kapat

04.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Bizim takım çok istikrarlı..

Bayram Aslan Şöhretler Futbol Turnuvası'nın da hakkını bu yıl da verdik çok şükür.. Her sene olduğu gibi yine sonuncuyduk..

Ancak bizim takımda matematiksel olarak önemli gelişmeler var.. Geçen yaz yapılan turnuvayı beşlik, altılık sonuçlarla kapamıştık.. Bu sene gol yüzdesini arttırdığımızı herkes gördü.. Görmeyenler de başkasından duyup kabul etti..

İlk maçı Fenerbahçe ile oynadık, 10-1 mağlup olduk.. İkinci maçı Bayram Aslan'ın takımına 9-4 kaybettik.. İki maçta yediğimiz 19 gol, geçen yıl yapılan turnuvada dört maçta yediğimiz golden fazlaydı..

ooo

Bayram Aslan Fenerbahçe'nin eski yöneticisi.. Taaa Brezilya kampında tanışmıştık.. Florya'da koca bir arazisi var.. Satsa milyonlarca dolarlar eder..

Futbola olan sevgisi yüzünden burayı çim saha haline getirmiş.. Güzel bir soyunma odası yapmış.. Tuvaletinden kantinine kadar herşey var.. Kendisi de eski futbolcu..

Aktif futbol hayatını tamamlamış ne kadar eski şöhret varsa bir ayağı bu sahada.. Sürekli keyif maçları yapılıyor, hayatın tadı çıkarılıyor..

İyi ki futbolu bırakmışlar..
Bu seneki Şöhretler Turnuvası'na iki ay önceden davet edilmeye başlandık.. Üzerimizde inanılmaz bir baskı oluştu.. Sade organizasyonu yapanlar değil, diğer takımların oyuncuları da hemen hergün arıyorlardı..

- "Katılıyorsunuz değil mi? Aman ha! Gelmemezlik etmeyin.."

Herkesin gözü bizim Basınspor'un üstünde.. Üzerimize düştüklerine bakıp da futbolun hakkını bizden başka veren yok, sanmayın.. Israrın sebebi başka..

Eğer bizim takım bu turnuvaya katılmazsa, içlerinden bir başka takım sonuncu olacak.. Kimse sonunculuğu kendine yediremediğinden ille de bizim takımı sahada görmek istiyorlar..

Allahtan bizim takımın bu tür kompleksleri yok.. Bizim hedefimiz her zaman "birincilik" olmuştur.. Ama sondan ama baştan.. Diğer hedefimiz de sürekli Avrupa'ya açılmak.. O da turist olarak..

ooo

Bayram Aslan'ın futbol sahasını kağıt üzerine yatırdığınızda satrançtaki "At hamlesine" benzer.. Yandaki evlerden biri bahçesi ile birlikte sahaya taştığından, arazi tersine duran (L) harfi biçimindedir..

Yani kalelerden birinin korner köşesine olan uzaklığı diğerinin yarısı kadardır.. Bu da küçük alandaki kaleyi savunanlara büyük imkân verir, lakin yandaki komşularda rahat huzur bırakmaz..

Nitekim Fenerbahçe ile yaptığımız ilk maçta bunu açıkça gördük..

Bir hatırlatma yapayım.. Kurallara göre kaleci hariç bir 55 yaş üzeri, üç 40 yaş üzeri futbolcu oynatabiliyorsunuz.. Geri kalanı ise 35 yaş üzeri olacak..

Fenerbahçe sahaya neredeyse üç beş sezon öncesinin takımını getirmiş.. Cem, Özcan, Semih, Bulgar Mehmet, Tavşan Mustafa, Büyük ve Küçük Şenollar.. Bir tek Şevki 50 yaşında.. Cemil ile Rıdvan'ı da çağırmışlar ama transfer kovaladıklarından gelememişler..

Geri kalanı bizim yanımızda o kadar körpe duruyor ki, ayaklarına top atmaya kıyamıyorsunuz.. Bizim orta sahada benimle beraber Günay Kayarlar var, ikimizin yaşının toplamı, karşı takımının yarı toplamına eşit..

Hele bizim libero Savaş resmen Kosova mültecisi gibi.. 45 kilo ancak çekiyor.. Bir darbe aldığında toptan daha fazla zıplıyor.. Yere düştüğü zaman da sağlık yardımı filan yapmıyorlar.. Başına toplanıp "Kelime-i şehadet getirmesi" için telkinde bulunuyorlar..

Başımıza gelecekleri kestirdiğimden maç içinde Cem'e, Özcan'a sık sık bulaştım.. "Akıl edip de birkaç tecrübeli futbolcu getirseydiniz ya!" diyerek.. Onlar bana hiç bulaşmadı.. Kaleciye bulaşmayı tercih edip on gol attılar..

Zaman kazanma taktiği
Ben kendi kendime "Zararı yok.. Öbür maçta telafi ederiz.." diye teselli veriyordum.. Duşumuzu alıp diğer maçların seyrine durduk..

Bizden sonra Beşiktaş'ın takımı çıktı sahaya.. Samet, Ali, Metin, Feyyaz, Mehmet Ekşi, Ömer, Adem, Cengiz, Ulvi, K. Haluk, B. Haluk.. Tövbe estafurullah!

Bizim oynadığımız Fener'den daha belalılar.. Bir tek Rıza'yı atlamışlar.. O da Finlandiya milli maçı yüzünden..

Onları görünce kaba bir hesap yaptım.. Bayram Aslan'ın takımı bize 9 gol attı.. Bunlar bize dokuz çeken o takıma sekiz gol attıklarına göre bizimle yapacakları maç NBA liginin Play Off mücadelesine dönecek besbelli..

Ya elimizde hesap makinası taşıyacağız veya top ayağımıza geldikçe mecburen yandaki villaların bahçesine atıp vakitten kazanacağız..

ooo

Küçük kalenin bulunduğu mevkide iki villa var..
Fener maçında çok bunalıp topu havaya savurduk.. Sağdaki villanın bahçesine kaçtı.. O sırada mangal yapıyorlarmış.. Gidip mangalın tam ortasına düşmüş..

Geri attıklarında top yağlanmıştı.. Elle zor tutuluyordu.. Bizim kaleci Fikret sırf bu yüzden iki gol daha yedi, maçın sonuna kadar da eldivenlerini yalayıp durdu..

Demek ki savunma yaparken mangal saatini de hesaba katmak lazım..

Diğer villanın bahçesinde ise iki köpek var.. İkisi de İngilizler'in sömürgelerinde dövüştürdüğü cinsten kavgacı köpek.. İsimlerini denk getiremiyorum ama ne bulurlarsa dişliyorlar..

Hesabıma göre topu bu bahçeye kaçırmak bize daha uzun zaman kazandıracak.. Çünkü köpekler her seferinde kaçan topu dişleyip parça parça ediyorlar..

Biz ise seyretmekten başka birşey yapamıyoruz.. Bir defasında maçın hakemi topu kurtarmak için köpeklere sarı kart gösterdi ama tesiri olmadı..

Uzun lafın kısası bu turnuva bizim için bir tecrübe oldu..

İki futbol takımının bir sezonda yediği golü üç maçta yedik.. Artık gol yenildiği zaman ne yapılması gerektiğini bizden iyi bilen yok..

Bu sayede bizim takım yediği golden sonra hiç paniklemiyor.. Çok rahatız.. Azmin zaferidir bu..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır