


Kültür Bakanı konuştu mu?..
Kültür Bakanı İstemihan Talay konuştu mu, Kültür'e sahip çıktı mı, bilmiyorum.. Duymadım. Konuşması öylesine gerekiyordu ki, açıkçası onun suskunluğuna ihtimal veremiyor, "Acaba bakan gürledi de, bizim meslekdaşlar mı es geçti" diye kusuru kendimizde arıyorum..
Biliyorsunuz neden söz ettiğimi.. Kültür yaşaşamımız son hafta içinde iki tacize uğradı..
Birincisi devletten..
Tarsus'ta Kaymakam ve Belediye Başkanı tiyatro dağıtmaya kalktılar.
Oyuna on dakika geç kalmışlar. Buna rağmen etrafı rahatsız ederek paldır küldür içeri girmişler. 10 dakika seyretmişler. Oyunun dilini beğenmemişler. Antrakta kadar sabredememiş geldikleri gibi oyun devam ederken yerlerinden fırlamış, salonu terketmişler. Dahası güvenlik güçlerine "Salonu dağıtın, oyunu durdurun" emri vermişler.
Yetmemiş, ertesi gün "Devletin Kültür Merkezleri oyuna izin vermeden senaryoyu incelemeli" diye sansür uygulaması getirmeye kalkmışlar. Bütün tiyatro dünyamız birleşti protesto için..
Ettiler.. Ettikleri ile kaldılar..
İkincisi..Asıl utanç verici, asıl çağ dışı olanı..
Bir özel kanal, İstanbul'un dünya düzeyinde yüzakı, dünya çapında kültür olayı İstanbul Tiyatro festivaline cinsel saldırıda bulundu.
Festivalin açılışını yapan çok önemli bir tiyatronun çok önemli bir oyununa "Porno" diye saldırma cüretini gösterdiler.. Oyunun yaklaşık 60-70 saniyelik bir bölümünde loş ışıklar altındaki çıplak vücutlar bu TV'yi yönetenleri fena halde tahrik etmiş, azgınlaştırmış olacaktı ki, ayağa fırladılar ve günlerce süren bir kampanyaya başladılar.
Oyunu izleyen Necati Doğru "Bunlar şaşkın yahu" dedi.. "Oyun temelinde tutucu.. Arzularına, ihtiraslarına, tutkularına yenilenler şeytanın kucağına düşerler mesajını veriyor. Bu sahne de, bu düşüşü simgeliyor."
Oyunun farkında değiller.. Festivalin, anlamının, öneminin farkında değiller. Üç paralık reyting uğruna kültür ve sanata ağızlarından salyalar akarak, cinsel saldırıda bulunuyorlar..
Dahası.. Bu utanç verici yayın, devlet tarafından ihbar kabul edilip, soruşturma açılıyor.
Ve bütün bunlar olurken, bu ülkenin hem de ilerici, hem de sosyal demokrat, hem de 2 binli yıllara götürecek hükumetinin Kültür Bakanı susuyor..
Yoksa konuştu da ben mi duymadım.. Konuştu da arkadaşlar ekranlara, sütunlara mı almadılar.. Bana göndersin demecini.. Söz, yayınlayacağım..
Bir Kültür Bakanı bütün bunları görüyor ve susuyorsa, bu ülkede Kültür Bakanlığına ihtiyaç yok demektir.Emniyet Genel Müdürlüğü Ahlak Zabıtası bu işi daha iyi götürür!
Aşk Kitabı...!
Kitapların en harikası
Aşkın kitabıdır.
Ben onu dikkatle okudum:
Bİr kaç sayfa sevinç,
Formalarca acı,
Bir bölüm ayrılık.
Buluşma küçük bir bölümcük,
Fragman tarzı!
Ciltler dolusu dert,
Açıklamalarla uzatılmış
Sonu yok ve ölçüsüz.
Goethe'nin dizeleri için,
Ali Çetintürk'e
teşekkürler..
Yeni yaşam tarzında egzersizin önemi
"Kilo kontrolü ve sağlıklı bir yaşam için şimdiye kadar anlatılan beslenme kadar hareketlilik ve egzersiz de önemlidir. İkisinin daima beraber uygulanmazı lazımdır. Günlük yaşama hareket katılmalıdır. Yaşama hareket katmak otobüsten bir durak önce inmekten, aracı biraz uzağa park etmekten, asansörü daha az kullanmaya kadar her türlü fırsatta uygulanabilir.
"Egzersizle kastedilen, aerobik tarzda egzersizdir. Burada öngörülen aerobik egzersiz vücuda oksijen kazandırıcı niteliği olan, belirli bir sürede ve devamlılıkta yapılan, büyük kas gruplarını çalıştıran, nefes nefese bırakmayan, nabzı sadece hafif derece de yükselten egzersizlerdir. Bunların en ideali ve en kolay yapılanı yürüyüştür. Nabız ne kadar çok yükselirse o kadar kilo verilir ve kalbe yararlı olur diye düşünmek yanlıştır, fazlası yararlı değil tam tersine zararlı olabilir. Yürümek gibi kendi yapabileceğiniz aerobik egzersizleri sevmiyorsanız veya ben bu işi başaramam diyorsanız profesyonelce yönetilen "fitness center"lerden yararlanabilirsiniz.
"Aerobik egzersiz en az 15-20 dakika süre ile devam etmelidir. Zaman içinde daha uzun sürelere çıkılabilir. Aerobik egzersizlerin haftada beş gün civarında yapılması tavsiye edilmektedir. Vücuda iki gün de dinlenmek için ayırmakta yarar vardır. Tabii böyle bir harekete, daha doğrusu böyle bir yaşam tarzına başlamadan önce muhakkak doktorunuzun kontrolünden geçip onun onayını almanız gerekmektedir. Bundan daha çoğunu rahatlıkla yapıyorum veya yaparım bana birşey olmaz demek doğru değildir. Egzersiz sırasındaki kalp elektrosu değişikliklerini görmeden böyle bir karar vermek çok yanlış olur. Doktorunuzun muayenesi ve gerek görürüse uygulayacağı efor testi çok değerli bilgiler verir ve sizi görünmeyen tehlikelerden korur.
"Kafanızda bir hareket hesabı açın ve hergün bu hesaba ne kadar hareket ve egzersiz ilave ettim veya bugün ne kadar ilave edeceğim diye düşünün. Banka hesabınız gibi bir de hareket hesabınız olsun. Hareketli günleri hesaba para yatırmış, hareketsiz günleri ise kontrolsüz para çekmiş gibi düşünün. Daima artıda kalmaya ve hesabı arttırmaya çalışın."
Dr. Hasan İnsel, INTERMED Başhekim-Sağlıklı Yaşam Bölümü Başkanı
***
Böyle hedefe yönelik yazıların kötü bir kaderi vardır. İnsan işine gelen bölümleri okur, bu bölümlere çok önem verir diğer bölümleri önemsemez. Lütfen dengeli beslenme, ölçülü miktar, hareketli yaşam gibi bilgileri bir bütün olarak ele almaya çalışın.
Bu özet bilgilerin yaşam ve beslenme tarzınızda planladığınız değişimler konusunda fikir verdiğini, katkıda bulunduğunu umarım. Şimdi sıra bu bilgilerin hayata geçirilmesinde...
SEVDİĞİM LAFLAR
Delilik, özgür bir kafanın yiğitçe çıkışlarıdır.
Montaigne
Teşekkürler sevgili müdürüm
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir aradı.
"Pasha konusunda yazdıklarını bizzat soruşturdum, haklısın, arkadaşlar abartmışlar ve gerçekten terör estirmişler. Pasha'ya geçen yaz ben de gitmiştim. Dünya güzeli Boğaz'da pırıl pırıl bir yer. Polisin görevi engellemek değil yardımcı olmaktır. Önemli olan yasaklamak değil çözüm bulmak. Mümkün olan herşeyi yapacağız. Hem Pasha'yı hem de trafiği açık tutacak önlemleri bulacağız ve uygulayacağız." dedi.
Teşekkürler sevgili müdürüm. En uygun çözümü en kısa zamanda Pasha yönetimi ile işbirliği yaparak bulacağınıza inanıyorum.
Her yaz, kışın yorgunluğunu Pasha'da atan gençler adına bir kere daha teşekkürler...
TEBESSÜM
Cafer oğluna önce iki tokat atıp, sonra sormuş:
-Seni niçin dövdüm biliyor musun?
Çocuk ters ters bakmış.
-Madem bilmiyordun beni niye dövdün?