|
|
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr
)
|
  
Şirketten çekilen paraya iki ayrı vergi var!..
Anonim ve limited şirketlerde, ortakların ya da yöneticilerin şirketten para çekmeleri, bir-iki özellikli durum dışında, pek mümkün değildir. Örneğin, şirketten ücret almak ya da şirkete alınacak mal veya yaptırılacak hizmetle ilgili olarak, şirketten kısa vadeli avans almak yoluyla para çekebilirler. Bunun dışındaki para çekişleri, şirketten borç para alma şeklinde olur ki, bu da yasalar açısından son derece sakıncalıdır.
Örneğin, 100 şirketten 99'unda, "açıktan para ödeme" şeklinde yaşanılan bir gerçek var. Şirketin defter kayıtlarında gözükmeyen bu tür ödemeler, şirketin ortakları adına, onların çektikleri borç para olarak kaydedilmektedir. Şirket ortağının veya yöneticisinin, şirketten borç olarak aldığı parada iki ayrı vergileme söz konusudur.
Borç paranın kurumlar vergisi
Kurumlar Vergisi Yasası'nda, "Örtülü Kazanç" başlığı altında özel bir madde var.
Bu madde, örtülü kazanç dağılımı olarak sayılan durumlardan biri de; şirket ortaklarına, yöneticilerine, denetçilerine ya da bunların yakınlarına, "faizsiz" ya da "çok düşük bir faizle" borç para verilmesi ile ilgili.
Yasa koyucunun buradaki mantığı şudur. Şirket, ortağına örneğin 30 milyar lira borç vermeseydi, bu parayı mevduat, repo, döviz ve benzeri yollarla değerlendirecekti. Bundan sağlayacağı getirinin de kurumlar vergisi alınacaktı. Şirket 30 milyar lirayı, faizsiz ya da çok düşük bir faizle ortağına vermekle, bu gelirden yoksun kalmıştır. Dolayısıyla, Maliye'de bu gelirin vergisini alamamıştır. Öte yandan, parayı alan kişi de, bu parayı mevduat, repo ya da dövizde değerlendirmek suretiyle, bir gelir elde etmiştir. Başka bir anlatımla, ortağa "örtülü olarak" bir kazanç sağlanılmıştır.
Kurumlar Vergisi Yasası'nın 17. maddesinin 3 no.lu bendi ile örtülü kazanç dağıtımı sayılan bu uygulamanın saptandığı durumlarda, borç verilen paranın, yıllık yüzde 80 oranı üzerinden faizinin hesaplanması yoluna gidilmektedir. Hesaplanan faiz üzerinden cezalı kurumlar vergisi de, şirket adına tarh olunmaktadır.
Borç paranın KDV'si
Ortaklara verilen borç para üzerinden hesaplanan faizin, ayrıca kurumlar vergisine tabi olup olmayacağı, yıllardır tartışılan bir konudur. Tam metinleri, Yaklaşım Dergisi'nin Aralık 1998 sayısında yayımlanan Maliye Bakanlığı özelgesinde ve Danıştay'ın bir kararına göre, ortaklaşa borç verme işleminin "KDV'ye tabi olduğu" konusunda, Maliye ve Danıştay görüş birliği içindeler.
Bu duruma göre, sermaye şirketlerinin cari hesap yoluyla ortaklarına borç para kullandırma işlemi, finans hizmeti kapsamında KDV'ye tabi bulunmaktadır. Vergiyi doğuran olay ise, tahsil işleminin aynı yıl içinde gerçekleşmesi halinde, tahsil tarihinde; tahsil işlemlerinin birden fazla yıla yayılı olması halinde ise, takvim yılı ve dönemsellik ilkesi gereği tahsil edilmese dahi yıl sonunda yani meydana gelmektedir. KDV'nin matrahını ise, bu işlem karşılığını oluşturan faiz tutarı oluşturmaktadır. İşlemin faizsiz veya düşük faiz karşılığı olması halinde ise, KDV matrahını, adatlandırma suretiyle hesaplanan faiz tutarı oluşturacaktır.
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|