|
|
'Yabancı ortak getireceğiz'
Faaliyet iznini yeni alan Toprak Yatırım, yatırım bankacılığına yeni soluk getirmeye soyunuyor. Banka ilk projesini Eylül'de gerçekleştirecek
Nadin TAŞCIOĞLU
Toprak Grubu'nun yeni bankası Toprak Yatırım, Türkiye'de henüz fazla gelişme imkanı bulamayan yatırım bankacılığı alanına iddalı giriyor. İlki Eylül'de gerçekleşmesi planlanan 6 proje ile faaliyete hızlı başlayan banka, şirket evlilikleri, satın almalar, yabancı ortak getirme ve henüz Türkiye'de kullanılmayan bazı finansman teknikleriyle yatırım bankacılığına geliştirmeye çalışacak.
Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı Yener Dinçmen, Başkan Yardımcılığı'nı Sevgi Toprak Tunga, Genel Müdürülüğü'nü de Zafer Ataman'ın yaptığı Toprak Yatırım, 4 trilyon nakit sermaye ile işe başlıyor. Hedef, üç yıl içinde uluslararası pazarda işlem yapan ve 20-25 trilyonluk sermaye yapısına sahip banka haline gelmek. Tunga ve Ataman bankanın projelerini şöyle aktardılar:
*Toprak Yatırım, yatırım bankacılığı alanında neler yapmayı hedefliyor?
Toprak Yatırım Türkiye'de pek yapılmayan 'corporate finance' ve 'capital markets' dediğimiz ürünleri piyasayla sunacak. Türkiye'de yatırım bankaları var. Ancak daha çok kurumsal bankacılık alanında faaller. Zaman zaman halka arzlarda yüklenimcilik görevi de üstleniyorlar...Ama yatırım bankasının asli görevi bu olmamalı. Amaç, corporate finance dediğimiz, şirketleri kuruluşundan bugüne kadar ortaya çıkartıkları değerleri geri ödeyecek imkanların yaratılmasıdır.
Diyelim ki bir şirket kurdunuz. Yarattığınız değerlerle pazar payı kapıyorsunuz. Şirketinizin hisse senedinin değerini 1 liradan 5 liraya çıkarıyorsunuz. Aradaki 4 liralık farkın geri ödenmesi için daha başlangıçta o şirketlere birtakım yatırımlar yapılması lazım.
Ayrıca mergers and acquisitons dediğimiz şirket satın alması, evlilikleri, bunun dışında seküritizasyonlar, özel emeklilik fonları gibi fonların yönetimi, leasing gibi çok çeşitli işlemler yapmayı planlıyoruz.
* Şu anda hazır projeniz var mı?
Elimizde 6 tane proje var. İlk projeyi de Eylül ayında uygulamaya koymaya hazırlanıyoruz. Bu proje A'sından, Z'sine kadar yepyeni bir örnek. Tabii amacımız bir portföy oluşturmak. Türk halkı olarak biraz işler son noktaya geldiğinde harekete geçmek gibi bir davranışımız var. Bir şirket kapınızı çaldığı zaman hazır portföyden hemen bulup süreci çabuklaştırmak istiyoruz.
yenİ finansman tekniklerİ
Zafer Ataman, Toprak Yatırım'ın yapmak istediği bazı projeleri şöyle açıkladı:
* Türkiye'de henüz kullanılmayan çok fazla yatırım şekli var. Örneğin convertible loan, mortgage loan veya emtia kredileri... Bu son örnekte bir şirketin veya sektörün toplam alımını fonlayacak bir hammadeye yatırım yapıyorsunuz. Daha sonra yatırım yaptığınız hammadeyi direkt olarak sektöre vadeli olarak enjekte edebiliyorsunuz.
* Örneğin bir tekstil şirketinin bir yıl içinde Avrupa pazarına yapacağı satışlara karşılık bir kredi getireceksiniz. Geçen aylarda bankalarla tekstil şirketleri masaya oturdu ve aralarındaki borç ödeme sorununu çözmeye çalıştı. Ama pek sonuç alınmadı. Bu tamamen bir yatırım bankacılığının konusuna giriyor. Yatırım bankası bu şiparişleri yurtdışında satar. Yıl içinde kendi kendini kapatan bir sistem kurar.
* Diyelim ki, bir şirket zor durumda. Ama geleceği iyi. O şirketi bazı sözleşmeler doğrultusunda desteklemeye başlıyorsunuz. Ortak olarak, hatta yönetimine girerek... Üç yıl sonra halka açılma şartı koyuyorsunuz. Paranızı alıp çıkıyorsunuz. Buna capital venture deniliyor.
* Bunun dışında şirkete uygun stratejik ortak getirme imkanı da var.
Tam zamanı
Zafer Ataman, şu anda yatırım bankacılığının tam zamanı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yatırım bankacılığında da Türkiye'nin belirlizlikleri etkili. Ama her zaman değil. Bu tür işlemlerde yatırımcı üç faktöre bakıyor: Mal, pazar ve dağıtım kanalları. Örneğin şirket CIS ülkelerine mal satıyorsa, risk o zaman Türkiye'nin dışına çıkıyor. Ayrıca bu yatırımlar uzun vadeli. Yatırımcı "Türkiye'de şu an durgunluk var. Ama ben üç yıl dayanabilirim" diyor. Pazar varsa, bunu göze alarak geliyor. Üç yıl sonra pazarın sahibi oluyor. Örneğin Avrupa'lılar genelde pazarda kalmak için giriyor. ABD'liler de pazara girip, üç yıl sonrda kârını alıp çıkmak istiyor. Japonların da iki yıl içinde yeniden piyasalara gireceğini düşünüyorum." Anadolu'lu iş adamının en büyük sıkıntısının yurtdışı bağlantıları kuramamak olduğunu belirten Ataman, Sabancı örneğinden yola çıkarak sözlerine şöyle devam etti: "Başta "Biz aile şirketiyiz" diyebilirler, ama bir yabancı ortağın neler katabileceğini gördükten sonra karar değiştireceklerdir."
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|