


Kimin için?
Ey çarşıları bombalayan gençler...
Ey canlı bomba dedikleri aldatılmış kızlar, kadınlar.
Dağlarda halâ son barutlarını kullanan delikanlılar.
Ölüm orucu'na kalkışanlar... Ey -daha dün- Strasbourg caddelerinde protesto yürüyüşü yapan PKK'lı yoldaşlar.
Ne için bütün bunlar?
Kimin için?
Apo mu dediniz?.. Hangi Apo?
Hani şu, şehit annelerinden özür dileyen, akan kanlar için üzüntülerini bildiren ve artık Türk Devletinin hizmetinde görev yapmaya hazır olduğunu söyleyen...
Kısacası... Beni idam etmeyin, beni kullanın diyecek kadar küçülen Apo, öyle mi?
Değer mi böyle bir adam için.
Değer mi direnmeye, çarpışmaya, vurmaya, kırmaya...
*
Gördünüz işte.
Sizi saniyede sattı... Daha uçağa bindiği anda satmıştı zaten.
Hani kutsal gaye?
Hani ideal?
Demek ki, yok böyle bir şey.
Lider mider değil, basit bir eşkiya bu.
Sömürücü...
Aynı zamanda da nankör.
Nankör, çünkü Almanya'yı, Yunanistan'ı ve İtalya'yı da saniyede sattı.
O Almanya ki, bunun yandaşlarını yıllardır bağrına basmış, o Yunanistan ki, bunlara eğitim kampları bile açmış, o İtalya ki, Apo Efendiyi saklamış, korumuş, o'na konforlu bir hayat biçimi sunmuş.
Ama sattı... Onları da saniyede sattı.
Avrupadaki örgütlerine verdiği mesaj şudur:
- Almanya'yı, Yunanistan'ı, İtalya'yı rahatsız edin. Eylemler yapın.
- Peki Türkiye?
- Bırakın Türkiye'yi, ben artık o'nun emrindeyim.
Görüyor musunuz ahlâkı?
Görüyorsunuz.
Peki niye halâ dağlardasınız?
Ne için?.. Kimin için.
*
Gelelim, kendi içimize.
DGM'lerle ilgili düzenlemeyi bir türlü yapamayan siyasetçiler, eski meclisten yeni meclise hiç bir olmamış gibi rahatça atlayabildiler... Pes.
Gerçi, oradaki Askeri Yargıç'ın yerine sivil yargıç da koysak, Avrupa'nın mızıkçılığı bitmeyecek ama bir meclis bu kadar hantal olabilir mi?
Apo yakalanalı 4 ay oluyor. 3 ay da öncesi var... Yâni Suriye'den başlayan kovalamaca... Etti 7 ay...
7 ayda bir maddeyi değiştirmediler.
Yazıklar olsun.
*
Aslında... bana sorarsanız, bu saatten sonra hiç değiştirmem DGM'lerin yapısını.
Demokratikleşme denen nane, Apo sayesinde olacaksa, demokratlıktan bile vazgeçebilirim.
Benim Devletim, orada bir Askeri Yargıç tensip etmiş... Apo kim oluyor da benim yapımı etkiliyor.
- Efendim, Avrupa İnsan Hakları.
İşte asıl bunun için değiştirmem DGM'lerin yapısını... Çünkü bir Asker üye'yi dışlayan mantığı, hem hukuk'a hakaret sayarım hem de Ordu'ma.
Değiştirmem.
Ne kaybederim?
Söyleyin bana ne kaybederim?.. Yahut, değiştirirsem ne kazanırım?
Haydi, haydi...
Bırakın bu Batıcı olmayı.
Batılı olun, yeter.