kapat

01.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Gözleri, kulakları bizde
Öcalan davasını dünya medyası dakika dakika izliyor. Yabancı TV kanalları gelişmeleri sık sık aktarırken, AP, Reuters onlarca fotoğrafı servise koydu

KANLI terör örgütü PKK'nın lideri ve 30 bin kişinin katili Abdullah Öcalan'ın İmralı Ada'daki duruşmasına, dünya basını çok büyük ilgi gösterdi. Amerika'dan, Avrupa'ya, Rusya'dan Çin'e kadar hemen hemen bütün ülkelerdeki basın yayın organları, Apo davasındaki gelişmeleri izleyici ve okurlarına aktardı. Zaten yabancı gazetelerin dünkü sayısında Apo davasıyla ilgili haberlere geniş yer ayrılmıştı.

"İdam bekleniyor"
Dünyanın en etkin gazetelerinden dünkü sayısında yer alan Stephen Kinzer imzalı haberde, Öcalan'ın büyük olasılıkla, yardımcısı Şemdin Sakık gibi idam cezasına çarptırılacağı vurgulandı. Ancak cezanın uygulanıp uygulanmayacağının bilinmediği, Başbakan Ecevit'in genelde idam cezasına karşı olduğu kaydedildi. Gazetenin haberinde Ankara'daki yabancı bir diplomatın şu sözlerine yer verildi: "Öcalan uluslararası standartlara uygun bir davada yargılanırsa, idam cezası alsa bile tüm dünya onun neden suçlu bulunduğunu anlayacaktır."

Amerikan CNN televizyonu da Mudanya'dan ilk canlı yayını, dün öğlen iki sularında gerçekleştirdi. CNN'in sabah yayınında ise İngiliz yazar ve gazeteci Harvey Morris dava ile ilgili yorumlarda bulundu. Jüri üyesi bulunmamasını ve hakimlerden birinin askeri olmasını eleştiren Morris "Türkiye davayı adil göstermeye çalışsa da, bize öyle gelmiyor" iddiasında bulundu.

İtalyanlar pişman
Hiç şüphe yok ki, davaya en büyük ilgi gösteren ülkelerden biri de İtalya oldu. İmralı duruşmasına çok geniş yer ayıran gazetelerin hemen hemen hepsinde Apo için kesinlikle idam cezası verileceği öne sürüldü. İtalya'daki en ilginç yorumlardan biri ise İl Giornale gazetesine aitti.

Gazete "Terörist Abdullah Öcalan'ın yaptıkları unutulmadı. Mahkeme önünde bunların hesabını verecek" yorumunu yaptı. Ayrıca İtalyan gazetecilerin duruşmaya alınmamasıyla ilgili olarak da "Gerçek, İtalyan hükümetinin Öcalan'ı İnfernetto mahallesinde misafir etmesi ve yaptığı terbiyesizlikten ve münasebetsizlikten dolayı hala özür dilememesidir" ifadesine yer verildi.

PAZARLIK YOK!
İngiliz Reuters ve Amerikan AP ve Fransız AFP ajansları Apo davasıyla ilgili haberlerle fotoğrafları ardı ardına servise koydu. He üç ajansın haberinde de gelişmeler anlatıldı. Reuters, "Öcalan, eylemleri için özür diledi ve akan kanın durması için yardımcı olabileceği söyledi. Ancak Türkiye'de kimse onunla işbirliğini kabul etmiyor.

Zaten Öcalan'ın, halen eylemlerini sürdüren PKK'yı kontrol edebileceğinin garantisi yok. Türkiye'de idam kararı veren hakimlerin kalem kırma geleneği var. Muhtemelen bu dava sonunda kalem kırılacak" ifadelerine yer verdi. Ajans Öcalan'ın zayıflamış olduğunu ancak sağlıklı göründüğünü de yazdı. SABAH gazetesinin dünkü manşetinde yer alanı "Hesap Günü" başlığına dikkat çeken ve şehit ailelerinin dramını yansıtan bu fotoğrafı geçen AP ajansı ise, Abdullah Öcalan'ın Türkiye'de herhangi bir kötü muameleye maruz kalmadığını vurguladı.

İçerideki dış basın
BİZ DE davayı izleyen yabancı gazetecileri izliyoruz. Bir Hollandalı 'Galiba en nazik, en kültürlü polisler burada. Hepsi İngilizce biliyor' diyor

İMRALI duruşmalarını izlemeye gelen yabancı basını izlemeye Mudanya'ya geldik. İlk izlenim, bugüne kadar basının ve televizyonun aktardığı Mudanya izleniminin çok çarpık olduğu. Sanılır ki, Mudanya duygusal açıdan her an zıvanadan çıkma eşiğinde insanların her an bir asayiş vakası yaratabileceği, dünyadaki bütün uğursuz, kötü niyetli, karanlık mihrakların performans sergilemek için seçtiği bir sahne ve sokaklarında fazla gerilmiş bir keman yayı kıvamında rüzgarlar esiyor; alınan olağanüstü güvenlik tedbirleri de bunların üstüne tüy dikiyor.

Oysa tam tersi sözkonusu. Türkiye'de metrekare başına tetikte polis sayısının bu kadar çok olduğu bir yerde, bu kadar gerilimsiz, rahat bir ortamın olması benim için ufak çapta bir mucize gibi. Gerçekten de Mudanya'da her yer polis dolu. Üniformalı, bereli, komando kılıklı özel kuvvetler. Ama kendilerini araziye uydurmuşlar; göze batmıyor, insanın üzerinde gözleniyormuş, izleniyormuş, devletin asayiş sağlayan pençesi her an üzerine binebilirmiş intibağı bırakmıyorlar.

Mudanya'da 64 gazeteci mevcutuyla en çok gazeteciyle temsil edilen Almanya'dan bir gazeteci 'Ben Türkiye'de bu kadar kadın polis olduğunu sanmazdım' diyor. Mudanyalı da aynı görüşte. Polis sayısının fazlalığı hiç de özellikle yabancı ajans muhabirlerinin iddia ettiği gibi huzurlarını kaçırmamış. Esnaftan biri, 'Yabancı zaten, çoğu da Bursa'dan, çok düzgün, uyumlu davranıyorlar' diyor takdir belirten bir ifadeyle.

Yabancı basın sessiz
Açıkcası Türkiye, Abdullan Öcalan'ın kendi adalet sistemi içinde 'gerektiği gibi yargılayabileceğini gösteriyor ve bunun mahkeme salonundaki Apo'nun insanlık suçu işleyenlerden olduğunu simgeleyen o cam kafesten Mudanya'daki gıcır gıcır Press Center-Basın Merkezi'ne kadar her cephede sergiliyor. Bu yüzden mi, yabancı basın mensupları söyleyecek pek fazla birşey bulamıyorlar bilemiyoruz ama çoğunun bir gazeteci için fazlasıyla ketum, kiminin adeta huzursuz, dikkatli, ihtiyatlı bir bekleyiş havası içinde olduğunu söyleyebiliriz. İlişki kurmaya çalıştığımız bir İngiliz, bir Amerikalı basın mensubu, ilk izlenim ve yorumlarını alma, belki bir geniş bir röportaj yapma teklifimizi soğuk ve ters bir ifadeyle 'Yok teşekkürler' diyerek kafadan reddediyorlar.

Şehit ailelerini arıyor
Gösterişli bir Alman televizyon ekibine yanaşıyoruz, onların şefi 'Henüz herhangi birşey konuşmak için çok erken olduğunu söylemekten başka hiçbirşey söyleyemem' diyor. Sonunda ancak son on yılda defalarca Türkiye'ye gelmiş, Apo'yla bir kez Bekaa'da röportaj yapmış, Diyarbakır'da bir kez Türk polisince gözaltına alınmış, Avusturyalı bir gazeteciyle rahat bir konuşma gerçekleşebiliyor. (Sibylle Hamann)

Avusturyalı gazeteci Öcalan'ın mahkemeye çıkar çıkmaz söz alarak söylediklerini 'Demek daha önce basında yayınlanan ifadeler doğruymuş. Böyle olacağını hiç beklemezdim' diye yorumluyor.

