kapat

04.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Avantacı çoğunluk

Bu ülkede ne zaman ağzınızı açıp da "paralı yüksek öğretim" diyecek olsanız, hemen bir "halk düşmanı" olarak damgalanır ve şu cümle ile bastırılırsınız: "Vay, sen yoksul çocuklar okumasın mı demek istiyorsun!"

Üniversitelerimiz yolun sonuna geldiğine göre, artık biraz cesaretli olmak ve bu pis demagojiye bir son vermek gerekiyor.

Evet, bu bir demagojidir. Üniversitede çocuk okutanların büyük çoğunluğunu oluşturan ve aslında yılda birkaç bin dolarlık eğitim parasını bal gibi ödeyebilecek olan bir kesimin; küçük bir azınlık olan gerçek yoksulların arkasına saklanarak kendi bedavacılıklarını sürdürmeleridir.

O yoksul kesim avantacıların vitrinidir.

Bu vitrin kullanılarak "sosyal adaletten" bahsedilir.

Ve bu yolla, Türkiye'nin en büyük sosyal adaletsizliği gerçekleştirilir.

***

Sınav sonuçlarına şöyle bir bakın: Kim girebiliyor üniversitelere? Yüzde kaçı hangi bölgeden, hangi tip okullardan geliyor? Yüzde kaçı dershaneye gitmiş oluyor?

Yoksulluk edebiyatı ardına saklanan gerçek şu ki, biz bu sistemle çocuğunu iyi liselerde okutabilmiş, milyarlar harcayıp üniversiteye hazırlamış olan imtiyazlı bir azınlık için parasız öğretim yapıyoruz. 60 milyon insanın ödediği vergilerle bir avuç hali vakti yerinde, en azından orta halli ailenin çocuğuna bedava yüksek öğrenim veriyoruz. Çocuğunu üniversiteye sokmak ne kelime, ortaokulu bile okutamayan milyonlarca vergi mükellefinin ödedikleriyle bu çocukları okutuyoruz.

İşte asıl sosyal adaletsizlik budur. Bunun Türkçesi, fakirden alıp zengine vermektir. Fakirlerin, zenginleri ve orta hallileri sübvanse etmesidir. Küçük bir şanslı azınlığın faydalandığı bir hizmeti bütün topluma ödetmektir asıl adaletsizlik...

***

Somut konuşalım:
Sözünü ettiğimiz para, yılda birkaç bin dolar... Üniversite öğrencisi her genç, tatillerinde, boş zamanlarında çalışarak bir yıl içinde bu kadar para kazanabilir. Nitekim, bugün ABD'de, İngiltere'de gençlerin çoğu böyle yapıyor. Üniversite okumaya niyetliyse, daha lise yıllarından, üniversite için para biriktirmeye başlıyor. Garsonluk, tezgahtarlık yapıyor; çimen kesiyor; araba yıkıyor; ders veriyor; çocuk bakıyor ve para biriktiriyor.

Bizim gençlerimiz neden çalışmasın? Neden bu yolla, Türkiye'de de "üniversiteliler için part time işler" gibi bir sektör oluşmasın?

Bu para, Türkiye'deki ailelerin büyük çoğunluğunun şöyle bir silkinse çıkaracağı paradır. Yastığın altında dolar; kolunda bilezik; kızının sandığında çeyiz; bir kenarda düğün, nişan ya da sünnet parası olarak beklettiği paradır. Küçücük de olsa bir evi ya da iyi kötü bir arabası olan her aileyi yapabilir bu ödemeyi... En külüstür arabayı satsanız, birkaç yıllık okul parasını çıkartırsınız. Neden arabamı satacakmışım, diyemezsiniz; çünkü siz arabanızı satmadığınız zaman, o yükü hayatta hiç arabası olmamış insanlara yıkmış olursunuz.

Gelelim, ne yaparsa yapsın ödeyemeyecek olan küçük azınlığa, yani gerçek yoksullara... Dikkat ederseniz, karşılıksız burstan değil, borçlandırmadan söz ediyorum. Çünkü istismarı ancak böyle önleyebilirsiniz. Enflasyona karşı korunmuş bir geri ödeme sistemi ile gerçekten ödeyemeyen ile avantacıyı birbirinden ayırırsınız. Borçlanan öğrenci, ister durumu düzeldiğinde, ister mezun olduktan sonra çalışarak öder. Ama bilir ki, bu eğitimin karşılığında topluma borçlanmıştır ve bu borç üç gün sonra pul olmayacaktır.

Bu bir avanta değil, enflasyona endeksli bir kredidir. Böyle bir kredi borcu altına ancak gerçekten ihtiyacı olanlar girecektir.

Şampiyon Daktilo Kursları'nın ilanlarına bir bakın: "Şimdi öğren, işe girince öde" diyor. Şampiyon'un yaptığını üniversite neden yapmasın?

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır