Ekonomik kriz, kalp krizi gibidir. Eğer ekonomi krize girmişse, her sorun bekleyebilir. Türkiye bugün böyle bir durumda..
Aslında bu krizi hak etmedik.
Geçen yıl dünyayı sarsan finansal depremin faturasını biz de ödedik. Ama asıl talihsizlik on ayı seçim havasında geçirmek oldu.
Artık halk katında ve mecliste çoğunluk desteğine sahip bir hükümetimiz var ve daha önemlisi bu hükümet durumun vehametini kavramış görünüyor.
Başbakan Ecevit dün "Ekonomimizi süratle canlandırmamız gerekiyor" dedi.
Ekonomik canlanmanın, yani büyümenin tüm aletlerine hakim değiliz. Bütçe delik ve devlet harcama yapamıyor. İhracat ve turizm dış şartlara da bağlı..
Geriye kalıyor tüketim ve yatırım.. Tüketimi artırmak enflasyon yarattığı için, onu yatırım ve üretimle birlikte yükseltmek gerekiyor.
Yatırımı arttırmanın yolu, IMF'nin de desteğini alacak sağlam bir program yaparak uluslararası piyasaların güvenini kazanmak ve dış kaynak girişini sağlamak.
Bu imkân vardır..
Yeter ki Türkiye, istikrar için bedel ödemeye kararlı olduğu güvenini verebilsin.
O zaman kamunun piyasadan para çekmeye ihtiyacı azalacağı için faizler düşmeye başlayacak, krizi yenme şansı artacaktır.
Krizin sebepleri belli: Damarlar tıkandı..
Parlamento, sosyal güvenlik, bankalar ve tarım reformlarını çıkarmadan tatile girmeyecek. Bir de hükümet, vergileri arttırma sevdasından vazgeçecek..
Kalbinden by-pass ameliyatı geçiren hastanın ciğeri alınmaz.
Ankara piyasalardan kopuk..
Başbakan krizi 5-6 ay gecikme ile farketti.
Gerçeği görmek iyi ama doğru tedbirleri bulmak daha önemli. Hükümet bu amaçla özel sektör kuruluşları ile işbirliği yapmalı.
Çünkü kriz, yapılacak bir hatayı düzeltecek zamanı vermeyebilir!
Koruma tedbiri
Koalisyon protokolunda yer alan türban ve Kur'an kursları konusundaki görüş ve hedefler iki uçta tepki yarattı.
Kökten dinciler türban kararını inanca saygısızlık diye protesto ederken, kökten laikler Kur'an kurslarını 8 yıllık temel eğitimden taviz sayan bir tedirginlikle karşıladı.
İki taraf da bizce haklı değil..
Türbanın siyasi simge olduğu yüksek yargı kararıyla hükme bağlandı. Laikleşme, din ihtiyacını ortadan kaldıran değil güvenceye alan bir süreçtir. Dini siyasi sömürüden korumak, dinin ve dindarın menfaatidir.
Kur'an kurslarına gelince..
Bu hakkı 5'inci sınıfı bitiren çocuklar, velilerin talep etmesi şartıyla kullanacaklar.
Milli Eğitim denetiminde Diyanet'in açacağı kurslar, bir ihtiyaca cevap vereceği için güvence olacaktır.
Çocuklar, irtica yuvalarının ağına düşürülme tehlikesine karşı böyle korunacaktır.
Çocukken bir yaz tatilinde beni de Ortaköy Camii'ndeki bir kursa vermişlerdi. Orada, bir çok şey öğrendim. Bir noktadan sonra öteki çocuklarla beraber bırakıp kaçtık.
Çocuklar kendilerini korur.
Yeter ki esir alınmalarını önleyecek güvenceleri devlet sağlasın.
Öngörülen formül bunu sağlıyor.