Bu işte yabancı basının ağzını dilini bağlayan Apo'nun bu teslimkar tutumu onlara söyleyecek pek birşey bırakmıyor.

Bu ve bir de şehit ailelerinin manevi ağırlığı. Nitekim on yıl önce Bekaa'da Abdullan Öcalan'ı Kürt halkının lideri olarak gören Avusturyalı gazeteci daha şimdiden Abdullah Öcalan ve onun kaderine olan ilgisini çoktan kaybetmiş durumda. Şehit aileleriyle ilgili bir röportaj yapmanın hesabını kuruyor ve böylece ben kendimi Avusturyalı gazeteciye bu konuda brif verir buluyorum.

Yıldız Ersin Bal

Bu da aslında Mudanya'nın genel görüntüsüne uyuyor. Mudanya garip isimli özel uzmanlık kongrelerinin yapldığı küçük bir kongre şehrini andırıyor bugünlerde. Herbiri birbirlerini izlemekten başka yapacak işleri olmayan gazeteciler sürekli gruplar halinde toplanıp, birbirlerine o özel uzmanlık alanı hakkında bilgi ve hava basıyorlar.

Kendi gazetemin muhabiri diye söylemiyorum Sabah'tan Ersin Bal, bu brifinglerin yıldızlarından biri. Geceleri onu gazetecilerin üs olarak seçtiği ilçenin en lüks oteli Montania'nın terasında, karşısına onlarca meslektaşını oturtmuş, onlara neyin ne olduğunu anlatırken bulabiliyorsunuz. Karşısındakiler harıl harıl not alıyorlar, böylece gazetelerine yazacakları birşeyleri ekrana çıktıklarında söyleyebilecekleri bir iki sözleri oluyor.

Der Spiegel: Suçu sabit
KÖLN- Öcalan davasının başlamasıyla Avrupa'daki elçiliklerimizde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda PKK yandaşının yaşadığı Almanya'da Türk büyükelçilik binası, dikenli tellerle çevrildi. Alman polisi, ek güvenlik önlemleri aldı. Alman gazete ve televizyonları da Öcalan davasına geniş yer ayırdı. Televizyonlar gün boyu haber bültenlerinde davanın seyri hakkında bilgi verdi.

"Temiz duruşma olsun"
Express gazetesine konuşan Almanya Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Werner Hoyer, "Hukuk devleti normlarına uygun, temiz bir duruşma, Türkiye için büyük şanstır" dedi. Der Spiegel dergisi de dün piyasaya çıkan son sayısında davaya geniş yer verdi. Türk halkının Öcalan'ın suçlu olduğu konusunda şüphesinin bulunmadığına dikkat çeken dergi, "Öcalan örgütün ikinci adamı Şemdin Sakık tarafından katliam yapmakla suçlanmıştı" dedi.

"Sorun artık çözülebilir"
APO davası İngiltere'nin ciddi yayın yapan gazete ve televizyon kanallarında geniş yer buldu. "Apo'nun tabutuna son çivi çakıldı" diyen The Independent, PKK'nın ağır darbe yediğini yazdı. The Times ise bin yıldır aynı coğrafyada yaşayan Türk ve Kürt halklarının bu sorunu çözmesinin daha kolay olduğunu ileri sürdü. The Guardian gazetesi ise 15 yıldır bir ülkenin bütünlüğünü tehdit eden ve şiddet uygulayan Apo'nun yargılanmayı çoktan hakettiğini, ancak adil dava olması gerektiğini yazdı. SKY televizyonu ise Kürt temsilcileriyle görüşerek, genellikle Apo davasının adil olmadığı yorumlarını ön plana çıkardı.

LONDRA Jan DEVLETOĞLU

Paris yakın takibe aldı
FRANSIZLAR davayı en yakından izleyen ülkeler arasında. Haber radyosu "France Info" her yarım saatte Öcalan davasından haberler verdi. Haberlerde, PKK'nın uyguladığı barbarca şiddetin halkta büyük tepki doğurduğu ve Türk ordusunun buna çok sert karşılık verdiği vurgulandı. Le Figaro gazetesi haberi birinci sayfadan duyurdu ve PKK eylemlerinin tarihçesine geniş yer ayırdı.

Liberation gazetesi ise davanın büyük olasılıkla erteleneceğini savundu. Liberation, DGM'ler hakkında gündeme gelen tartışmaların davanın ertelenmesinde rol oynayacağını iddia etti.

PARİS NURDAN BERNARD

Başrolde hep Öcalan var
YUNANİSTAN bir dönem kol kanat gerdiği Apo'nun davasını çok yakından izliyor.

Tatil olduğu için gazetelerin çıkmadığı Yunanistan'da TV ve Radyo istasyonları canlı yayın yapan Türk TV kanallarının haberlerini tercüme ederek veriyorlar. İstanbul ve Mudanya'ya muhabir gönderen Yunan medya organları, Mudanya ve İmralı'da alınan sıkı güvenlik önlemlerinden, Apo'nun mahkeme salonuna getirilişinden, şehit ailelerinin davayı nasıl izlediklerinden ve Türk kamuoyunun Apo ile ilgili genel duygularından söz ettiler. Ayrıca tüm radyo ve TV kanalları, Apo davasıyla ilgili yorumlarında, bu davanın "Avrupa standartlarına uygun olmayacağı" iddialarını yineliyorlar.

ATİNA STELYO BERBERAKİS

Hükümet ve turistler izliyor
RUSYA'DA medya organları gibi yönetim de Apo davasını çok yakından izliyor. Eli yüreğindeki Rus hükümeti Apo'nun daha ilk konuşmasında Rusya, Yunanistan ve Suriye'den söz etmesi heyecan yarattı. Moskova'da "Acaba Apo Rusya'daki bağlantılarıyla ilgili açıklamalar yapıp bizi zor duruma düşürür mü?" endişesi var. Zira Apo'nun 2 aylık "Rusya macerasına" ilişkin hâlâ çok sayıda soru işareti var. Davayı yakından izleyen bir diğer kesim ise, yaz tatilini Türkiye'de geçirmeyi planlayan Rus turistler ve turizmciler. Bu arada dün 400 kadar PKK'lı Moskova'daki elçiliğimizin önünde olaysız bir gösteri yaptı.

Başrolde hep Öcalan var
YUNANİSTAN bir dönem kol kanat gerdiği Apo'nun davasını çok yakından izliyor.

Tatil olduğu için gazetelerin çıkmadığı Yunanistan'da TV ve Radyo istasyonları canlı yayın yapan Türk TV kanallarının haberlerini tercüme ederek veriyorlar. İstanbul ve Mudanya'ya muhabir gönderen Yunan medya organları, Mudanya ve İmralı'da alınan sıkı güvenlik önlemlerinden, Apo'nun mahkeme salonuna getirilişinden, şehit ailelerinin davayı nasıl izlediklerinden ve Türk kamuoyunun Apo ile ilgili genel duygularından söz ettiler. Ayrıca tüm radyo ve TV kanalları, Apo davasıyla ilgili yorumlarında, bu davanın "Avrupa standartlarına uygun olmayacağı" iddialarını yineliyorlar.

ATİNA STELYO BERBERAKİSSUAT TAŞPINAR

Ruslar'ın asparagası
RUSYA'DA yayınlanan Moskovskiy Komsolomets gazetesi Öcalan'ın, cezaevinden kendisini destekleyen PKK'lı kadınlara gönderdiği bir mektubu ele geçirdiğini iddia etti. Gazeteye göre Apo, Suna Parlak, Melahat Akay ve Leyla Akbaş adlı kadınların İmralı'ya gönderdiği mektuba verdiği cevapta şöyle diyor: "Bugün annemin ölümünün 6. yıldönümü. Çok hasret çekiyorum. Sizi ve tüm kadınların mutluluğunu istiyorum. İlk bakışta aşk güzel ve dertsiz görünür. Ama sonra kayıplara ve ilişkilerin kötüye gitmesine neden olabilir. Sizin de o duygularınız yolunuzu şaşırtmasın. Şu an güçlerinizi birleştirmelisiniz. Ve barış için çaba göstermelisiniz."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır