kapat

01.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Arap Ligi'nde Türk Düşmanlığı
Suriye, yıllar boyu sürdürdüğü Türk düşmanlığını, Arap Ligi'ne taşıdı. Daima "su sorunu"nu bahane ediyordu. PKK terör örgütüne yataklık yaptığı konusu gündeme geldiğinde ise, bunu inkara kalkışıyordu.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Arap âleminde Türkiye aleyhine oluşturulan havayı dağıtmak için yıllardır büyük çaba harcadı. Suriye ve Libya dışındaki tüm Arap ülkelerinin liderleriyle dostluğunu sürdürdü.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, 1 Ekim 1998 günü TBMM'ni açış konuşmasında Suriye'yi, PKK terör örgütüne destek verdiği için ağır bir dille suçlaması ilk defa Şam'da suskunluk ve panik havası içinde değerlendiriliyordu. Daha düne kadar "Apo bizim ülkemizde yok" diyen Suriye, Türkiye'nin kararlı tutumu karşısında, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'ten yardım dilenmekteydi.

Aslında Suriye, yıllardan beri Arap âleminde, Türkiye aleyhine yoğun bir kampanya sürdürüyordu. Nitekim, 4-5 Mayıs 1998 tarihlerinde Tunus'u resmen ziyaret eden Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, ev sahibi Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali, başbaşa görüşmeleri sırasında şunları söylemişti:

"Sayın Cumhurbaşkanı, Suriye sizi, bize şikayet ediyor ne dersiniz?"

***

Süleyman Demirel, 16 Mayıs 1993 tarihinde Cumhurbaşkanlığı görevine seçildikten sonra ülkenin dış politika sorunlarına el atıyor, özellikle sınır ötesinden beslenen PKK terör örgütünün Suriye ve diğer ülkelerdeki bataklığını kurutmak için yapılan planlar üzerinde yoğunlaşıyordu.

Suriye, Arap ligi ülkeleri arasında Türkiye'nin imajını bozmuştu. Bu komşu ve Müslüman ülkelerden Türkiye'ye yönelik olumsuz tavırları her geçen gün artıyordu. Demirel, bu olumsuzlukları gidermek için devreye girdi. Suriye ve Libya'nın dışındaki tüm Arap ülkelerinin liderleriyle birebir temasa geçti. Bu ülkelerin çoğunu ziyaret etti. Bazılarının Devlet Başkanlarıyla dostane ilişkilerini çeşitli vesilelerle sürdürdü.

Gazeteciler de şartlanmış
Cumhurbaşkanı Demirel, 1997 yılının 3 Aralık günü Birleşik Arap Emirlikleri'ni resmen ziyaret ediyordu. Başkent Abu Dhabi'de düzenlediği basın toplantısında, Suriye'nin etkisi hemen gözlendi. Arap kökenli gazeteciler, adeta Şam'dan kurulmuş gibi, Suriye'nin hoşuna gidebilecek soruları birbiri arkasına Demirel'e yöneltiyorlardı.

Demirel ile Arap kökenli gazeteciler arasındaki şu ilginç diyalog, onların ne kadar şartlanmış olduğunu gözler önüne seriyordu:

Muhabir - Türkiye, Suriye'yi teröre destek vermekle suçluyor. Suriye ise, bu suçlamanın başka amacı bulunduğunu söylüyor. Suriye'ye göre Türkiye, Arap-İslam ülkelerinin çıkarlarını, başka ülkelerle gölgelemeye çalışıyor.

* Süleyman Demirel - Suriye'nin teröre destek olduğu iddiası, kesin iddiamızdır. Çünkü PKK terörünü yürütenler, Suriye'de yerleşiktir.

Muhabir - Sayın Cumhurbaşkanı, konuşmanız sırasında Türkiye'nin 28 ülke ile Güvenlik İşbirliği Anlaşması olduğunu söylediniz.

* Süleyman Demirel - Güvenlik değil, Askeri Eğitim İşbirliği. Bunlar ayrı ayrı şeyler.

Muhabir - 28 ülke ile bu alanda anlaşma olduğuna işaret ettiniz. Ancak, bu 28 ülke arasında Arap ülkelerine karşı düşmanlık besleyen İsrail gibi bir ülke görünüyor. Türkiye-Arap ilişkilerinin daha da gelişebilmesi için Türkiye'nin, İsrail ile yapmış olduğu bu anlaşma bir engel oluşturmaz mı?

* Süleyman Demirel - Bu anlaşmanın, Arap ülkelerinden herhangi birine karşı anlaşılması, tefsir edilmesi, yorumlanması tahriktir. Bu, iki ülke arasındaki, üçüncü ülkelere karşı olmayan bir anlaşmadır. Arap ülkeleri arasında, İsrail ile münasebetleri Türkiye'den çok daha ileri olan ülkeler var. Düşmanlıkta ebed”lik olmaz. İnsanlar, düşmanlığı sürdürmek yerine, barışı aramalıdırlar. Aramışlardır; İsrail'le Mısır anlaşmıştır, 20 sene olmuştur ve pekâlâ iki ülke iyi ilişkiler içindedir. Filistin Cumhurbaşkanı Sayın Arafat, bir ön anlaşmayı yapmıştır, onun neticesinde de Gazze'ye gelmiştir. Ve bugün Batı Şeria'da da yine Filistinliler özerk bir idareye kavuşmuştur. Ürdün ile İsrail de anlaşmıştır. Hulusi Turgut

Yarın: Operasyon toplantısı

Suriye bozdu Demirel onardı
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 16 Mayıs 1993 tarihinde göreve geldikten sonra Türkiye'nin dış dünya ile barışık olması için büyük çaba harcadı. Bu arada ülkenin baş belâsı PKK terörünün önlenmesi ve Suriye'nin İslâm ülkeleri nezdinde oluşturduğu olumsuz havayı kaldırmak için pek çok Arap ve İslâm ülkesini ziyaret etti. İşte Demirel'in altı yıla sığdırdığı baş döndürücü Arap-İslâm turu:

Mısır7 Mayıs 1994
İran25-27 Temmuz 1994
Ürdün28 Ağustos 1994
Fas12-14 Aralık 1994
Pakistan13-18 Mart 1995
İsrail / Mısır / Filistin11-14 Mart 1996
Mısır19 Mart 1996
İran / Türkmenistan12-14 Mayıs 1996
Türkmenistan12-14 Mayıs 1997
Mısır16 Eylül 1997
Kuveyt 6-7 Ekim 1997
Oman / BAE1-4 Aralık 1997
İran8-10 Aralık 1997
Tunus4-5 Mayıs 1998
Kazakistan10-12 Mayıs 1998
Cezayir25-26 Ocak 1999
Bangladeş28 Şubat - 3 Mart 1999
Katar / Bahreyn2-3 Nisan 1999


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır