


Abdürrezzak'ın Bach tutkusu
Beytüşşebaplı Abdürrezzak, giysileri, bıyıkları, çatma kaşlarıyla tipik bir Doğu erkeği.
Bol isot ekilmiş kebap seviyor.
Mırra içiyor.
Ve...
Gece gündüz Johann Sebastian Bach dinliyor.
Bach'ın Tocata ve Füg'ünü her gün kaç kez dinlediğini Allah bilir!
Dinlemediği zamanlarda da bu eseri ıslıkla çalıyor; çünkü o kadar kafasına yerleşmiş melodi.
***
Abdürrezak'ın arkadaşı Hüso da Batı klasik müziğine meraklanmış.
Yalnız o Johann Sebastian Bach değil, Debussy sevdalısı.
Gece gündüz Debussy dinliyor.
***
Yalnız Abdürrezzak ve Hüso da değil.
Arkadaşlarının hepsi böyle.
Deli Remzi'nin kahvesinde buluştuklarında kimi Berlioz çalıyor, kimi Sibelius.
Mahler, Schnitke meraklılarına bile rastlanıyor.
***
Yıllar önce Çetin Altan, "köylerinde piyano çalınan bir Türkiye" den sözedince, ütopya gibi karşılanmıştı.
Ama cep telefonları sayesinde dediği oldu.
Her cep telefonundan klasik müzik parçaları yükseliyor.
Batı klasik müziği, cep telefonları yoluyla köylerde, mezralarda yankılanıyor.
Artık "ovalara yayılan"lar, "kuş sesleri" değil, senfoniler, konçertolar.
Gören de sanır ki burası Botan mezrası değil de Julliard müzik okulu.
***
Eee..
Teknoloji böyle bir şey işte.
İster istemez, bu telefonu icat edenlerin müziği dinleniyor.
Eğer cebimizdeki Nokia telefonları Finlandiya'da yapılıyorsa, Sibelius çalmaları da kaçınılmaz oluyor.
Eğer teknolojiyi biz icad etseydik, silikon vadisinde "Katibim" şarkısı çalınırdı.
***
Elhak; "Bir Türk dünyaya bedeldir!"
Buna hiç bir vatan evladının itirazı olamaz ama gelin de bunu dünyaya anlatın.
Adamların kalın kafası bu gerçeği bir türlü almadığı ve kültür mültür gibi gereksiz işlerle uğraşmaya meraklı oldukları için Abdürrezak'ı bile Bach meraklısı yapıyorlar.
***
Abdürrezzak ve arkadaşları daha önce "Ayvalar sararıyor dön de bi bah!" türküsünü söylerlerdi.
Şimdi Bach dinliyorlar.
Şu işe bah!