Bebek katili, şehit yakınlarından özür diledi. Bir şehit yakını "Bardak mı kırdı ki özür diliyor, assınlar onu!" diye tepki gösterdi.
SABAH'ın manşeti de aynı hukuk dışı psikolojik çelişkiyi vurguluyor:
"30 bin kişinin katili özür diledi!"
Adam, trafik kazası yaptıktan sonra zarar verdiği sürücüye sanki özür dileyip "geçmiş olsun" diyor..
Dün İmralı'da başlayan tarihi yargılama, aslında ne kadar kolay bir cinayet davası ile karşı karşıya bulunduğumuzu gösteriyor.
Katil, iddianameyi okumuş, ne suç işlediğini ve hangi cezayı hak ettiğini iyi biliyor.
"Şehit yakınlarına bir açıklama yapmak istiyorum. Üzüntülerini ve acılarını yürekten paylaşıyorum. Özür diliyorum" diyerek tüm yaptıklarını kabul ediyor.
Artık dava bitmiş ve karara kalmış sayılır.
Bundan sonrası katliam taşeronunun canını kurtarmak amacıyla başvuracağı pazarlık taktikleridir ki, bunun adaletle ilgisi yoktur.
Talep siyasidir, mahkeme de böyle bir talebin tarafı değildir.
Yaptığı kısa konuşmada, yakalandığı günden bugüne baskı, hakaret ve işkence görmediğini söyledikten sonra şunu ekledi:
".. Ben de bu bağlamdaki kararlılığımı saygıyla ve şükranla belirtmek istiyorum. Bundan sonra barış ve kardeşlik için yaşayacağımı, Türkiye Cumhuriyeti'ne hizmet edeceğimi belirtmek istiyorum. Barış ve kardeşlik için yaşamam gerektiğini düşünüyorum. Akıtılan bu kanın durması ve barış için çalışacağıma söz veriyorum.."
Tercümesi.. "Her türlü kötülüğü hak etmiştim ama iyilik gördüm. Ben de buna karşılık vereceğim."
Bebek katili, yine de konuşmasının satır arasına örtülü tehdit sıkıştırmayı ihmal etmiyor:
"İdam edilmem kanı durdurmaz. Gelin oturalım, konuşalım!."
Haydi, hizmet et!
Ona bölücü demek, rütbe vermektir.
O, Kürtlerin kurtarıcısı değil, Türkiye'yi bölmek isteyen güçlerin kasabıdır.
İhanete karşı ülke bütünlüğünü savunan Kürt kökenli binlerce korucu ailesi de, çocuk, kadın demeden kurbanlar arasındadır.
Apo dün yakalanmasından sorumlu tuttuğu ülkelere de göz dağı verdi. Yandaşlarına onları hedef gösterirken, uğursuz rollerini açığa vuracağı iması ile kendisine sahip çıkmaları için tehdit kokan uyarılar yaptı.
Adalet pazarlık kaldırmaz.
Apo, ancak kendisini kullanan ülkeleri mahkemede açıklayarak Türkiye'ye hizmet edebilir. Ama isim sayarak değil, maskeleri düşüren kanıtlar vererek..
Bu davanın "cinayet" ayağında Apo, "bölücülük" ayağında da onu kullanan sahte dostlar yargılanmalı.
Türk adaleti bu görevi yerine getirirken terör tehdidindeki insanlığa en anlamlı ve etkili hizmeti yapacaktır.
Şimdi, bu tarihi göreve gölge düşürmek isteyenlerin oyununu bozmak gerekiyor.
Şartı da dava bitmeden DGM'yi sivilleştirecek yasayı meclisten geçirmek.