kapat

01.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Mudanya izlenimleri...

Yine tarihi bir davaydı.

Yine bir adadaydı mahkeme...

Ve yine ilk duruşmaydı.

Yargılanan Devrik Başbakan Adnan Menderes'ti.

Mahkemenin Başkanı Salim Başol yıllar sonra açıklayacağı gibi "biraz endişeli" idi. Menderes çıkar da "Siz beni yargılayamazsınız. Sizi tanımıyorum" derse ne yapacağını düşünüyordu.

Nitekim mahkeme başlar başlamaz Menderes ayağa kalkıp söz istedi. Herkes nefesini tutmuş beklerken kürsüye yürüdü ve saygılı bir sesle dedi ki:

"Kumandan beyefendinin büyük lütufları olmasa, zaman zaman biraz dışarı çıkma imkânını vermeseler, şimdi huzurlarınızda bulunma imkanını dahi elde bulundurmaya muktedir olamayacaktım."

Başol yıllar sonra bu sahneyi anlatırken "O an rahatladık" diyecekti.

* * *

Elbette ne Öcalan'ın Menderes'le, ne PKK'nın DP ile benzerliği var. Ancak 38 yıl önce Menderes'in asıldığı İmralı Adası'ndaki ilk duruşmasında Abdullah Öcalan'ın söz isteyip "Yakalandığımdan bu yana kaba söz, baskı ve işkence görmedim" diye başlayan teşekkür konuşmasını dinleyip de o tarihi görüntüleri hatırlamamak olanaksız.

Öcalan'ın nasıl bir yaklaşım benimseyip, neler söyleyebileceği üzerine tahminlerimizi dün bu köşede yazmıştık. Apo sürpriz yapmadı.

"1970'lerin üniversite kantinlerinin izlerini taşıyan", uzun ve karmaşık cümlelerle "barış elçiliği"ne aday olduğunu ilan etti. "Kendisini satan" ülkelere taş, şehit ailelerine çiçek attı. Bu arada bundan sonra izleyeceği savunma stratejisini de ilan etmiş oldu.

İşte dünkü Mudanya İskelesi'nden saat saat izlenimler:

* * *

Sabah saat 05.00:
Mudanya, fırtına öncesi sessizliği yaşıyor. Bayraklarla kırmızıya kesmiş kentin suskunluğunu bölen tek ses, sokaklarda yankılanan telsiz haberleşmesi... Mudanya'nın eski tren istasyonu şimdi dünyanın dört bir yanından gazetecileri ağırlayan harika bir otele dönüşmüş. Montania Oteli resepsiyonunda uykusuz gözler, gecikmiş konuklara oda bulma telaşında... Mudanya tarihi güne uyanıyor.

Saat 5.30:
Dolunay, arka dağların ardında kaybolurken sokakta koşturmaca başlıyor. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, günlerdir sürdürdüğü hummalı hazırlık sayesinde yerli yabancı konuklarını, son derece başarılı bir organizasyonla ağırlıyor. Saat 6.00'ya yaklaşırken günün ilk ışıkları düşüyor Apo'nun yargılanacağı adanın üzerine... "Kurşunlu" üzerinden...

Saat 6.30:
Sessizlik, Güneydoğu mağdurlarının feryadıyla yırtılıyor. İskeleye bakan bir terasta toplanmış şehit yakınları "İmralı Apo'ya mezar olacak" diye haykırıyor. İki talepleri var: "DGM'lere dokunulmasın ve Apo ipten kurtarılmasın". Seslerini dünyaya duyurabilmek için var güçleriyle bağırıyorlar. Buraya bazı yabancı diplomatlarla aynı otobüste getirildiler; böylece yabancı konukların sorunla daha yakından tanışmaları sağlandı.

Saat 07.40:
Mudanya İskelesi'nden İmralı yolcularını taşıyacak deniz otobüsü hareket ediyor. Aynı sıralarda Gemlik'te Öcalan'ın yakınları ve avukatları da Ada'ya gönderilmek üzere jandarma komutanlığına alınıyorlar. Asker-polis bütün görevlilerin, gelenlere büyük bir özen ve nezaketle davrandıkları görülüyor.

Mudanya sahili, televizyon ekiplerinin kablolarıyla kıyıya sımsıkı bağlanmış gibi... Tam bir haber panayırı... Medya, göğe bakan uydu antenleri ve iskeleyi süzen kamera objektifleriyle adeta göz göz olmuş Apo'yu izliyor.

Saat: 10.30:
Televizyon sahili, duruşma salonundan ulaşan ilk görüntülerle sarsılıyor. Günlerdir beklenen manzara ekrana yansıyor. Apo'nun cam fanus içindeki görüntüsü karşısında şehit aileleri sloganlarla gürlerken, yayın arabalarının önünde heyecanlı anons sesleri birbirine karışıyor.

Saat 11.00:
Sahilde ilk olay: MHP'li bir grupla basın mensupları arasında tartışma çıkıyor. Bayılan birinin görüntülenmesi sırasında öfkeli bir grup, bir kameremana laf atınca küçük çaplı bir yumruklaşma yaşanıyor. Kameralar o tarafa dönüyor. Yüzlerce gazeteci olay yerine koşuyor, ancak polis hemen duruma el koyuyor. Birkaç dakika içinde ambulans yetişiyor. Herkes tetikte...

Saat 14.00:
Apo'nun konuşması ve duruşmanın ertelenmeyeceğinin belli olmasından sonra Mudanya'da gerginlik yerini sükunete bırakıyor. Şehit ailelerini taşıyan otobüsler zafer kornaları çalarak ayrılıyorlar. Yabancı gazeteciler kendilerini deniz ve güneşin rehavetine bırakıyor. İmralı bir tarihi günü daha mazisine gömmüş olmanın rahatlığıyla karşılıyor akşamı...

Türkiye zor bir sınavdan çıkmışçasına "rahatlıyor."

... Tıpkı 38 yıl önce Başol'un rahatladığı gibi...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır