kapat

30.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Şimdi 'ince ayar' zamanı
Türk ekonomisi açılan paketlerle düzelmediği geçmiş deneyimlerden ortaya çıktı. Ekonomide iyileşmenin temel noktası yumuşak ve dengeli politikalardan geçiyor

Ekonominin bugünkü durumu, "ince ayar" (fine tuning) diye adlandırılan politikalar ve önlemler demetini zorunlu kılıyor. Sosyal dengeler açısından da yumuşak inişi amaçlayan politikalar daha tutarlı görünüyor. Çünkü şok önlemleri içeren yeni bir paket zaten bozuk olan gelir dağılımını iyice kötüleştirecek. İnce ayar politikasının kritik noktaları şöyle sıralanıyor:

İnce ayar politikalarında önlemleri tam zamanında almak çok önemli. Örneğin turizmde her yılın ilkbahar ve ilk yaz aylarında çıkan sorunlar için daha ocak ayında tüm önlemlerin alınmış olması gerekiyor. Önlem almak için mayıs ayı beklendiğinde iş işten geçmiş oluyor. Kurlarda ve fiyatlardaki mevsimlik sıçramaların da ekonomi yönetimi tarafından önceden belirlenmesi alınacak önlemlerle kamuoyunun rahatlatılması gerekiyor. DPT bünyesinde kurulacak ve direkt olarak başbakana raporunu verecek bir "erken uyarı" bölümü "Neden geç kaldık?" yakınmalarının önünü keser.

Günümüzün en önemli sorunu bu ikilem. Hükümet enflasyonu azdırmadan, ekonomiyi canlandırmak zorunda. İnce ayar yöntemlerinin sırasıyla ve akıllıca kullanımı, zor da olsa başarıyı getirebilir. Tüm önceliğin canlanmaya verilmesi durumunda alınacak genişletici önlemler, sonbahardan itibaren enflasyonun tırmanmasına yol açar. Bu durumda enflasyonu düşürmek için 2 yıldır verilen emekler boşa gider. Diğer taraftan enflasyonu düşürme programına titizlikle devam edilmesi de durgunluğun uzamasına neden olur. Durgunluk mal ve hizmet arzını da azalttığı için enflasyon orta vadede yine tırmanışa geçer.

Katsayı ve taban fiyat tespitinde iç talebi daha canlandıracak ama fiyatları da körüklemeyecek bir oranın bulunması bugün için hükümetin en önemli ekonomik sorunu...

Yüksek reel faize Çiller-Ünsal (1994 Ocak) veya Erbakan-Şener (1996 Temmuz) tibi bir müdahale iradesi, tedavisi çok zor yaralar açabilir. Hükümet reform kararlılığını gösterir ve istikrar sağlarsa faiz oranı zamanla düşer ve ortalama vade de uzar.

Liranın aşırı değerlenmesi, ihracatı cezalandırırken, ithalatı teşvik eder. Dış ticaret açığının artış eğilimine girmesi başımıza yeni sorunlar açabilir. Diğer taraftan liranın, döviz kurlarının hızlı yükseltilmesi yolu ile zayıflatılması ise akaryakıttan başlayarak fiyatların yükselmesine yol açar. Bu nedenle Merkez Bankası'nın ince ayar politikasının sürdürülmesi gerekiyor.

Faiz hariç tutulduğunda bütçenin açık değil de fazla vemesi, OECD'nin de önerdiği orta vadeli borç azaltma programının başarı şansını yükseltir. İnce ayarın "finanse edilebilir kamu sektörü açığı" ile ilgili kurullara göre yapılması da sorunun zamanla çözümüne katkıda bulunur. Hükümetin bu yıl kamu harcamalarında dikkatli olması şart. Kamu yatırımlarındaki canlanma ise hazırlıklarına zaten temmuz ayında başlanacak 2000 yılı bütçesine bırakılabilir. Bir "harcama reformu" iç ve dış piyasalara da güven verir.

Endonezya olaylarından sonra artık IMF bile önerdiği önlemlerin sosyal maliyet ve sonuçlarını hesaba katmaya başladı. Bu nedenle hükümet aldığı önlemlerin tüm sosyal sonuçlarını dikkate almak ve zararı asgariye indirmek zorunda.

Türkiye'nin özel koşulları ince ayara başlanmadan önce ertelenen reformların yapılanmasını gerektiriyor. Yapısal reformlar, penisilin tedavisindeki yüksek "depo" doza benziyor. En fazla üç-dört alanda reform yapıldıktan sonra ekonominin diğer alanlarında ince ayara soğukkanlı bir şekilde devam edilmesi başarı ihtimalini yükseltir.

İnce ayar politikası, ekonomi yönetimi ile ilgili bakan ve üst düzey bürokratların, uçak sohbetlerindeki gaflarını kaldırmaz. Açıklamalar tam zamanında ve doğrudan başbakan tarafından yapıldığında daha etkili olur. Yetkilerin rastgele konuşmaları, bedelsiz ithalat gibi saçma projelere vakit harcamaları, ince ayar politikasının başarı şansını sıfıra indirir.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır