kapat

01.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Anlamlı rastlantı

Ankara'dan İstanbul'a uçuyor ve uçakta Fikri Sağlar'la, CHP'yi konuşuyorduk... Bir ara pilotun anonsu duyuldu:

- Sayın yolcularımız, sol tarafta görünen ada, İmralı'dır.

Herkes sola... Soldaki pencerelere yöneldi.

İmralı "ilgi odağımız."

Bütün dünyanın gözü, kulağı İmralı'da.

Sadece gözler, kulaklar değil...

Kameralar da.

Sahi Almanya'da, İngiltere'de, Fransa'da "hangi duruşma" bizdeki gibi TV'den "naklen" yayınlanıyor?

"Şeffaflık" ise...

İşte şeffaflık.

"Demokratik tavır" ise...

İşte demokratik tavır.

* * *

1970'lerde Baader Mainhof örgütü, Almanya'yı kasıp, kavuruyordu.

Örgüt militanları sonunda yakalandılar.

Topluca yargılandılar.

Duruşmalara "kimse sokulmadı."

Naklen yayın bir yana "tek kare resim bile" çektirilmedi.

Dava sona ermek üzereyken...

Militanların "ihtihar ettikleri açıklandı.

Yıllar geçti aradan.

Baader Mainhof davasına ait, hâlâ, "tek resim bile" yayınlanmadı.

Batı "böyledir" işte...

Bize gelince "kusur bulmak için kılı kırk yarar, öküzün altında buzağı ararlar."

Kendilerine gelince...

"İntihar" der, dosyayı kapatırlar.

* * *

İngiltere'de, geçtiğimiz yıllarda "gökdelen havaya uçuruldu."

Bu işi yapan İRA militanları yakalandılar.

Yargılandılar.

Duruşma salonuna ne TV kamerası alındı.

Ne de gazetelerde "duruşma fotoğrafı" yayınlandı.

Fransa'da da "uygulama aynı."

Batı'da "mahkeme ressamları" var.

Duruşmalarla ilgili "temsili resim" yaparlar.

TV'lerde, gazetelerde "bu resimler" yayınlanır.

Bizde ise...

"Maç yayını" gibi...

İmralı'dan canlı yayın.

* * *

İmralı duruşmasını izlemeye gelen yabancı gazetecileri, topluca "Güneydoğu'ya... Sınıra" götürsek.

Ve göstersek...

Sınırın "diğer tarafında" yaşayan Kürt'ün "karınca kadar bile değerinin olmadığını."

Sınırın "bu tarafında" yaşayanın ise...

"Cumhurbaşkanlığı'na kadar" çıkabildiğini...

Sonra da...

Ellerine birer "TBMM albümü" tutuştursak.

Parlamentonun "dörtte birinden fazlasının" Kürt kökenli vatandaşlarımız olduğunu anlatsak.

Sahi...

Bunları yapsak...

"Önyargıları" kırabilecek miyiz dersiniz?

* * *

Frankfurter Algemeine dün "şunları" yazdı:

- Türk devleti, bir numaralı düşmanını yargılıyor... Ve Türkiye, bir numaralı düşmanını çok ağır masraflarla, hapiste tutuyor.

Ve yine dün BBC-3'ün yayınından:

- Asi Kürt liderin yargılanmasına başlandı... İdama mahkum edilmesi bekleniyor.

Her şey "öylesine" ortada ki...

Batı, daha düne kadar "sempati beslediği... Destek verdiği" Öcalan'a sahip çıkamıyor.

* * *

Öcalan'ın yargılanmaya başlaması ile "zayıf hükümetler döneminin" sona ermesi, eşzamanlı.

"Bölücübaşının" bukalemun gibi renk değiştirip "uzlaşı... Özür" sözleriyle, "uzlaşı ve atılım hükümetinin" göreve başlaması, eşzamanlı.

Ne büyük rastlantı.

Gün "uzlaşmayı sürdürme" günü.

Sürdürür ve atılımı gerçekleştirirsek...

Türkiye"'nin önünü kimse kesemez.

Ne bölücü terör ve ne de çifte standartlı Batı.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır