz sınavdayken saygısızlık yapıp konuşmaya devam ederlerse onları uyarmaktan çekinmeyin. Uyarmazsanız konuşmaya devam ederler ve siz de onlara takmış durumda olduğunuz için kendinizi sınava veremezsiniz.

- Tabii soru ve cevapları kaydırmamaya dikkat edin. Her soruyu işaretlerken kontrol edin.

- Mutlaka anneniz yanınıza şeker, çikolata hatta okunmuş şeker bile verecektir. Yeseniz de yemeseniz de en azından yanınıza alın, onu kırmayın. Benim yanımda o kadar çok sakız ve şeker vardı ki, bir tane gözetmen gidip-gelip yedi! Ben de ikide bir başıma gelip konsantrasyonumu bozuyor diye hepsini ona verdim.

6 Haziran'ın en güzel anı tüm bir seneyi geride bırakıp sınav salonundan dışarıya adım attığınız an olacak. Benim resmimi çekmişlerdi sınav çıkışında: Surat bembeyaz, şimdi 2 santim ama o zaman neredeyse belimde olan saçlarım tepede rasgele toplanmış, rahat etmem için üzerimde kendime büyük gelen bir tulum, elimde kalemler... Perişandan öte, komikti halim.

O sene o kadar çok kapris yaptım ki aileme, hep "Sınavdan sonra sana bir tane tokat atacağım" derdi annem. Ama çıkışımda hemen boynuma atlayıp sarıldı, benden çok o rahatlamıştı. Ve sonra da tabii tipik olaylar; önce ailece yemeğe gittik, daha sonra ben Ortaköy'e... Hazırlık olsun diye söylüyorum; size de yemek teklifi gelecek.

Herkes sınav bitince kendimi boşta hissedeceğimi söylüyordu, muhtemelen size de söylüyorlardır. Ama merak etmeyin hiç de öyle olmuyor. Ben sınavdan sonra bütün sene isteyip de yapamadıklarımı gerçekleştirdim. Siz de öyle yapın, evde oturacak haliniz yok herhalde. Bir hafta Bodrum'a gidip dökün kurtlarınızı, bol bol dansedin, güneşlenin... İnanın ilaç gibi geliyor.

Sene içinde fazla ders çalışmayanlar herhalde şu an son pişmanlıklarını yaşıyorlardır. Yaşamasınlar artık! Olmazsa, bir daha denerler şanslarını. Çalışmış ya da çalışmamış olun farketmez, sakın son gün test çözmeye kalkmayın. Bari son gün beyninizi yormayın, ona sınavda çok ihtiyacınız olacak.

Son olarak; bol şans...


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır