kapat

30.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Japonya'da devlet borcu

Yeni hükümetin ekonomiye yaklaşımını değerlendirmek için biraz bekleyeceğiz. Nasıl bir tavır sergileyeceğini görmek istiyoruz. Uzun sürmez. Birkaç hafta içinde temel sorunlara ne çözüm getireceği açıklık kazanır.

Şu sıralarda ekonomide karamsarlık eğilimleri ağır basıyor. Nisan'da enflasyonun yükselmesi bizi de etkiledi. Genelde iyimser olmama rağmen, şu sıralar her yerde kara bulutlar görüyorum.

O nedenle, okuyucularımın moralini düzeltecek bir şeyler yazmak istedim. Türkiye'de ekonomisi büyük hayranlık uyandıran bir ülkeyi seçtim. Japonya'nın sorunlarını anlatmaya karar verdim.

Ünlü Amerikan iktisatçısı ve MIT öğretim üyesi Dornbusch yeni bir makalesini elektronik posta ile yollamış. Dünya ekonomisinin en önemli sorunu Japonya'nın devlet borcundaki çok tehlikeli artıştır diyor.

Karşılaştırmak için, önce Türkiye'nin sayılarını verelim. İç borç 40 milyar dolarda seyrediyor. Milli gelirimiz ise 200 milyar dolar. Yani milli gelirin yüzde 20'si ediyor.

Kamunun dış borcu ise birkaç yıldır 50 milyar dolar civarında sabit kaldı. O da milli gelirin yüzde 25'ine tekabül ediyor. İkisini toplarsak, devletin toplam borcu 90 milyar dolar yada milli gelirin yüzde 45'i tutuyor.

Çığ gibi büyüyor
Japon ekonomisi 1990'ları çok kötü geçirdi. Ortalama büyüme hızı sıfır civarında kalacak. Devlet ekonomiyi canlandırmak için borçlanarak kamu harcamalarını arttırmak zorunda kaldı. 1993'te Japonya'nın devlet borcu milli gelirin yüzde 75'i kadarmış. Biraz yüksek ama çok da korkutucu değil. Ancak, bütçe üst üste yüzde 6-8 civarında açık verince, borç da hızla büyümüş.

Şimdi sıkı durun. Şu anda Japon devlet borcunun milli gelire oranı yüzde 130'a çıkmış durumda. Üstelik orada durmayacak. 2000'de yüzde 142'ye tırmanacak. Japon milli geliri 5 trilyon dolar civarında. Yani devlet borcu 6 trilyon doların üstünde.

Japon halkı çok yüksek tasarruf oranına sahip. Zaten ekonominin son dönemdeki en temel sorunu da tasarrufların fazla olması. Vatandaş tüketmeyince iç talep daralıyor ve ekonomi küçülüyor.

Büyümenin durması denklemin her iki tarafını olumsuz etkiliyor. Bir yandan devlet borç alıp harcama yapmak zorunda kalıyor. Yani borç artıyor. Ama milli gelir artmıyor. Borç/milli gelir oranı hızla yükseliyor.

Sosyal güvenlik açığı
Hikayenin hepsi bu değil. Japonya'da nüfus artış hızı çok düşüktü. Şimdi nüfus yaşlanmaya başladı. Yaşlılar emekli oldukça, devletin emekli maaşı ödemesi gerekecek.

Onların sistemi de bizimki gibi. Erken emeklilik yok ama emekli maaşları çalışanların ödediği primlerle karşılanıyor. Çalışan sayısı düşüp emekli sayısı artınca, sistem büyük açıklar veriyor.

Önümüzdeki 30 yılın getirdiği sosyal güvenlik sistemi açığını hesaplamışlar. Makul bir faiz haddi ile bugünkü değerine getirmişler. Milli gelirin yüzde 107'si gibi korkutucu bir sayı çıkmış. Mevcut borçla sosyal güvenlikten gelecek yükü toplayınca, milli gelirin iki buçuk katına ulaşıyoruz. Dünyada kamu borcu bu kadar yüksek başka bir ülke yok. ABD için ikisinin toplamı sadece yüzde 84 ve halen düşüyor. İtalya bile yüzde 180'in altında. Bu sayılar, Moody's ve SP gibi rating kuruluşlarının Japon devlet tahvillerinin notunu kırması ihtimalini gündeme getiriyor. Başka türlü söylersek, Japon devleti iflasın eşiğinde duruyor.

Gördünüz mü, bizden daha kötü durumda olanlar var. Moralinizi bozmayın. "Her şey daha güzel olacak..."

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır