kapat

30.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Lolololo lololo...

Diojen'in belleği gayet güçlüymüş. Bir gün kendisine biri:

- En iyi yemek hangisidir, diye sormuş.

Diojen:

- Yumurtadır, demiş.

Aradan 15 yıl geçmiş. Aynı adam yine dikilmiş karşısına Diojen'in:

- Neyle yenir, demiş.

Ünlü filozof 15 yıl önceki konuşma devam ediyormuş gibi, hemen yanıt vermiş:

- Tuzla...

Diojen'e 50 yıl önce rastlamış olsaydık da, en iyi rejimin hangisi olduğunu sorsaydık, hiç kuşkusuz:

- Demokrasi, diyecekti.

Ve bir de şimdi sorsaydık:

- Neyle yenir?

Sanırız, gözlerini çevresinde azıcık gezdirdikten sonra şöyle diyecekti:

- Demagojiyle...

* * *

II.Meşruiyet döneminde siyasetçilerin abuk sabukluğuna kızan Eşref şöyle demişti:

"Asiyab-ı devleti bir har da olsa döndürür"

Bir kabine değişikliğinden sonra, Eşref'in dizesini hatırlayan Neyzen Tevfik de yine şöyle demişti:

"Öyle harlar koştular kim asiyab-ı devlete

Birbirin çiğnemekten dolabı devlet dönmüyor"

Neyse ki o dönemler çok gerilerde kaldı. Şimdi her siyasetçi, eski bostan dolaplarını döndüren eşek çağrışımına gerek bırakmayacak ölçüde, biliyor her türlü dolabın nasıl çevrileceğini...

* * *

Bu da Abdülhak Hamit'in Eşber oynundan küçük bir alıntı:

Büyük İskender, Hindistan'ı fethettikten sonra, yanında duran hocası Aristo'ya savaş alanını göstererek sorar:

- Usta bu ne?

Aristo yanıt verir:

- Zafer veya hiç.

Siyasetçiler de kendi aralarında zaman zaman nağralanırlar:

- Bu bir zaferdir, diye...

Derken aradan zaman geçer ve sıra Aristo'nun yaptığı saptamanın ikinci sözcüğüne gelir:

- Veya hiç.

Bakalım Ankara, 2000'li yıllara "zafer"le mi girecek, yoksa "hiç"le mi?

* * *

Ve bu da bir Amerikan bulmacası:

- Bir caz davuluyla bir kedi yavrusu arasında ne fark vardır?

- İkisi de yeni koalisyonun geleceğini göremez.

* * *

Demokrasiyle birlikte başlayan halklaşma süreci, Türkiye'nin saklı duran içyüzünü de olduğu gibi dışa çıkardı, diyorlar.

Vaktiyle önemli bir haremağası, saray hekiminin yanına giderek adamı sıkıştırmaya başlamış:

- Ben gördüm, hayvanları yüzerken derisini tulum olarak tersine çevirdiler mi, içi beyaz çıkıyor. Sen de beni tersime çevir, beyaz olayım.

Hekim başı:

- Ağa hazretleri olmaz öyle şey, diyormuş.

Arap diretiyormuş:

- Olur; tersimi çevir de bak nasıl beyaz olurum.

Hekim başı, haremağasını başından savamayacağını anlayınca:

- Evet ama, demiş, önemli bir sakıncası var bunun. Sizi tersinize çevirince, vücudunuzun saklı duran yerleri, alnınızın ortasıyla ensenizin köküne gelecek. İsterseniz yapayım...

Arap düşmüş:

- Vaz geçtim, demiş.

Biz ise demokrasiye aşık olduğumuz için asla vazgeçmedik. Onun için de sonuç böyle oldu.

Öyle değil mi?

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır